Karabük Millet Bahçesi’nin tasarruf tedbirlerine takılmaması için Milletvekillerinin, özellikle Cem Şahin’in yoğun gayretleri oldu.
O gayretler olmasaydı ne zamana kalırdı, ne zamana biterdi belli değildi. Millet Bahçesi yapım çalışmalarında artık yavaş yavaş sona geliniyor. Ağustos’ta açılacağı açıklanmıştı ama yetişmedi. Ama artık Ekim – Kasım gibi bitmesi ve açılması bekleniyor.
Malum; önceki Başkan döneminde yapılan Kent Meydanı taş ve beton yığını olarak görülmüştü, kabul edilmemişti, rağbet görmemişti. Şimdi ise Millet Bahçesinin Albay Karaoğlanoğlu caddesine dönük tarafı baştan aşağıya işyerleri ile doldurulmuş durumda. Yine bir beton yığınını mı bekliyor Karabüklüleri ? O kısım yine beton yığını görüntüsü ile dikkat çekiyor.
Hatta alt köşedeki Cami İnşaatı sürüyor ama Caminin alanı daraltılmış o işyerleri yarın Kafe olacak müzik çalınacak vs. yanı başında Cami olacak nasıl olacak o da ayrı.
***
Karabük’te Demir Çeliğin Başkentinde Müze Yok. Bir Demir Çelik Müzesi Yapılacaktı, O Proje De Kalmış İyi Mi ?
Millet Bahçesinin Albay Karaoğlanoğlu Caddesine dönük yönü beton yığınını andırıyor. Yenişehir Atatürk Alanı tarafına bakan yönü ise yeşillikler içinde olacak, yürüyüş yolları ve oturma alanları olacak. Bittiğinde bütün olarak görmek lazım tabi.
Bir de Karabük’te Müze yok. Kentlerin hafızaları vardır, Kent Müzeleri bu hafızayı oluşturmaya, korumaya, sonraki kuşaklara aktarılmasına olanak sağlar. Kent bilincinin oluşmasının başrolleri ve birleştirici ve kapsayıcıdır. Karabük gibi 1937’DE TEMELLERİ ATILAN, FABRİKALAR KURAN FABRİKA OLAN, TÜRKİYEYİ İNŞA EDEN, İLK TÜRK DEMİRİNİN ÜRETİLDİĞİ, DEMİR ÇELİĞİN BAŞKENTİ OLAN BİR KENTTE NEDEN BUGÜNE KADAR DEMİR ÇELİK MÜZESİ KURULAMAMIŞTIR ANLAŞILIR DEĞİL.
Ama işte bu yıllar yılar sonra anlaşılmıştı ki; Millet Bahçesi içindeki alana KARDEMİR tarafından Demir Çelik Müzesi yapılacaktı. Karabük’e de, Kardemir’e de yakışacak şekilde kentte sembol olacak bir müze yapılacaktı ama KARDEMİR o projeyi Demir Hoca döneminde rafa kaldırmış. Ne olmuş de neden rafa kaldırılmış resmi bir açıklama yapılmadı . Demir çelik Müzesi projesi rafa kaldırılmış.
Gerçi Karabüklülerin alışık olmadığı- karşılaşmadığı bir durum değil böylesi işler o da ayrı konu…
Şimdi Yeni KARDEMİR YKB döneminde DEMİR ÇELİK MÜZESİ PROJESİ RAFTAN İNDİRİLİP GERÇEKLEŞTİRİLEBİLİR Mİ ? Neden olsun değil, neden olmasın ki ?
***
Karabük Üniversitesi Yükselişini Sürdürüyor
Karabük Üniversitesi ipe sapa gelmez, gerçeklikten kopuk konularda yapılan –çıkartılan sözler ve sairelerle ülke gündeminin de olumsuz yönde dikkatini çekmişti.
Karabük Üniversitesi’ne yapılan bu tür olumsuz – yanıltıcı adeta karalayan sözlere karşı çıkmıştık. Karabük lekeleniyor, demiştik.
Bakın, o günlerin etkisi kırıldı. Gerçeğin bir kötü huyu vardır er geç ortaya çıkar derler. KBÜ de o kadar seri bir şekilde başarılara imza atıldı ki, hem son üç yılda 593 basamak yükselen Karabük Üniversitesi, Webometrics dünya sıralamasında 1632. sıraya ulaştı.( 2022 yılında 2225. sıradayken yükselişine devam ederek 2023’te 1724. sıraya, 2025 yılında ise bu ivmeyi artırarak 1632. sıraya ulaştı.) hem de öğrenciler yine üniversitemizi tercih etti.
Biz, bu tercihlerin etkilenmesinden endişe ediyorduk. Üniversitenin boş kalma durumundan endişe ediyorduk.
Öyle olsaydı bunun Karabük’e ve özellikle 100. Yıl Mahallesine geri dönüşümü olmayan zararları olacaktı.
Hem eğitim hem ekonomi bundan çok olumsuz etkilenebilirdi. Çok şükür, o algılar bir bir yıkıldı da öğrenciler Üniversitemize geldi ve üniversite tam dolu olarak öğretime başladı.
***
Karabük Kitlesel Başarıda Da Önde Olmalı
Karabük Eğitim de akademik olarak başarılı. Bu başarının kitleselleştirilmesi sağlanamamış olsa da akademik yönden bireysel önemli başarılar devam ediyor. Bunu kitleselleştirilmesi için başta Valilik ardından, Milli Eğitim, Öğretmen ve öğrenciler ve aileleri çaba sarfediyorlar.
Karabük’te oldukça YOĞUN BİR ÖZEL DERS SİSTEMİ var aslında. Veliler, devlet okullarındaki eğitimi yetersiz bulduklarından olsa gerek sınav dönemleri için ciddi bir şekilde özel ders aldırıyorlar çocuklarına ve ciddi paralar harcıyorlar.
Öğrenciler de bu özel ders, özel sınavlar, özel çalışmayla başarıyı yakalıyorlar. Tabi özel ders ve özel sınavlara harcayacak parası olmayan öğrenciler, bu yarışta maalesef geri de kalıyorlar, maalesef eşit bir şekilde yarışamıyorlar.
Üniversitelere geçiş sınavlarının birkaç saatlik sınava bağlı olması hala çok eleştiriliyor. Orta öğretimden itibaren öğrencilerin yeteneklerinin tespit edilip o alanlara kaydırılmaları gerektiği tek bir sınavla değil de orta öğretim puanlarıyla üniversitelere kabul edilmeleri hep ifade ediliyor.
Sonuç olarak Karabük akademik başarı da yıllardır iyi bir konumda olsa da, yarış özellikle alt gelir grubu öğrenciler için maalesef çok da adil değil.
Halk tabiriyle garibana da garibanın çocuğuna da acı hayat yani…
