Adalet Bakanı Sayın Yılmaz Tunç’un Karabük ziyaretinde yeni Adalet Sarayı’nın temeli atıldı. İki yıl içinde hizmete açılması planlanan bu modern bina, Karabük için kuşkusuz büyük ve önemli bir yatırım. Fiziki şartları güçlü, çağdaş bir adliye binası; yargı hizmetlerinin daha sağlıklı yürütülmesi açısından olumlu bir adım.
Sosyal medya da bazı vatandaşlarca bize bina değil adalet lazım paylaşımları da yapıldı. Dün de yazdık o konular ile bu bina farklı. Karabük’e lazımdı ve inşallah adaletli kararların da merkezi olacaktır.
Sayın Bakan bana göre – trafikte Magandalığa dur diyecek olan- yeni düzenleme konusunda da açıklama yaptı.
Artık, trafikte yol kesip vatandaşın özgürlüğünü kısıtlayanlara 1 yıldan 3 yıla,
Aracın yönünü zorla değiştirenlere ise 5 yıla kadar hapis cezası verilecek olması
Taksirle yaralamada cezaların artırılması magandalar hariç toplumun genel olarak her kesimi tarafından olumlu karşılandı.
Bu caydırıcılık şarttı ve trafikte güven duygusunu geliştirecek önemli bir düzenleme oldu.
Toplumun uzun süredir beklediği bu “caydırıcılık”, sokaktaki güven duygusunu tazeleyen bir hamle olarak tam not aldı.
***
Tahliyeler Tartışma Yarattı
Ancak madalyonun diğer yüzünde, kamuoyunda “örtülü af” olarak nitelendirilen ve ilk etapta 50 bin mahkumu kapsayan infaz düzenlemesi yer alıyor. Kamuoyunda bu tahliyelerin ciddi bir rahatsızlık yarattığı gözleniyor. 31 Temmuz 2023 öncesi işlenen suçları kapsayan ve denetimli serbestlik süresine ilave 3 yıl ekleyen bu adım, ciddi bir tartışma başlattı.
Bakanlık ve Resmi Kaynaklar düzenlemeyi teknik olarak bir “af” değil, bir “infaz rejim değişikliği” olarak tanımlıyor. Terör suçları, cinsel istismar ve kadına yönelik kasten öldürme gibi ağır suçlar kapsam dışı tutuldu. Ayrıca toplumun hassas olduğu 6 Şubat depremlerindeki yıkımlardan sorumlu olan sanıklar da (olası kast veya taksirle ölüme sebebiyet verme) son dakika değişiklikleriyle bu tahliye imkanından mahrum bırakıldı.
Buna rağmen, resmi veriler ve sosyal medya paylaşımları var. Kasten yaralama, hırsızlık, dolandırıcılık ve “torbacı” olarak tabir edilen uyuşturucu satıcılarının (örgüt kapsamında değilse) bu düzenlemeden yararlanması ve ilk etap da 50 bin tahliye, bunun toplum huzurunun bozulacağı korkusunu tetiklediği yapılan bazı paylaşımlardan görülebiliyor.
Sosyal medyada çeşitli hesaplardan yapılan paylaşımlar , “Suçlunun ön kapıdan girip arka kapıdan çıktığı bir sistemdeolduğunu iddia ederek, mağdurun hakkı nerede?” sorusunu soruyor. Bazı hesaplar, bu tür salıverilmelerin adalet duygusunu zedelediğini ve suç işleme eğilimini artıracağını savunuyor.
Devletin, ceza indirimi ve tahliye politikalarında toplumsal huzuru ve güven duygusunu zedeleyecek adımlardan kaçınması gerektiği görüşü daha yüksek sesle dile getiriliyor. Aksi halde, adalet duygusu yara alıyor; “cezasızlık” algısı güçleniyor, deniliyor.
Sonuçta bir sürü sosyal medya kullanıcısı; Suçluların değil, suçsuzların korunması gerektiğini ifade ederek bu tahliyeleri ve devamlarını doğru bulmuyor.
***
Karla Mücadele
Karabük merkez, uzun yıllar sonra etkili olan kar yağışıyla beyaza büründü. İlçelerimizde kar yağışları hep oluyordu ama merkez pek bundan nasibini alamıyordu. Hatta merkezde Kardemir var havayı ısıtıyor onun için kar yağmıyor şeklinde teoriler geliştiriliyordu.
