Bundan sonra kime inanacağız…
Karabük’te yaşıyorsanız…
Bugünlerde karşılaşacağınız en mühim soru bu…
Çevre ve hava kirliliği konusunda o kadar çok şey konuşuluyor ki…
Öyle şeyler dillendirildi ki…
Kime inanacağımızı şaşırmış durumdayız.
Yani…
Demokles’in kılıcı işlevsizleşti…
Karabük eski milletvekilimiz Sayın Osman Kahveci’nin sözleri havada asılı kaldı.
Şimdi Çevre ve Şehircilik Bakan yardımcısı sayın Mehmet Ceylan’ın beyanatı tartışılıyor.
Hava kirliliğine neden olan ve bu konuda belirlenen kurallara uymayan işletmelerin gerekirse kapatılması açıklaması Karabük’te beklenen etkiyi yapmadı….
Birileri bu sözlerin kamuoyunun tepkisini hafifletmeye hatta amiyane bir tabirle gazını almaya yönelik olduğunu iddia etti.
Dedim ya…
Biz kime inanacağımızı şaşırdık.
Ortalıklarda öyle suçlamalar dolaşıyor ki şeytanlara bile pes dedirtiyor.
Gerçekten bunları okuyunca ya da duyduğumuzda…
Hani ne derler…
Küçük dilimizi yutar gibi olduk.
Bu kentte demirlerin dışında doğru olan ne var sorusunu gündeme getirmek zorunda bırakıldık.
Yani…
Her bakımdan yitik ve bitik durumdayız.
Menfaat düşüncesinin kapsamadığı hiçbir alan kalmamış.
Herkes bizim yazdıklarımızı okuduktan sonra meselenin çok dışında kaldığımızı iddia eder oldu.
Senin haberin yok.
Mesele üzüm yemek değil bağcıyı dövmek diyorlar.
Ben neye üzülüyorum biliyor musunuz.?
Böyle giderse iyilik.güzellik ve dürüstlük adına bizim Karabük için düşünce üretmemiz artık mümkün olmayacak….
Çünkü…
Her yapılanın altında bir fenalık /fesatlık aranıyor.
Güven ortamı diye bir şey kalmamış.
Güzel olanı ara ki bulasın.
Demek ki gri bir kentte yaşamak bizim için kader olmuş….!


Kirli sakallı karizmatik genç
•Kaderimse çekerim