Reklam
Reklam
119
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

KBÜ – Karabük

Karabük Üniversitesi akademik ve uluslararası alanda devleşirken, şehir merkezi bu büyümeden ekonomik ve sosyal payını alamıyor. Maalesef kent merkezindeki esnafa ve kentin sosyal dokusuna yansımıyor.

Öğrenci ile şehir merkezi arasında aşılamayan bir mesafe olduğu açık. Bu duruma sadece üniversite değil; yerel yönetimlerin, STK’ların ve esnaflarının ortak vizyon  geliştirerek adımlar atması şart.

Şehir merkezi, öğrenciyi kampüsten çıkaracak “Gençlik Yaşam Alanlarına” kavuşturulmalı. Yerel yönetimler ve esnaf odaları, öğrenciyi sadece “müşteri” değil, “şehrin ortağı” gören projeler geliştirmeli. Valilik, Belediye ve Üniversite üçgeninde “Şehir-Kampüs Entegrasyon Planı” acilen hayata geçirilmeli.

Kısacası; Üniversitemiz büyürken, şehrimiz bu başarıya sadece seyirci kalmamalı; bu güç, ortak bir kalkınma hamlesine dönüşmelidir.

Mesele,  Mesele Değil mi ?

Karabük Milli Eğitim de sular durulmuyor. Mehmet Vergili Fen Lisesi’ne yapıldığı iddia edilen usulsüz öğretmen ataması; sendikalar ve siyasi partilerin tepkisiyle “liyakat” tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Eğitim-İş, Türk Eğitim-Sen ve Saadet Partisi, atamanın hangi kriterlere göre yapıldığının şeffaf bir şekilde açıklanmasını bekliyor.

Geçmişteki mülakat ve görevlendirme şaibeler iddialarının  bugün de devam etmesi, sorunun bir kişiyle alakalı değil genel olarak sistemsel bir “kadrolaşma” sorunu olduğunu gösterdiğini öne süren  eğitim çevreleri var.

Sonuç olarak; mevzuat ve hakkaniyet yerine keyfî ve şahsi  tercihlerin ön planda olduğu iddiaları, eğitimin geleceğini gölgeliyor

Başlığa eğitimde liyakat meselesi dedim ama   9. Cumhurbaşkanı Rahmetli  Süleyman Demirel’in dediği gibi ‘Meseleleri mesele etmezseniz orta da mesele kalmaz.’

 Karabük’te olan da bu sanırım…

***

Hayat Başka TÜİK Başka…

TÜED Karabük Şube Başkanı Celal Bulut, açıklanan son enflasyon rakamları ve emekli zam oranlarına karşı sert bir “gerçeklik” uyarısı yaptı. TÜİK’in açıkladığı %0,89’luk enflasyon verisi ile çarşı-pazar arasındaki uçuruma dikkat çeken Bulut, emeklinin artık “hayal gören” bir kitle yerine konulmasına isyan etti.

Başkan Bulut, 2017’de asgari ücretin 1,5 katı olan emekli maaşlarının, bugün asgari ücretin çok altında kalarak %80 oranında eridiğini söylüyor.

Kiraların 15-20 bin TL bandına dayandığı, her 4 emekliden birinin evsiz olduğu bir tabloda; emekli maaşıyla hem kira ödeyip hem çocuk okutanın artık imkansız hale geldiğini söylüyor.

Cumhurbaşkanı’ndan “Seyyanen Zam” beklediklerini söylüyorEmekliliğin bir “sosyal yük” değil, yıllarca peşin ödenmiş bir “hak” olduğunu söylüyor.

İntibak yasası, katkı paylarının kaldırılması ve bayram ikramiyelerinin artırılmasını istiyor.

Yani benim anladığım;   emekliler, TÜİK’in rakamlarıyla  hayatın gerçekleri başka, emekli çarşı da başka fiyatları görüyor, TÜİK başka bir ülkede mi yaşıyor, diyorlar sanki…

***

Birinci Belli

Dün yazmıştım; Yargıtay verileri, Ak Parti’nin üye sayısında açık ara liderliğini sürdürdüğünü gösteriyor. Ak Parti, 11,5 milyonu aşan üye sayısıyla CHP’nin yaklaşık 6 katına sahip. Son 6 ayda AK Parti 664 bin, CHP ise yalnızca 19 bin üye kazandı; artış farkı 1’e 34.
Muhalefet içinde en fazla artışı Saadet Partisi yakalasa da, AK Parti’nin sadece 6 aylık artışı Saadet’in toplam üye sayısını bile aşıyor.
MHP ile kıyaslandığında da Cumhur İttifakı’nın ana taşıyıcısının Ak Parti olduğu net biçimde görülüyor. DEVA, Gelecek ve Zafer Partileri ise üye kaybediyor.
Özetle: rakamlar, AK Parti’nin sadece sandıkta değil, örgüt gücünde de zirvede olduğunu ortaya koyuyor.

Bunlar resmi rakamlar. Partililer bu rakamları nasıl değerlendirirler  acaba ?

***

Üye Artışı Sandık İlişkisi

Üye sayısı tek başına oy olarak kabul edilebilir mi acaba ?   Ak Parti yöneten bir parti, iktidar da olan bir parti. Diğer partililerden gelen  görüşlere göre, bu üye artışının sebepleri farklı…

 Muhalefet partilerden gelen yorumlara göre; devlet partisine dönüşen bir Ak Parti resmi var ve vatandaşlar türlü çeşitli sebeplerle (imtiyaz elde etmek için, iş bulmak için, devletten iş almak için, makam sahibi olmak için  ve saire…)  Ak Parti’ye üye oluyor.  

Ben gazeteci olarak resmi rakamları verdim. Bu rakamlar neden öyledir neden böyledir siyasetçiler istedikleri yorumları yapabilirler. Ama bu yorumlar  matematik durumu değiştirmiyor.

 Bu rakamlara göre;  sandık müşahidi,  seçim günü organizasyonu  ve Mahalle-temsilci ağı gibi kritik alanlarda belirleyici üstünlük sağlıyor   Ak Parti’ye…

 Muhalefette Bir Sorun Mu Var ?

Ana muhalefet partisi  olarak başta CHP ve diğer muhalefet partilerinin  üyeye ulaşamıyor, çalışmalarını yeterince sahaya yayamıyor olduğu açık. Sokakta, olmazsanız, vatandaşı yanınıza çekemezseniz olmaz. Siyaset insanla yapılıyor sonuçta ve her üye ciddi bir oy potansiyeli demek…

AK Parti’de “Yorgunluk” söylemi son yıllarda çok dile getiriliyordu.   “AK Parti tabanı dağılıyor” iddiası, çok konuşuluyordu muhalefet çevrelerinde.  Ama son 6 ay da 664 bin yeni üye verisiyle ,  matematik olarak  o iddialar da çökmüş olmuyor mu ?

Rakamlar gösteriyor ki; AK Parti yalnızca iktidar partisi değil, aynı zamanda Türkiye’nin açık ara en güçlü siyasi organizasyonu olmaya devam ediyor. Diğer partiler artış ya da düşüş tartışması yaparken, AK Parti başka bir ligde oynuyor.

Bunun sebepleri nedir, gerekçeleri nedir siyasetçiler ve vatandaşlar bu duruma ne de bilemem. Ama durum bu !