Şafak Zeki Akca yazdı
Karabük’te Filyos Limanı yıllardır konuşuluyor.
Siyasetçiler geldiğinde gündeme geliyor, sanayiciler toplantılarında anlatıyor. Fakat artık beklentinin yönü değişmiş durumda.
Sanayici, “Filyos olacak mı?” değil, “Ne zaman olacak?” diye soruyor.
Türkiye Yüzyılı STK Buluşmaları’nda da bu soru açık biçimde masaya geldi.
Karabük Haddeciler Derneği Başkanı Pehlivan Baylan’ın sözleri ise toplantının dikkat çeken bölümlerinden biri oldu.
Baylan’ın sözleri neden önemli?
Pehlivan Baylan’ı uzun yıllardır tanırım.
Mücadeleci bir kişiliği vardır. Bir konuyu takip ettiğinde sonuna kadar gider ve bugüne kadar da birçok konuda sonuç almak için çaba göstermiştir.
Bu nedenle toplantıdaki sözlerini sıradan bir sitem olarak görmedim.
Baylan, yüksek faiz, işçilik maliyetleri, enflasyon ve üretim giderlerinin sektörü zorladığını anlattı. Bazı haddehanelerin iki vardiyadan tek vardiyaya düştüğünü, bazı işletmelerin ise faaliyetlerini durdurduğunu söyledi.
Yaklaşık 3 bin kişilik istihdama dikkat çekerek, “3 bin işçi işsiz kalırsa Karabük köye döner” dedi.
Ardından yıllardır beklenen Filyos Limanı için de net konuştu:
“Bize tarih verin.”
Ben bu sözlerin, sahada görülen tablonun artık daha açık şekilde ortaya konulması anlamına geldiğini düşünüyorum.
Dolayısıyla bu çağrının özellikle karar vericiler tarafından dikkate alınması gerektiği kanaatindeyim.
Mesele Filyos’tan daha büyük
Çünkü Karabük sanayisinin bugün karşı karşıya olduğu sorun yalnızca üretimle sınırlı değil.
Maliyetler yükselirken, lojistik de sanayicinin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor.
Ve burada Filyos devreye giriyor.
Karabük’ün denize çıkışı yok. Bu nedenle limana ulaşımın kolaylaşması, özellikle demir-çelik sektörü açısından yalnızca bir ulaşım meselesi değil, maliyet ve rekabet meselesi.
Filyos’un etkin şekilde kullanılması, Karabük’ün lojistik yükünü azaltabilir ve sanayicinin dış pazarlardaki rekabet gücüne katkı sağlayabilir.
Bu yüzden Karabük’ün Filyos beklentisini yalnızca bir liman projesi olarak görmek eksik kalır.
Artık soru takvim
Toplantıda verilen mesajlar da bu nedenle önemli.
*
Buradaki kritik nokta şu:
Altyapının tamamlanması ile limanın Karabük sanayisinin kullanımına açılması aynı şey değil.
Sanayicinin asıl merak ettiği de burada başlıyor.
Liman ne zaman kullanılacak?
Karabük hangi şartlarla yararlanacak?
Demir yolu ve kara yolu bağlantıları ne zaman tamamlanacak?
Lojistik maliyetlerinde nasıl bir avantaj oluşacak?
Bu soruların cevabı netleştiğinde, sanayicinin önünü görmesi de kolaylaşacak.
Sözden takvime
Filyos konusunda artık yeni bir tartışmaya değil, net bir takvime ihtiyaç var.
Yıllardır konuşulan bir projenin her toplantıda yeniden anlatılması yerine, hangi tarihte hangi aşamaya geçileceğinin ortaya konulması gerekiyor.
Çünkü sanayici yatırımını, üretimini ve istihdamını önceden planlamak zorunda.
Bugün Karabük’ün talebi de aslında bundan ibaret.
Daha fazla söz değil, daha fazla netlik.
Daha fazla beklenti değil, uygulanabilir bir takvim.
Karabük cevabı bekliyor
Filyos elbette Karabük sanayisinin bütün sorunlarını çözmeyecek.
Ama doğru şekilde devreye girdiğinde lojistik açıdan önemli bir avantaj sağlayabilir.
Bu nedenle yıllardır beklenen projenin artık somut karşılığını görmek gerekiyor.
Sanayicinin toplantıda verdiği mesajı bir cümlede özetlemek mümkün:
“Bize sözden çok tarih verin.”
Şimdi cevap bekleyen soru da belli:
Filyos Limanı ne zaman Karabük sanayicisinin gerçek anlamda kullanımına açılacak?
Karabük bu cevabı bekliyor.
Kalın Sağlıcakla
