Reklam
Reklam
103
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

ÇOCUKLARIMIZ YÜZDE YÜZ GÜVENDE OLMALI !

Manisa’da 15 yaşındaki bir öğrencinin okul çevresinde silahla ateş açması ve 11 öğrencinin yaralanması, ‘Çocuklarımız okulda gerçekten güvende mi?’ sorusunu ortaya koyuyor, değil mi ?

Daha önce Şanlıurfa’da bir okulda 16 kişi yaralanmıştı.

Ardından Kahramanmaraş’ta bir okulda yaşanan silahlı saldırıda 1 öğretmenimiz ve 9 öğrencimiz hayatını kaybetmişti.

Şimdi Manisa…

Bunları birbirinden bağımsız, “münferit olaylar” deyip geçemeyiz, geçmemeliyiz.

Okul güvenliği  SADECE olay olduktan sonra GÜNDEME gelmemeli.

Gündeme geldikten bir süre sonra ise UNUTULMAMALI

Çocuklarımızın okulda  tam güven içinde olması için gerekli çalışmalar (Allah tekrarını göstermesin) böyle bir olayın tekrarı olmadan yapılmalı. Olamaz hale getirilmeli yani.

Hep söylüyorum devletimiz büyük ve güçlü.

Büyüklüğünü de , gücünü de  işte tam bu konu da göstermeli ama değil mi ?

***

KORUYUCU TEDBİRLER GELİŞTİRİLMELİ

Her okulun kapısında sürekli bir polis ya da güvenlik görevlisi bulunması her yerde mümkün olmayabilir.

Ama riskli bölgelerde, kalabalık okullarda, okul bölgelerinde  meslek liselerinde, geçmişte sorun yaşanan eğitim kurumlarında ve okul giriş-çıkış saatlerinde daha güçlü güvenlik tedbirleri alınmalı (Kamera sistemi,  kontrollü giriş,  güvenlik görevlisi, gerekli görülen okullarda kolluk desteği, okul çevresinde giriş-çıkış saatlerinde devriye vb.) ve bu tedbirler standart hale getirilmeli.

Bunlar çocuklarımızın güvenliği için “fazladan tedbir” değil, artık KORUYUCU TEDBİRLER olarak görülmeli.

ÖĞRETMENLERİMİZİN, İDARECİLERİMİZİN , ÇOCUKLARIMIZIN, silahla – tüfekle OKULU BASIP TETİĞE BASAN BİRİNE YAPABİLECEKLERİ NE OLABİLİR ?

Öğretmenlerimizi mi – idarecilerimizi – öğrencileri mi silahlandıracağız yani, böyle bir şey söz konusu olamayacağına göre…

Bir saldırganın  SİLAHLA OKULUN ÖNÜNE KADAR GELEBİLMESİNİN ENGELLENEBİLMESİ ŞART!

Birinin elini kolunu sallayarak , silahla – tüfekle okula kadar gelebilmesi nasıl mümkün olabiliyor. ? Her tarafta  özellikle okul bölgelerinde özellikle  mobeseler – kameralar  var değil mi ?  Bunlar çalışmıyor mu, bunlar anlık izlenmiyor mu ?

Tabi Manisa’da ki bu olaydaki sistemi bilmiyoruz.

Türkiye’de tedbir, olaydan sonra alınmaya çalışılıyorsa  burada bir yanlışlık var değil mi ?

Çünkü tedbirin bir olayın olmadan önce   alınması gerekiyor değil mi ?

Okul dediğimiz yer sadece eğitim verilen bina değil

ÇOCUKLARIMIZI EMANET ETTİĞİMİZ YERDİR.

Bu nedenle güvenli okul, artık eğitimin yanında ayrı bir başlık değil, eğitimin temel şartlarından biri olmalıdır.

***

ÇATLAYAN  ÇATLASIN…

 

Özçelik İş Sendikası 16. Olağan Genel Kurulunu 2 ay kadar önce yaptı bildiğiniz gibi.

Mevcut Genel Başkan Yunus Değirmenci, yeniden Genel Başkan seçildi.

Seçimlerin ardında  Genel Başkan Değirmenci ve Üst Yönetime hayırlama ziyaretleri başladı.

Hala sürüyor o ziyaretler…

2 ay önce yapılan genel kurulun tebrik ziyaretçileri bitmedi hala.

SEVENİ – SAYANI çok Genel Başkanın, belli.

Sevmesini de – saymasını da  bilmeyenler ziyaretçi akınını da göremezler tabi.

Baktığınızda görüyorsunuz, büyük bir huzur ve birlik içerisinde Genel Başkan , üst yönetim ve  sendika üyeleri.