Gelinen süreçte merkezi kar kapladı adeta. En çok sevinenler ise hiç kuşkusuz çocuklar oldu. Okulların 2 gün tatil edilmesi, çocukların kar sevincini ikiye katladı. Hava şartlarının seyrine göre bu tatilin uzayıp uzamayacağı da merak konusu.
Ancak madalyonun diğer yüzünde günlük hayatın zorlaştığı bir gerçek. Özellikle özel aracıyla trafiğe çıkanlar zaman zaman zor anlar yaşadı, kent merkezinde ulaşım yavaşladı. Kışa hazırlıksız yakalanan sürücüler için kar yorucu da oldu.
***
Hava Kirliliği Konusu…
Dünkü yorum haber de Karabük’te özellikle kış aylarında hava da gözle görülür bir kirli görüntü olduğundan bahsederek, zaman zaman hava da gri bir tabakanın olduğunun gözlemlendiğini ve hatta bazen havanın kötü bir şekilde koktuğunun da hissedildiği oluyor. Arabaların üstüne hatta balkona asılan çamaşırların üstüne bir yerlerden tozlar bir şeyler kaplandığı zamanlar oluyor değil mi bunların nedenleri nelerdir ? Bu konuda çevre müdürlüğü kış aylarında özellikle açıklama yapmalı demiştim.
Çevre müdürlüğü verilerine göre Karabük’ün havası temiz, vatandaşlara göre öyle değil ama. Demek ki dönem dönemresmi açıklama yapılması vatandaşın bilgilendirilmesi lazım.
Gerçi merkeze kar yağdı. “Kar mikropları kırar, havayı temizler” sözü malum. Günlük hayatta bazı vatandaşlarca sık sık hava kirliliğini konuşan Karabük’te, karla birlikte havanın daha temiz ve ferah hissedilmesi dikkat çekti.
Bu hava kirli mi değil mi konusu bir müddet ortadan kalkmış oldu böylece. Ama Karabük’ün hep böyle bir gündemi var aslında. Vatandaşların hep böyle bir gündemi var aslında. Hoş resmi verilere de pek güvenmiyor bazı vatandaşlar değil mi ?
Şimdi yeni gündem karla mücadele…
***
Karabük’te Kar Hayatı Zorlaştırdı.
Karabük’te etkili olan yoğun kar yağışı hayatı olumsuz etkilerken, sahadaki kamu refleksi güven verdi. Safranbolu’ya bağlı Aşağıgüney köyünde yaşayan, KOAH ve astım hastası 64 yaşındaki bir vatandaşın 112 Acil Çağrı Merkezi’nden yardım istemesi üzerine ekipler zamanla yarıştı. Zorlu hava şartlarına rağmen köye ulaşan Jandarma ekipleri, hastayı güvenli şekilde sağlık ekiplerine teslim ederek Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk etti.
Sarıçiçek Yaylası’nda mahsur kalan toplam 11 vatandaşın kurtarılması da karla mücadelenin sadece yol açmaktan ibaret olmadığını bir kez daha gösterdi. Kar, ulaşımı kesti; ancak koordinasyonu kesemedi.
Cumartesi günü itibarıyla 112 köy yolunun kapandığı Karabük’te, Valilik koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla bu sayı kısa sürede 26’ya düşürülmüştü. İl Özel İdaresi ekipleri 29 iş makinesiyle gece gündüz sahadaydı. Belediyeler, AFAD, Emniyet, Jandarma, sağlık ve enerji ekipleri de eş zamanlı olarak görev yaptı.
Tabi kışın güzelliğini yaşarken, bu fedakârlık ve özveriyle çalışan tüm ekiplerimize de ayrıca teşekkür ederiz. Vatandaşlar olarak bize düşen farkında olmak ve tedbiri elden bırakmamak.
Kışın hafif giyinenlere, ‘Soğuğa delikanlılık olmaz.’ denilirdi. İşte ben de ekleyeyim Kar’a da delikanlılık olmaz. Öyle kış manzarası için dağa – bayıra çıkmaya da , aracın gücünü test etmeye de gerek yok.
Tamam devletin ilgili birimleri kurtarır da buna gerek yok yani!
***
