Karabük Belediyesi’nin Ergenekon Mahallesi ‘ndeki çalışması tamamlandı ve cadde çift yönlü trafiğe açıldı. Çalışmalar kapsamında yıllardır kapasite sorunu yaratan kanalizasyon hattı tamamen yenilendi, içme suyu altyapısı da güçlendirildi
Süreç beklenenden uzun sürmüştü.
O bölgedeki vatandaşlar ve esnaflar, aylarca devam eden çalışmalar nedeniyle hem trafik sıkışıklığı, hem de günlük yaşamı zorlaştıran toz–gürültü ve ulaşım sorunları yaşadı. Daha önemlisi iş kaybı, ticari kayıplar yaşadı.
Ayrıca çalışmaların firma kimdi, ihale süreci neydi, iş neden uzadı gibi konularda kamuoyuna net bir açıklama yapılmaması, konusunda bazı eleştiriler yapıldı, bazı yayınlar yapıldı ve bu yönde tepkiler dile getirildi, değil mi ?
Açılışla birlikte rahatlama başladı
Vatandaşın beklentisi işlerin hızlı yapılması ve şeffaflık. Uzayan sürecin yarattığı kırgınlıklar – eleştiriler yerini, hizmetin kullanılmaya başlamasıyla memnuniyete bırakacaktır.
Her ne kadar süreçte hala cevap bulamamış soru işaretleri oluşmuş olsa da yapılan altyapı yenilemeleri bölgenin önümüzdeki yıllarını doğrudan etkileyecek önemde. (Ergenekon Mahallesindeki o güzergah Yeşil Mahalle, Adatepe, Şirinevler ve Yenişehir’i kapsıyor . O kapsamda rahatlama da olacaktır.)
Sonuç olarak gelinen süreçte caddenin trafiğe açılması, hem mahalleliyi hem de bölgedeki iş yerlerini büyük ölçüde rahatlattı. Sıkıntılı süreç bitti, hizmet geldi. Ardından memnuniyet ve takdir gelecektir.
***
Bunun Şakası Yok!
Dün ‘Karabüksel Dönüşüm Birinci Konu Olmalı’ başlıklı bir yorum haber yapmıştım. Yazı da; ‘Yazdık, yazıyoruz, yazacağız. Tekrar tekrar edeceğiz…’ demiştim.
Derken akşam 20:32’de Ovacık Belen Köy’de meydana gelen 3.5 büyüklüğündeki deprem, Karabük’e bir kez daha önemli bir gerçeği hatırlattı. Bu şehir 1. derece deprem bölgesidir ve zaman zaman kendini hatırlatan bir fay hattının üzerindeyiz.
Aslında bunu en acı şekilde 1 Şubat 1944 Gerede–Çerkeş Depremi yaşamıştı.
7.4 büyüklüğündeki o yıkıcı depremde Çerkeş, Gerede ve Bolu ile birlikte Eskipazar ve Karabük de ağır şekilde etkilenmiş, bölgede yüzlerce ev yıkılmış, bir sürücan kaybı yaşanmıştı.
O dönem Karabük henüz genç bir yerleşimdi (Zonguldak’a bağlıydık) ama fabrikada, mahallelerde ve köylerde büyük hasar oluşmuştu. Eskipazar’da vadiler çökmüş, kerpiç evlerin büyük bölümü ayakta kalamamıştı.
(İnternette şöyle bir değerlendirme var : ‘1944 Gerede-Çerkeş depreminde Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 18,8 milyon olarak kabul edilir. Bu nüfus içinde depremin vurduğu Bolu-Çankırı-Karabük-Çorum bölgesi toplam nüfusun yaklaşık %3-4’ünü (yaklaşık 600-700 bin kişi) barındırıyordu. Depremin 4.000-5.000 civarı doğrudan ölümle sonuçlanması, o günkü Türkiye nüfusunun binde 2,5-3’ü kadar bir kayıp anlamına geliyordu (günümüz Türkiye’sinde aynı oran 200-250 bin ölüye denk gelir.) Bu da depremin dönemin Türkiye ölçeğinde ne kadar yıkıcı olduğunu gösterir.’ )
Bugün; Karabük kurulalı 1937’den bugüne 88 yıl geçti, il olalı 29 yıl geride kaldı. Yani büyüdü, gelişti ama yapı durumu açısından da eskidi Karabük.
ESKİDİ ! Bu gözden kaçırılamamalı.
Karabük’ün özellikle merkez mahallelerinde bulunan 60–70 yıllık yapılar, 2. ve 3. derece deprem yönetmelikleri döneminde inşa edildi.
Bugün ise Karabük 1. derece deprem bölgesi.
Gerçekçi olmak gerekirse bu binaların %70’i ciddi bir depremde ayakta kalamaz.
İnsanlar gibi yapıların da bir ömrü var, bir çok yapı bugün kullanım ömrünü doldurmuş durumda değil mi ?
Bu bir eleştiri değil, bir gerçek !
Dün Ovacık’ta olan küçük deprem bile bizlere
“Kentsel dönüşüm değil, Karabüksel dönüşüm zamanı geldi.” diyor
Bu dönüşüm siyasi bir tartışma değil, bir insan güvenliği – hayati bir mesele.
Çocuklarımızın, ailelerimizin, yaşadığımız şehrin geleceği için zorunluluk.
‘Karabüksel Dönüşüm’ zamanı geldi diyorum ama hani bana sorsan ‘ çeyrek var değil beş de geçiyor’ aslında derim.
***
CHP’li Akay: “Karabük Hak Ettiğini Almalı
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Cumhurbaşkanlığı bütçesi görüşülürken CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, yıllardır tamamlanamayan gölet, baraj ve sulama projelerini yeniden gündeme taşıdı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a seslenen Akay, Karabük’ün “ödenek yokluğu” nedeniyle sürekli bekletildiğini dile getirdi.
Akay, bazı projelerin 17–18 yıldır sürüncemede kaldığını, yatırım listelerinde ise yalnızca ‘bin TL iz ödenek’ göründüğünü söylüyor.
“Karabük vergisini eksiksiz ödediğini ama hak ettiği yatırımı alamadığını, söylüyor.
Milletvekili Akay, ocak ayında açıklanacak 2026 Yatırım Programı’nın Karabük için kritik olduğuna dikkat çekerek, kentin projelerinin mutlaka programa alınmasını talep ediyor.
Sayın Akay, daha önce de Karabük’ün yıllık 4 milyar TL’nin üzerinde vergi verdiğini, buna karşılık sadece 391 milyon TL yatırım aldığını açıklamıştı.
Akay’ın ifadelerine göre: ‘Karabük, uzun süredir “yükümlülüklerini yerine getiren ama karşılığını alamayan” iller arasında. Vergi rakamları ile alınan yatırım arasındaki uçurum da bunu açıkça ortaya koyuyor. Kentin gölet, baraj, yol ve sulama projeleri yıllardır beklerken verilen bin TL’lik ödenekler, işlerliği olmayan sembolik rakamlardan öteye geçmiyor. Karabük’ün yatırımları, 2026 programında gerçek ödeneklerle desteklenmeli.’
Öyle olursa kazanan bir Karabük olur, öyle olmazsa kaybeden Karabük olur o zaman değil mi ?
Bakalım 2026 yatırım programına, takip edelim inşallah. Ne kazanacağız, ne kaybedeceğiz bir görelim…
***