Çalışmalar desen hızla  devam ediyor.

Ama bu huzur – birliktelik sınırlı sayıda birilerini rahatsız ediyor.

Birilerini huzursuz eden huzur ortamı tam gaz devam ediyor ama.

Atılan iftiralarla huzuru bozmak isteyen,

Çomak sokmak isteyenler de vardı – var.

Seçim öncesinde yine sahneye çıkıp rol almaya çalıştı bunlar.

Yine birileri yalan- dolan ve karalamayla   algı kampanyası yapmaya çalıştı.

(Ha ,  yanlış yolundan dönenler oldu, akıllananlar da  oldu sonradan tabi. )

Ama  aracılarla – derecilerle ilişki geliştirmeye çalışan,

Bir yandan iftira atıp diğer yandan genel merkezin kapılarını aralama gayreti içinde olanlara  yüz verilmedi, fırsat verilmedi.

Sonuç ne oldu ?

Seçim de de büyük bir teveccühle yeniden genel başkan seçildi  Sayın Değirmenci.

Sonuç itibarıyla  Özçelik İş Sendikası birlik- beraberlik ve  huzur içinde daha büyük hedefler için Genel Başkanı, Yöneticileri ve tüm üyeleriyle birlikte çalışmaya devam ediyorlar.

Ne diyelim;  etkisiz – yetkisiz  birileri istemese de süreç bu.

Çatlayan çatlasın, patlayan patlasın yani.

***

ÇOOK İLERİDEYMİŞİZ…

Geçen gün çarşı merkezinde turalıyorum.  Derken  aralarında geçmişte aktif siyasette olan birinin de olduğu birkaç kişiyle karşılaştık ayak üstü biraz sohbet ettik.

Karabük il mi , büyükçe bir köy mü konusuna geldiğinde içlerinden geçmişte aktif siyasette olan biri

“Karabük’te göç var, gençlerimiz başka illere gidiyor, işsizlik sorunu had safha da, Milletvekillerinin temsil sayısı 3’ten 2’ye düştü bu gibi konular da durum kel olabilir

Geri de kalmış da  olabiliriz , ama çook ileri de olduğumuz konular var.” Dedi.

Ben de SAZAN gibi atladım. ‘Tabi Karabük’te hizmetler  ilerliyor. Örneğin Eskipazar OSB tam olarak faaliyete geçtiğinde işsizlik sorunun çözümünde başat aktör olacak. 6-7 bin kişinin istihdamı  hedefleniyor.

  Yatırım teşvikleri anlamında dezavantajlıydık  yeni teşvikte Alaşımlı Çelik Üretimi, Uzun Çelik Tabanlı Stratejik Ürünler, Galvanizli İmalat Ürünleri, Orman Ürünleri’nde süper teşvike  6. Bölge teşvikleri kapsamına alındı Karabük.

Eğitimde 33 yeni okulun 17’si tamamlandı. 9 okulda güçlendirme yapıldı 3 milyar TL  ödenek geldiği açıklandı.

Uzun yıllardır beklediğimiz 150 yataklı ek hastane için düğmeye basıldı nihayet yatırım programına alındı, yıllardır konuşulan Lojistik Merkezi projesi onaylandı. Karabük çok daha modern  yeni adalet sarayına kavuşacak   inşaatın temeli atıldı.  TOKİ’ler, Millet Bahçesi  falan diye diğer bazı konularda ki gelişmeleri de  örnekleyerek  ileri gittiğimiz konular var tabi ki daha da olmalı.’ dedim.

Son günler de başka bir konuyla gündeme gelen ADAMCILIK ve ayar verme konusu tartışılıyor bir şekilde biliyorsunuz. Konuyu oraya getirerek,

‘Ben senin dediklerini kastetmedim

Bazı konular da geride kaldığımıza bakmayın

Bazı konular da çook ilerideyiz

Düzgün ilerleyen sistemi bozma konusunda, ikilik çıkarma konusunda çok gayretliyiz,

Adamcılık konusunda   çook ilerideyiz, kim yetişebilir ki hızımıza.

Adamcılık – torpil , mülakat üçgeni zaten soğuttu beni siyasetten. Çözüm yok ben de çekildim kenardan izliyorum işte.’ dedi.

 Oradakiler de güldü, haklısın dediler.

Ben sazan gibi atladığımla kaldım yani.

 Benim  o sohbette bahsettiğim konular doğru ama konu adamcılıksa,

Adamcılık vs…  konusunda  Karabük geride mi çook ileri de mi  size göre, siz ne dersiniz ?