‘Kavga Yok Mu Kavga ?’ başlığıyla bir yorum haber yazıp bir dönem Karabük’te doğru yanlış ayrı konu ama patırtılı- gürültülü dönemler olduğunu yazmıştım. Kavga diliyle yaşanılan dönemler olduğunu yazmıştım.
Ve Başkan Çetinkaya’nın belediyecilik anlayışlarını “taş atmak değil, gül atmak” şeklinde özetlediğini yazarak, anlayacağınız pekoti – çikoti olmayacak, demiştim…
Demiştim ama nereden dedim mi diyeyim bilemiyorum ki !
***
Vergili – Arslan Yazışmaları
Bu yazının 2 gün sonrasında bir tartışma ve kavga dili depreşti. Önceki Başkan Sayın Vergili, Meslektaşımız Hakan Tuçer ile yaptığı canlı yayında, Yeniceliler Dernek başkanlığının yemek programıyla ilgili başkan nerede çalışıyor diyerek ‘Karabük Belediyesinde çalışması ahlaki değil, Makam sahibi olacağım diye iş yapacaksın. CHP Milletvekili yemekte var mıydı ? Şov yapmak için yemek veriyorsun’ şeklinde ithamlar da bulundu.
Yeniceliler Dernek Başkanından anında cevap geldi. Fatih Başkan ‘Ben bir Şehit oğluyum. Hem şehit oğlu hem gazi biri olarak, benim derdim makam değil memlekettir; bunu herkes böyle bilsin.” Diyerek, kamuya atanmasının 2015 yılında gerçekleştiğini Belediyeye ise 2025’te geçtiğini ifade etti.
CHP Milletvekilinin, Safranbolu Belediye Başkanının, CHP İl ve Merkez İlçe Başkanının davetli olduğunu söyledi. Birçok katılımcının yanısıra AK Parti, MHP, BBP, Anahtar Parti, Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi İl Başkanları, CHP Yenice İlçe ve İYİ Parti Yenice İlçe Teşkilatlarının da programa katıldığını ifade etti.
***
Vergili – Arslan Yazışmaları 2
Yukarıda özetlediğim açıklamanın ardından Sayın Vergili yeni bir paylaşım yaparak,
“Yenice Dernek Başkanı Fatih Bey, Benim yaptığım yorumları saptırarak ajitasyon ve demagoji yapıyorsun. Bildiğim kadarıyla kaymakam şoförüyken elim bir kazada vefat eden babanın mekânı cennet olsun. Babanın vefatından dolayı memurluk hakları kazanmış bir kişi olarak, babanın mezarı başındaki bayrağı bile Karabük Belediyesi’ne diktirirken utanmadın mı? Bir de “Şehit evladıyım” diye konuşuyorsun.
Babasının mezarına bile belediyeyi hizmet ettiren bir dernek başkanının, siyasilere hoş görünmek için neler yapacağını kamuoyunun takdirine bırakıyorum.” diyerek bir belediye evrakı paylaştı.
Sayın Arslan yine anında cevap verdi.
“Sayın Rafet Vergili; Yenice ve Yeniceli düşmanlığınız nedir! Yalandan korkmuyorsunuz, peki Allahtan da mı korkmuyorsunuz! Şehit Ailelerine ve Gazilere de mi saygınız yok! 15 yıl Belediye Başkanlığını yaptığınız şehre ve insanlarına da mı sevginiz kalmadı!
Babama ait mezarın bakım ve yenileme süreci, devletimizin himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile Karabük İl Özel İdaresi tarafından yürütülmüştür. Tüm işlemler resmi kayıtlara dayanmakta olup, iddia edilenin aksine Karabük Belediyesi ile bu süreçte hiçbir temasımız, hiçbir başvurumuz ve hiçbir işlemimiz bulunmamaktadır. Kamuoyunda dolaştırılan evrakların gerçek durumu yansıtmadığı, ilgili kurumlarca yapılacak en basit bir inceleme ile dahi anlaşılacaktır.” Diyerek bundan sonra kendisini muhatap almayacağını gerçeğe aykırı beyanları devam ederse hukuki süreci başlatacağını yazdı. Ve İl Özel İdare evrakını paylaştı.
***
Kavga Dili Kazandırır Mı ?
Bu yukarıdakiler yorumsuz yaşananların özeti. Tabi olumlu – olumsuz eleştiriler geldi. Ama genel olarak gelen eleştiriler de en çok dikkat çeken ve altı çizilen konu şöyle.
Bazı vatandaşlar; ‘İsimler – makamlar değişse de kavga dili değişmiyorsa kaybeden Karabük olur. Ortaya saçılan ithamlar, kişisel geçmişler üzerinden yapılan imalar, acılar ve kutsallar üzerinden kurulan cümleler söyleyeni yıpratır.” Diyorlar.
İthamlara ve cevaplara bakıldığında görünen durumla ilgili eleştiri yapan bazı vatandaşlar ‘Ya eksik bilgiyle konuşuluyor ya da bilerek yanıltıcı bir dil tercih ediliyor. Her iki ihtimal de kabul edilebilir değil. Hele ki yıllarca bu şehri yönetmiş bir isim açısından hiç doğru değil.
Yanlış bilgiyle yapılan her çıkış, sadece muhatabı değil; Karabük’ü, Yenice’yi ve o sözleri söyleyen kişiyi de kaybettirir. Yanlış bilgi varsa, çıkıp “yanılmışım” demek bir zayıflık değil, erdemdir. Bu şehir artık gerilimden, ima dolu cümlelerden, kişisel hesaplaşmalardan yoruldu. Karabük’ün de Yenice’nin de ihtiyacı olan şey bağıran sesler değil; sorumluluk alan, sakin ve doğru konuşan insanlardır. Kavga dili kimseye kazandırmaz. Zaten bu kavga dili kaybettirmedi mi ?’ diyorlar.
***
2026 Değişik Olabilir
Ben şahsen pekoti- çikoti olmayacak diyerek esprili bir dille kavga dilinin olmayacağını ifade etmiştim.
Ben şahsen bilindiği gibi böyle konulara girmeyen birisiyim. Ama yorum- görüş ve talep var. Görüşlerin aktarılmasını isteyenler var.
Ben de o yorumları aktarmış oldum.
Şunu ekleyebilirim, öyle görünüyor ki, 2026 yılında hararetli, hareketli ve kavga dilinin de kullanılacağı bir yıl Karabük’ü bekliyor gibi değil mi ?
Ne diyeyim; her şeyin hayırlısı…
