Reklam
Reklam
155
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Karabük’ün Evlatları Pasta Mı Yiyip Duruyorlar Görüşü

Karabük’ün evlatları KARDEMİR’de işçi… Gerçi son yıllar da işçi olarak da çok fazla yer bulamadıkları iddia ediliyor. Ereğli’de ciddi bir sayıda Karabüklü işçi var, deniliyor.

Karabüklü gençler öncelik istiyor. Kardemir’in işçi açığı olduğu biliniyor. Ancak Karabük’te son yıllarda işçi alımlarının üst düzey bazı yöneticilerin memleketlerinden getiriliyor, Karabüklü gençler iş bulmak için Ereğli’ye, Erdemir’e gitmek zorunda kalıyor eleştirileri sıklıkla gündeme geldi.

Oysa bir dönem Kardemir’de işçi alımlarında bildiğim kadarıyla en az iki yıl Karabük’te ikamet şartı aranıyordu. Bu Karabük ikameti şartını da Karabük’ün Siyaset büyüğü ve Ağabeyi Sayın Mehmet Ali Şahin sağlamıştı. Sonradan o şart sanırım kaldırıldı. Şimdi Karabük’ün gençleri ya bu şart geri getirilmeli ya da işçi alımlarında %80 Karabüklü, %20 çevre iller dengesi uygulanmalı. Çünkü Kardemir sadece bir fabrika değil; Karabük’ün alın teri, umudu ve geleceğidir, diyorlar.

Tabi 2017’den bugüne çok şey değişti KARDEMİR’de. Karabük’ün hiç tanımadığı, Karabük’ü hiç tanımayan, hayatlarında ilk defa geldikleri görev itibarıyla Karabük’ü gören, gittiklerinde bir daha Karabük’e asla gelmeyecek olan danışmanlar, üst düzey yöneticiler ve saireler gördü, görüyor ve görmeye devam edeceği belli.

Yani yukarıdan gelen ve getirenlerle bir derdimiz olamaz da ,o zamandan bugüne KARDEMİR nereye geldi, kar -zarar durumu nedir ? Yeni yatırım olarak ne yaptı, ürün gamı genişledi mi, yeni ufuklara yol açtı mı gibi sorular orta da . Ama matematik olarak KARDEMİR en son 2024 yılını 3 Milyar 31 Milyon TL net dönem zararı ile kapattı. 2025 yılı (ilk üç ay) ise 1 Milyar 481 Milyon TL zarar açıkladı. Neyse…

Karabüklüler’den Üst Düzey Yönetici  Olmaz Mı ?

Şimdi Müdür ve üst düzey de yönetim kademelerinde Karabüklü yok denecek kadar. Karabük üst düzeyde yöneticilik vasfına haiz kimse çıkartamıyor demek ki, Karabük’te üst düzey yönetici yetişmiyor demek ki. Tek- tük varsa onlar da KARDEMİR’den amiyane tabirle atılıyorlar. Şimdilerde bir sürü sıkıntılar olduğu iddialarıyla gündeme gelen KARDEMİR bağlı ortaklıklarından KARÇEL örneğin. Karabük’ün evladı Uygar Sezişer döneminde karlı bir kuruluş değil miydi ? Göreve gelmesinden önceki durum neydi, görevdeki katkıları neydi? Ne oldu peki tak diye istifa etti-ettirildi. Son olarak 2 yıl önce Sosyal ve Kültürel İşler Müdürü olan Orçun Tahmaz, sadece müdürlükten değil KARDEMİR’den istifa etti- ettirildi.

Bu istifa ettirilme- etmenin ardında ne var anlaşılmış değil. Hırsızlık mı, yaptı, arsızlık mı yaptı, HAYIR !  Öyle bir şey olsa yargıya intikal eder değil mi ? Sayın Cumhurbaşkanımız kimi atadıysa onunla çalıştı o kadar. Sayın Cumhurbaşkanımızın atadığı biriyle yakın çalışmak SUÇ MUDUR ? GÜNAH MIDIR ? AYIP MIDIR yani ?  Alırsın o müdürlükten, başka yere yönlendirirsin tamam da istifa etmek- ettirilmek nedir ? ”  deniliyor, ha, fazlası da deniliyor, saha sert ifadelerle de eleştiriliyor bu durum.

2017’den bugüne gelenler neredeler şimdi ? Kötü anlamda demiyorum ama geldikleri gibi gittiler değil mi? Şimdi yeni başkan hayırlı olsun. Çalışkan, başarılı, iletişimi güçlü biri olduğundan söz ediliyor. Allah utandırmasın, hayırlı görevler nasip eylesin ama.

Ama… Belki 1 sene sonra belki 3 sene sonra belki 5 sene sonra burada olabilir mi ? 2017’den gelişe bakılırsa HAYIR ! Kötü niyetle söylemiyorum ama onlar da, bunlar da gittiklerinde; Karabük te -KARDEMİR de – Karabüklü gençler de, KARABÜK’te olacaklar. Onlar yolcu Karabük hancı yani.

Peki o istifa eden- ettirilen Karabük’ün evlatları bir daha KARDEMİR’de olacaklar mı ? Burası düşünülmeye değer , değil mi ?

Uzattım bu kısmı bitireyim. Geçen çarşı da dolaşırken birkaç kişilik bir grupla sohbet ettim. KARABÜK’ÜN EVLATLARI PASTA MIDIR, DIŞARIDAN GELENLER YİYİP DURUYORLAR, dediler. Yahu ne pastası bari ekmek mi deyin dedim. Ekmek çok pasta az, Kardemir’de Karabüklü yönetici de tek tük yani az,  ekmek olmazlar olsa olsa pasta olabilirler, hem de tatlı bir pasta olmalılar ki gelen Karabüklü yiyor, giden Karabüklü yiyor. Ama dikkat etsinler şeker en tatlı zehirdir, dediler.

İlginç bir yorum yani.( Tabi her daim olduğu gibi adımızı vermeden şerhiyle) yazsana dediler ben de yazdım …

***

Karabük’ten Zaten Ses Yok Görüşü

Karabük’teki yerel idareciler ve STÖ’ler  bu olanlar olurken oldurulurken ve dahi oldurulduktan sonra tek bir ses çıkardılar mı ? ‘Tısss’ yani

Siyaset kurumundan ses geldi mi ? 

Duyan –eden var mı ? ‘ Fıss’ yani.

Sen ses çıkarmazsan, susarsan ,  sahip çıkmazsan, birileri sahibi benim der, böyle olur işte.

Karabük’te  Ruh Yok !

Karabük’ün çocuklarının harcanmasına karşı güçlü bir duruş değil, zayıf – cılız bir durum bile an itibarıyla görülmüş gösterilmiş değil. 

Peki neden kimse konuşmuyor ?

Karabük’te cesaret ve sahiplenme sorunu var. Birleşme sorunu var. Yoksa şehir birleşse, söylenecek sözler arka kapıdan  basına şunu da yazsanıza bunu da yazsanıza aman adımızı vermeyin ama diye değil de ortaya yapılsa şikayet edilen  ne ise – hangi konu ise – neresi ise düzelecektir.

Ama bunun için tuz ruhu değil Karabüklülük ruhu lazım…