Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Adana Valiliği’ne atanan Karabük Valisi Mustafa Yavuz, Karabük’te sadece bir devlet adamı olarak değil, şehrin bir evladı olarak iz bıraktı. Yaklaşık 2,5 yıllık görev süresi boyunca, makamın soğuk yüzünü değil, devletin şefkatli elini topluma hissettiren Yavuz, Karabüklülerin gönlünde taht kurmayı başardı.
Vali Mustafa Yavuz ve eşi Süreyya Yavuz, Karabük’te “protokol” kalıplarını aşan bir samimiyet sergilediler. Şehrin her kesimiyle kurdukları sıcak diyaloglar sayesinde, halk onları dışarıdan gelen bir yönetici gibi değil, öz be öz Karabüklü olarak kabul etti.
Esnaftan işçiye, yaşlıdan gence herkesle kurulan doğrudan temas, şehirdeki aidiyet duygusunu güçlendirdi. Görev süresi boyunca Karabük’ün kalkınması ve sosyal refahın artması adına imza attığı vizyoner projeler, şehre değer kattı.
Yeni Durak Adana
Karabük’teki başarılı grafik ve halkla yakalanan bu eşsiz sinerji, Mustafa Yavuz’un yeni görev yeri olan Adana için de büyük bir referans niteliğinde. Devlet tecrübesini samimiyetle harmanlayan Yavuz’un, Güney’in incisi Adana’da da önemli başarılara imza atacağına inancımız tam.
Karabük’e kattığı değerler için Sayın Mustafa Yavuz ve kıymetli eşi Sayın Süreyya Yavuz’a teşekkür ediyor, Valimize yeni görev yerlerinde başarılar diliyoruz.
***
Alamayan Var, Çöpe Atan Var
Bu yeni bir durum değil Türkiye’nin her yerinde ve Karabük’te yapılıyor ama bir tanesine denk geldim. Biz zincir market son tüketim tarihi dolmuş birçok gıda ürününü çöpe dökerken gördüm. Video da çektim…
Son tüketim tarihi (STT)geçen ürünler elbette imha edilmeli. Ama son tüketim tarihi gelinceye kadar neden çözüm üretilmiyor ? Çöpte gıda varken bazılarının sofralarında yok, değil mi ?
Birileri çöpe atıyor, birileri alamıyor, Türkiye biraz böyle bir ülke değil mi ? Avrupa’nın bazı ülkelerinde STT yaklaşan ürünleri (son bir haftası kalmışsa örneğin) % 90’a yakın indirimle satıldığı söyleniyor. Yani 100 TL’lik bir gıda maddesi son bir haftası kaldığında 10 TL’ye satılıyor. Ayrıca sosyal yardım kuruluşlarıyla organize bir çalışma geliştirilmiş deniliyor bazı Avrupa ülkelerinde. STT yaklaşan ürünler satılamazsa son 3-4 gün günlük tüketim için yardım kuruluşlarına veriliyor. Gıda bağışı yapılıyor yani sistematik olarak. Böylece hem gıda israfı önleniyor hem de çöpe gideceğine ürünler sofralar da tüketiliyor.
Türkiye’de bu sistem geliştirilemez mi ? Neden olmasın ?
Ha, bugüne kadar olmamış, bundan sonra da olmaz. Biz böyle geldik böyle gideriz deniliyorsa bilemem tabi.
O zaman; üsttekiler çok yaşasın, altta kalanın canı çıksın değil mi ?
***
“Bunun Neresi Din, Neresi Kur’an…”
MHP’li Bolu Belediye Meclis Üyesi Zafer Bekler, Belediye Meclis Toplantısında söz almış ve şunları söylemiş, videoları her yer de dönüyor.
“Bu ülkede 5,5 milyon emekli 18 bin 900 lira ile geçimini sağlayacak. Bu parayı verenler, 1 kişi değil 2 kişi değil 5.5 milyon kişi bunlar emeklilerin içindeki en alt grup.
Yazıktır, günahtır, Allah’tan korkun. Siz bunu nasıl verdiniz ya ! Hiç mi utanmadınız ? Hiç mi demediniz bu hayat şartlarında bu nasıl olur ?
18 bin lira alan başka ödüyor da 150 bin lira alan başka mı ödüyor. Ekmeği başka mı ödüyor, benzini başka mı ödüyor ? Nasıl yaşasın ? Bu insanların nasıl bir hayatı olsun ?
Ben başka bir işte çalışmasam 9 bin 300 gün prim karşılığı benim aldığım para 19 bin TL. Eşimde en dipten alıyor toplasanız, evimiz bizim olmasa açız. Çalışıyorum ben Fizik Öğretmeniyim, halim vaktim yerinde. Ama herkes böyle olmak zorunda değil.
Yani bunu nasıl bir yelpazenin içine soktunuz ? Nasıl söylediniz, nasıl inandınız, nasıl yaptınız , nasıl bir vatan evladısınız ? Bunu savunacak adam kalksın biriniz bunu savunsun… Yazık ya , yemin ederim yazık ! Ben utanıyorum.
Benim bu söylemimi eleştirecek düzeyde bir düzey de insan varsa ben inanmıyorum. Ben utanıyorum bu işten. Nasıl sen bir ülkenin yönetiminde bu insanlara 18 bin lira maaş verdiniz? Ve sen çıkıp diyorsun ki ben bu ülkenin yönetimindeyim. Bu nasıl yönetim bu nasıl bir şey ya !
Bunun neresi din, neresi kitap, neresi Kur’an, neresi Allah. Yazık bu insanlara yazık, bu insanlar kimin evladı ?
Bunun elektriği , suyu, doğalgazı şusu busu, toplayın ya. Bunlar ne yer ya? Evi barkı olmasa bunlar ne yapar ya. Hiç mi utanmıyorsunuz. ?”
***
Bu Eleştiriler Kime ?
Tabi, Cumhur ittifakının içinde olan MHP’li bir belediye meclis üyesinden bunları duymak, şaşırtıcı değil mi ?
CHP’li falan olsa muhalefet işte falan denilip geçiştirilebilir de Cumhur İttifakı üyesi ve bu rakamlardan Cumhur ittifakının bir paydaşı olarak sorumlu olması gereken bir kişi, çıkıp eleştiriyor.
Yani birileri ‘zamları CHP yapıyor’ diyordu. Şimdi bu emekli maaşlarını da CHP düşük veriyor demiyorsanız MHP’li belediye meclis üyesi kimi eleştiriyor ?
Yani, emekli dernekleri bu kadar sert eleştirmediler. Bu kadar savunmadılar emeklileri değil mi ?
Sayın MHP’li; Bekler; “Bunun neresi din, neresi kitap, neresi Allah… Yazık bu insanlara… Hiç mi utanmadınız… Yazıktır, günahtır, Allah’tan korkun…” diyor, bu ifadeleri kimlere söylüyor ?
***
Karabük MHP Siz Ne Dersiniz ?
Karabük’te MHP İl Başkanı , teşkilat, belediye meclis üyeleri siz ne dersiniz bu açıklamalara…
Bolu’da partidaşınız olan bir belediye meclis üyesi. Emekli zamlarını kıyasıya eleştirdi.
Sizin bu konudaki fikirleriniz nedir ?
Emekli maaşları yeterli midir, iyi midir, insanca yaşanılabilir bir düzeyde midir size göre ?
Yoksa Bolu’daki partidaşınızın söylediklerine mi katılırsınız ?
