Önceki dönemler de Kardemir’in üst düzey yöneticilerinin kendi memleketlerinden işçiler getirip Kardemir’de iş başı yaptırdıkları, Karabüklü gençlerin ise Erdemir başta olmak üzere Karabük dışında iş bulmak zorunda oldukları konuşulmuş iddia edilmişti.
2023 – 2025 dönemine bakıldığında bu söylentiler artık yapılmamalı değil mi ? Açıklanan rakamlara bakıldığında 2023-2025 döneminde KARDEMİR’de toplam bin dört yüz yirmi dört kişi iş başı yapmış.
Bunların tamamı Karabüklü, tamamı Karabük’ün gençleri.
İşçi alımları konusunda Kardemir’in içinde kuş uçşa herkesin haberi oluyor. Yani dışarıdan biri gelse on dakika sonra tüm işçiler bundan haberdar oluyor. Sendika bundan haberdar oluyor. Siyaset bundan haberdar oluyor.
İşte bu dönemler de siyasette – sendika da – işçiler de Karabük dışından alım olmadı, diyor.
Var diyen; işçinin – sendikanın – siyasetin haberi yok ama ben biliyorum diyen, bir isim versin lütfen…
***
Oflaz İle Uyum Başlangıcı
200 işçi daha alınacak KARDEMİR’e. Karabük’te ikamet şartı olmamasını dün yazmıştım. Malum hafta da 5 gün düzenli olarak köşe yazısı yazarak Karabük’ümüze katkı sağlamaya çalışıyorum. O yazıdan sonra bana verilen bilgiler de evet Karabük’te ikamet şartı yok ama zaten alımlar Karabük İşkur kanalıyla yapılacak. Yani Karabük’te kayıtlı olanlar başvuru yapacaklar böylece yazılı olmasa da doğal olarak Karabüklüler alınacak, denildi.
(Aslında dün yazdığım gibi Sayım Büyüğümüz Mehmet Ali Şahin zamanında Karabük’te ikamet şartı konulmuştu.O dönemler de hiçbir iddia da yoktu. Sonradan o şart kaldırılınca bu dışarıdan işçi mi getiriliyor iddiaları ortaya çıkmıştı.)
200 işçi alımı sürecinde dikkat çeken bir diğer unsur ise KARDEMİR Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Ali Oflaz’ın yaklaşımı oldu. 200 kişilik alımda, uzun süredir sahada fiilen çalışan müteahhit personeller için yaş ve eğitim şartı aranmaması, emek veren çalışanlar açısından son derece olumlu ve insani bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu karar, yıllardır fabrikanın yükünü taşıyan işçilerin emeğinin karşılıksız kalmayacağını gösteren önemli bir mesaj niteliğinde. Sayın Oflaz’a da Karabük penceresinden, müteahhit işçilerden yana bu yaklaşımı için teşekkür ederiz.
Son iki yılda Kardemir’in istihdam politikalarında yeniden Karabük merkezli bir anlayışın benimsendiğini görmek önemli.
Öte yandan KARDEMİR YKB’si Sayın Oflaz ile, siyaset, valilik ve belediye arasında daha uyumlu, daha koordineli bir yapının oluşması da Karabük adına dikkatle not edilmesi gereken bir gelişme. Kurumlar arası bu uyum, hem istihdam hem de şehir ekonomisi açısından somut sonuçlar üretiyor/üretecek.
Önceki YKB döneminde siyaset ve şehirle Kardemir arasında bir mesafe vardı. Bana göre Sayın Şahin bu uyumsuzluğu gidermek için üstüne düşeni yaptı. Sonuç olarak önceki YKB istifa etti ve gitti. Yeni YKB ile üst düzey bir uyum olduğunu sevinerek görüyoruz.
Özetle; KARDEMİR’deki bin 424 işçi alımı ve şimdiki 200 işçi alımında Karabüklülerin olması, Karabük’ün kendi evlatlarıyla büyüdüğü, kurumların ortak akılla hareket ettiği ve emeğin merkeze alındığı yeni bir dönem hızla ilerliyor, vesselam.
***
Cem Şahin ve Kazanılanlar
Ben eleştirel yazılar da yazıyorum, marifet iltifata tabidir kabilinden ateşleyecek yazılar da yazıyorum.
Bazen de yapılanları – edilenleri yazıyorum emeği geçenlerin hakkını teslim ediyorum. Bugün Şimdi KARDEMİR işçi alımları denildiğinde bu işin mimarı AK Parti Genel Sekreter Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Cem Şahin olmuştur.
O zaman henüz milletvekili adayıydı. Hatırlayınız, KARDEMİR’e 600 işçi alımıyla başlayan sürecin mimarı Sayın Şahin’dir. Konuyu bizzat gündeme getirmiş ve Sayın Cumhurbaşkanımıza iletmiş ve Sayın Cumhurbaşkanımız da TRT’de yaptığı bir canlı yayında 600 işçi alımı yapılacağını açıklamıştı.
Geçen 2 yılın sonunda bin 424 işçi alımının başlangıcı işte bu 600 işçi alımıyla başlamıştır. Başlatan da daha milletvekili adaylığı döneminde Sayın Şahin olmuştur. Sürecin devamında bugüne kadar yapılan istihdam da Sayın Şahin ve AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç’ın, Ak Parti İl Başkanı Ferhat Salt’ın emekleri vardır.
