Reklam
Reklam
128
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

TOKİ Kartaltepe Konutları

TOKİ Kartaltepe Konutları hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı bildiğiniz gibi. Tabi bir taraftan kimin eseri soruları atıldı ortaya. Kimlerin hakkı var orada konuları geçti sosyal medya da.

MHP Karabük Belediye Meclis Üyesi Sayın Ahmet Arslan ilk olarak; “Kartaltepe konutlarının yapılmasında emeği geçen Sayın Murat Kurum’a  Sayın Rafet Vergili ye Sayın Hasan Tahsin Yakut a teşekkür ederim. Bugün konuşanların ve olaya sahip çıkanların hemen hemen hepsi sonradan olaya dahil oldular ve  zannedersin mevzuyu onlar yaptı. Hatta niye bu arsayı veriyoruz diyen meclis üyesi bile vardı. Arz ederim anlayanlara.” Diye bir paylaşım yaptı. Ardından konu çeşitli mecralar da konuşulmaya başlandı.

Ben yazdığım yazı da emeği geçen herkese teşekkür ederiz diye genel bir ifade kullanmıştım.  Eser orta da, eser kendini gösteriyor yani. Önceki ve şimdiki yönetimlerde  emeği geçen herkesten Allah razı olsun.

***

 Birinci Konu Karabüksel Dönüşüm

Karabük’ün tarihi merkez mahalleleri, kuruluş mahalleleri  bugün fiilen kentsel yorgunluk bölgesi konumunda Yazdık, yazıyoruz, yazacağız.  Tekrar tekrar edeceğiz…

Yaklaşık70 yıllık yapı stokunun büyük bölümü dönemin şartları gereği  ikinci hatta üçüncü deprem kuşağı yönetmeliklerine göre yapılmış ve öylece kalmış.

Karabük 1. derece deprem kuşağında ama…

Bugün alt gelir grubunun yoğun yaşadığı kuruluş mahalleleri  ve o yıpranmış ve eski yönetmeliklere göre yapılmış yapılar da oturmamalı. Allah göstermesin olası bir deprem de  o yapıların %70’nin belki daha fazlasının ayakta kalma şansı var mı ?

Yaşamsal sorun ve güvenlik sorunu değil mi bu durum ?

 Başka işlerinin önceliğini bilemem ama Karabük’te en önemli öncelik o mahallelerin ve topyekün  kentsel dönüşümü. Aslında Karabüksel dönüşümü.

İnsan hayatından daha değerli bir şey olabilir mi ?

O zaman başka işler değil Karabük’ün birinci önceliği ivedi bir şekilde o mahallelerin dönüşüm sürecine alınması olmalı. Hazır Bakanımız da Karabük’ün damadı, eniştemiz. Düğmeye basılmalı bir an önce…

***

Dahilde İşleme Rejimi (DİR)

Ticaret Bakanlığı’nın Dahilde İşleme Rejimi’nde ( DİR) yaptığı düzenleme ile ihracatta kullanılacak ürünlerin üretiminde en az yüzde 25 oranında yurt içi tedarik şartı getirildi bilindiği gibi.

 İç piyasa dengesini korunması, yerli üretime talebi artırmak, Türk sanayisinin kazanması amaçlanıyor.

Ama dışarıdan daha ucuz fiyata  hammadde temin eden demir çelik sektöründe ki bazı firmalar için bu süreç sancılı görünüyor. Bazı firmalar bu işten sektörün zarar ettiğini  ifade ediyorlar.

Örneğin kütük ihtiyaçlarını Karabük’te  senelerdir KARDEMİR karşılıyor. KARDEMİR’in fiyatları dışarıya göre biraz pahalı gelebiliyor. Ama KARDEMİR kanadından bakıldığında Türkiye şartlarında üretim şartlarında kütük işinden çok bir para kazanılmadığı söyleniyor.

Yani dışarıda belki  daha ucuz ama KARDEMİR Türkiye şartlarında kütük üretiminden fazla bir para kazanmıyor ki, deniliyor.

***

KARDEMİR Kütük Vermezse ?

KARDEMİR, kendi ihtiyacı olan kütüğü üretiyor, üstüne piyasa için de kütük üretiyor ve edinilen bilgilere göre çok düşük kar ile satış yapıyor.  İlgili firmaların ihtiyacı görülsün diye üretiyor  ve bu işten fiyat onlara pahalı gelse de pek bir para da kazanmıyor yönünde görüşler geliyor.

KARDEMİR, katma değeri yüksek, teknolojik ürünlere yönelme eğiliminde zaten. Kardemir YKB Sayın Oflaz; 2026 yılını ‘Verimlilik Yılı’ilan ediyoruz diyor.  Katma değeri yüksek ürünlere öncelik vereceğiz, diyor.

Kütük pek de verimli görünmüyor. Ne  yüksek katma değerli ne  karlı. KARDEMİR’in fahiş fiyatla kütük satıyor gibi bir algının doğru olmadığı, geçeği yansıtmadığı söyleniyor.

Yani olmaz ve olmamalı tabi ki de, KARDEMİR biz artık yüksek katma değerli ürünlere, teknolojik ürünlere yöneldik, kütüğü de kendi ihtiyacımız kadar üreteceğiz  dese, ne olur ?

Madem fiyatlarımızı da yüksek buluyorsunuz, buyurun kendiniz üretin. Biz kendi ihtiyacımız kadar üretiyoruz dese ne olur,  bir düşünsenize ?

***

KARMET AŞ    Yalan Oldu !

2008 yılında 17 haddeci bir araya gelmişlerdi. O dönemin bazı KARDEMİR yöneticilerinin kendilerine  yeterli ham madde (kütük)vermediklerini,  o dönem bazı yöneticilerin kendi şirketlerine ürünleri ucuz fiyattan çekip dışarıya pahalı sattıklarını söyleyerek kendi göbeklerini kendileri kesmek üzere KARMET A.Ş. adında  şirket kuracaklarını ifade etmişlerdi.

Hatta kuruluşunda 250, ardından 1000 kişiye istihdam sözü vermişlerdi. Başta  hızlı ilerliyor gibi görüntü vardı.  2010’da Hamzalar mevkiinde yer tahsisi yapılmıştı; ÇED Genel Müdürlüğü’nde yapılan kritik toplantıda OSB’nin genişletilmesi ve KARMET’e yer açılması karara bağlanmıştı.  

Ancak kararların ardından tablo değişmişti. Şirketin tahsis edilen alanına Devlet Demiryolları’nın talip olması, süreci yeniden kilitlemişti. Bu gelişme üzerine şirket yönetimi “iki yıldır bürokrasiyi aşamadık” diyerek tepki göstermişti. “Bizi bertaraf edip alanı demiryollarına verirlerse Karabük’e haksızlık olur” denilmişti.

Tüm tartışmaların ardından geçen yıllarda ise şirket kurulamamıştı.  17 yıl geçti…

Bugün DİR tartışmaları arasında bu yönde yeniden bir şirket için birlik oluşturulup adım atılabilir mi acaba ?   KARDEMİR pahalı veriyor diye fiyat indirimi peşinde mi koşmanın nihai sürece bir etkisi olmayacağı açık.

Yeni bir oluşumla    kendi kütüğünü kendi üretir hale gelirse haddeciler rahat ederler değil mi?