Küresel piyasalarda yatırımcıların güvenli liman arayışı sürerken, son bir yılın en dikkat çeken yatırım aracı altın değil gümüş oldu. Sanayide artan kullanım, yapay zeka yatırımları ve yeşil enerji dönüşümünün etkisiyle gümüş fiyatları tarihi yükselişini sürdürerek altını geride bıraktı.
Londra Külçe Piyasası Birliği (LBMA) verilerine göre gümüş, son bir yılda yüzde 62,74 değer kazanırken, aynı dönemde altının getirisi yüzde 26,15 seviyesinde kaldı. Böylece gümüş, yatırımcısına altının iki katından fazla kazanç sağlayarak dikkatleri üzerine çekti.
5 Ağustos 2026 itibarıyla ons gümüş 61-62 dolar bandında işlem görürken, ons altın ise 4.200-4.300 dolar seviyelerinde bulunuyor.
Yapay Zeka ve Yeşil Enerji Talebi Gümüşü Zirveye Taşıdı
Uzmanlara göre gümüşteki yükselişin temel nedeni yatırım talebinden çok sanayi kullanımındaki güçlü artış.
2025 yılında endüstriyel gümüş tüketimi 657,4 milyon ons ile tarihi seviyeye ulaşırken, bu rakam küresel gümüş talebinin yaklaşık yüzde 58’ini oluşturdu.
Fiyatları destekleyen başlıca gelişmeler ise şöyle sıralanıyor:
- Yapay zeka yatırımları: Veri merkezleri, yüksek performanslı işlemciler ve elektronik devrelerde gümüş kullanımı hızla artıyor.
- Elektrikli araçlar: Batarya ve elektronik sistemlerde gümüş ihtiyacı büyümeye devam ediyor.
- Güneş panelleri: Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki artış, fotovoltaik panel üretiminde gümüş talebini rekor seviyelere taşıyor.
- Çin’in ithalatı: Geleneksel olarak ihracatçı konumunda bulunan Çin, 2026’nın ilk döneminde 1.626 tonluk gümüş ithalatıyla tarihi bir rekora imza attı.
Dev Bankalardan Dikkat Çeken Gümüş Tahminleri
Küresel finans kuruluşları da gümüş için beklentilerini yukarı yönlü revize etmeye devam ediyor.
Yıl sonuna ilişkin öne çıkan tahminler şöyle:
- Goldman Sachs: 85-100 dolar
- Bank of America: Ortalama 86 dolar
- HSBC: 75 dolar
- UBS: 70 dolar
- Commerzbank: 67 dolar
- JPMorgan: 60-65 dolar
Analistler, yapısal arz açığının devam etmesi ve sanayi talebinin güçlü kalması halinde gümüş fiyatlarında yükseliş eğiliminin sürebileceğini değerlendiriyor. Ancak emtia piyasalarının yüksek volatilite içerdiği ve fiyatların küresel ekonomik gelişmeler ile merkez bankalarının para politikalarına bağlı olarak dalgalanabileceği de vurgulanıyor.