Konu karışmasın ama sonrasında (önceki YKB İsmail Demir döneminde) ilk etap da 320 işçi arasından yapılacak mülakattan 100 kişi alınacağı söylenince çıkıp bir engeli olmadıkça 100 kişi değil 320 işçinin de işe alınması gerektiğini söyleyen ve süreci başarıyla ilerleten de Sayın Cem Şahin’dir.
Yani KARDEMİR kamu kurumu değil özel bir işletmedir ama bazen de o kadar da özel değildir…
***
Vekil Olmadan Yaptıkları…
Sayın Şahin henüz vekil olmadan 600 işçi sürecini mimarı oldu.
Yine örneğin , Servis araçları ve orman taşımacılığı konusundaki sorunları vekil olmadan çözmüştü.
Malum, Yenice’de orman emvali nakliyatı işiyle meşgul olanlardan ‘kış pirimi’ süresinin uzatılmasıyla ilgili talep gelmişti. Nisan ayı sonunda bitecek yükleme ve nakliyattaki primli çalışma dönemini özel girişimiyle Mayıs ayı sonuna kadar uzattırmıştı.
Kentimizdeki şoför esnafının servis araçlarının yaşı ile ilgili talepleri olmuştu. Servis araçlarında 12 yaştan küçük olması zorunluluğu, pandemi nedeniyle 15 yıla çıkartılmıştı. Bu süreyi de 2 yıl daha uzattırmıştı.
Yıllardır adeta yılan hikayesine dönmüş Yenice Doğalgazı konusunda da düğmeye basıldı, ilk kazma vuruldu, hatta Şahin doğal gaz borusu için açılan çukura girerek bir süre çalıştı ve işçilere destek oldu. Bugün Yenice’de doğal gaz varsa önceki dönem vekiller- başkanlar geriden gelen emeğin somut hale dönüşmesinin de mimarı Sayın Şahin olmuştu o zaman henüz vekil adayıydı.
Biz o dönemlerde güçlü vekil adayının Karabük’e neden lazım olduğunun göstergeleri bunlar diyerek birçok yorum haberler yapmıştık, haklının hakkını vermiştik…
***
Karabük’e Güç Katıyor
Vekilliğinin başlarında ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan Karabük’e 300 milyon TL’lik hibe ve kredi desteği sağlamıştı Sayın Şahin.
Karabük’e İdare Mahkemesi kurulmasını sağlamıştı.
Yeni Adalet Sarayı’nın yapımını sağlamıştı.
Karabük Millet Bahçesinin normal şartlar da tasarruf tedbirlerine takıldığı halde devam ettirilmesini sağlamıştı…
Derken bugünlere kadar daha birçok işe imza attı.
Aslında bütün bunlardan önce milletvekili adaylığı sürecinde hatırlayınız kavga dili- saldırı diliyle yürütülen bir seçim kampanyası dönemi vardı ve hiç kavga dili kullanmadı- saldırı dili kullanmadı , kulak asmadı. İşin yaptı , çalışmasını yaptı dönüp arkasına bakmadı.
Karabük’e lazım olan birlik – beraberlik ve birleştirici ve bütünleştirici yapısını da ta o zaman ortaya koydu. Bu birleştirici yapı bugün hala devam ediyor.
Tabi Sayın Keskinkılıç ve Sayın Salt ile birlikte ekip ruhuyla tabi ki ayırmıyoruz kimseyi ama Sayın Şahin Karabük’e güç kattı bu gerçeği de gözardı edemeyiz değil mi ?
***
En Kötü İş İftira Atmak Değil Mi ?
Karabük küçük ama dedikodusu ve maalesef iftirası boyundan kat be kat büyük bir yerdir.
Öyle ki ne zaman 3-5 kişi bile bir araya gelse birinin – bir şeylerin arkasından atıp tutarlar.
Bu Karabük’ün bir yer de karakterstik bir özelliği haline geldi maalesef.
Bir siyasetçiyle ilgili de akla hayale gelmeyen çeşitli dedikodular, spekülasyonlar, iftiralar dönüyor – döndürülüyor.
Algı çalışmaları yapılıyor.
Henüz seçim falan da görünmüyor ama erkenden yıpratma faaliyetleri – Bizans entrikaları iftiralarla piyasa da dolaşımda…
Bu siyasetçi çok rahat ulaşılabilecek, arayanın telefonunu açan biri. Ve belki de o iftira kampanyalarının içinde olanların başları sıkıştığında aman abi, canım abi bizi kurtar diyerek ilk arayacaklarından biri.
Şu kadarını söyleyeyim, kimseyi birilerinden özel siparişle yıpratmaya çalışmanın, çamur atmaya çalışmanın yine kimseye faydası olmaz.
İnsan da İslam da, kul da Allah da iyi demez iftiraya.
Ha, elinde döndürdüğü iftiralarla ilgili belgeleri olan gereğini yapmıyorsa o hukuken suçtur. İnsani olarak nedir, varın adını siz koyun…
