Yazdık, yazıyoruz, yazacağız…
Ovacık Belen Köy’deki küçük deprem bile bir gerçeği yeniden önümüze getirdi: Bu şehir acilen yenilenmek zorunda. Yani KARABÜKSEL DÖNÜŞÜM şart!
Mahallelerimiz yorgun…
Binalarımız yaşlandı…
Yeni Mahalle’den Namık Kemal’e, Kayabaşı’ndan Bayır Mahalle’ye kadar birçok bölgede binalar hem eskidi hem de yaşam standardı düştü. Bu görülmeli, bu anlaşılmalı…
*
Sanayi ve Şehir
KARDEMİR bu şehrin temel direği. Hem iş hem ekmek kapısı.
KARDEMİR’in aldığı her karar artık sadece fabrikayı değil, şehrin tümünü etkiliyor.
İşçi alımlarından yatırım planlarına kadar her adım, Karabük’ün geleceğiyle doğrudan bağlantılı.
İnsanlar şunu istiyor:
“KARDEMİR güçlü olsun ama Karabük’ü de güçlendirsin.”
İstihdamda yerliye önem verilsin, yatırımlar şehirle uyumlu yürüsün ve Karabük ekonomisi desteklensin.
Yeni YKB Sayın Oflaz da o yönde bir yönetim tarzı sergileyeceğinin işaretlerini verdi. Şimdi 2026’da daha yakından takip edip gelişmeleri izlemek – görmek lazım.
*
Kültür, Tarih, Hafıza…
Yazdık, yazıyoruz, yazacağız…
Karabük bir Cumhuriyet kentidir.
Türkiye’de “kuruluşunu kutlayan tek il” lafı boşuna söylenmiyor.
Sanayi geçmişi, işçi kültürü, dayanışması… Bunlar büyük değerler.
Ama ne yazık ki bu değerleri anlatan doğru düzgün bir müzemiz yok, şehir hafızası güçlü değil. Demir çelik Müzesi başta müzelere ihtiyaç var. Gençler Karabük’ün nasıl bir emekle kurulduğunu, hangi şartlardan geçtiğini bilmiyor.
Bu konulara köşe yazılarımızda dikkat çekiyoruz ama umarım köşe yazılarımız, yorum haberlerimiz yetkililerin/ilgililerin dikkatini çeker.
Yoksa ne yazsak boş.
*
2026 Başlangıçların Yılı
Karabük karar verecek. Yeni Karabük için; Karabüksel Dönüşüm şart, Sanayi şehir işbirliği şart, Müzeler şart !
Deprem riski ortada.
Yorgun şehir dokusu ortada.
Sanayi yükü ortada.
Kültürel eksiklik ortada.
Bina yapısı yenilenecek ama bu yetmez, ekonomi, kültür ve hizmetlerin uyum içinde şehre dönmesi lazım.
2026 Karabük için sadece yeni bir başlangıç değil yeni ve modern bir kente dönüşüm süreci olmalı.
Karabük hazır istiyor ve bekliyor, iş karar vericiler de.
*
Öneriler…
“Karabüksel Dönüşüm” adıyla bütüncül bir kentsel dönüşüm planı hazırlanıpriskli mahalleler önceliklendirilerek 5 yıllık takvim açıklansa,
KARDEMİR ile Belediye – Valilik – TSO arasında “Şehir- Sanayi Masası” kurulup aylık planlamalar yapılarak,çevre, konut, istihdam ve sosyal politikalar birlikte yönetilse,
Karabük Kent Müzesi ve Sanayi Hafıza Merkezi işlevi görecek Demir Çelik Müzesi hemen hayata geçirilse,
Altyapı, trafik ve otopark sorunlarına 2026 için özel bir bütçe ayrılsa,
Gençlere yönelik spor, kültür ve bilim merkezleri artırılsa,
Mahalle bazlı sosyal yaşam alanları geliştirilerek şehirde nefes alan noktalar çoğaltılsa,,,
Arttırılabilir de başlangıç önerilerimiz, bu başlıklardan bir başlansa,
Birçok iş ve hizmet yapılıyor ama daha da hızlanması için kurumlar arası ortak akıl kültürü, siyaset üstü bir yapıyla hizmet anlayışıyla geliştirilse,
İşte size daha yeni ve daha mutlu bir Karabük…
***
Et Fiyatları Güncellendi.
Karabük’te kırmızı et fiyatları bir kez daha cep yakmaya başladı. Geçtiğimiz haftaya kadar 650–700 liradan satılan kıymanın kilosu 800 liraya, kuşbaşının kilosu ise 900 liraya çıktı. Zam değil de fiyat güncellemesi mi ne deniyordu sanırım, işte ondan yapıldı.
Bazı vatandaşlar “TÜİK’in açıkladığı enflasyon ile bizim yaşadığımız hayat aynı değil.” diyor. Kasım ayı için yüzde 0,87’lik enflasyon açıklanırken, çarşı pazarın çok daha hızlı zamlandığını söylüyor. Özellikle dar gelirli aileler için kırmızı et neredeyse bayramdan bayrama yenir hale geldi, diyor.
Esnaf da şaşkın, tüketici de…
Döviz, maliyetler, nakliye, yem, tedarik zinciri derken fiyatların neden bu kadar güncellendiği konusunda kimsenin net bir açıklaması yok.
Piyasada oluşan fahiş artışları kontrol eden mekanizma daha yoğun çalışmalı. Denetimler sonuç oluşturmalı.
İşin ilginci şu. Esnaf kesimi de, üretici kesim de kazanamadıklarını söylüyor.
Üretici kazanmıyor – tüketici alamıyor, aracı zinciri fiyatı belirliyor, diyorlar.
Böyleyse bunun önüne geçilmeli.
Daha önce çok kez yazdık Karabük’e Et ve Süt Kurumunun bir şubesi açılmalı.
Yerli üretici desteklenmeli,
Aracılar aradan çıkartılmalı.
Çünkü bu fiyatlarla gerçekten kırmızı et artık Karabük’te günlük bir gıda değil, bir “lüks tüketim” haline geldi, değil mi ?
Rakamlar kağıt üzerinde düşük görünse de vatandaşın cebi yüksek enflasyonu çok daha ağır yaşıyor değil mi ?
***
