Reklam
Reklam
95
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

Karabük’te Ne Olur Da Bilinmez ?

Karabük’te birlik- beraberlik ihtiyacı had safha da iken

Bazen bakıyorsunuz birlik içinde giden sürece çomak sokulmaya çalışılıyor.

Sebep, açıklanmıyor.

Tam olarak ne amaçlanıyor, ne isteniyor belli değil.

KENTİNİ DEĞİL KENDİNİ DÜŞÜNMEK meselesi mi  ortaya çıkıyor  ?

Kentin yararını değil, kendi yararını düşünmek meselesi  mi ortaya çıkıyor ?

‘Mi’ fazla mı, tam yerinde mi ?

Neyse…

Gizli saklı zannedilerek, kimse anlamaz bilmez diye düşünülerek,

Karabüklüleri zeka yoksunu  olarak görmek,

Perde arkasından iş görmeye çalışmak,

Karabük gibi küçük bir yer de komik kaçıyor yalnız onu belirteyim.

(Hani ben şahsen bazı konulara özellikle girmem, yazmam ama Karabük’te ne olur da er ya da geç mutlaka duyulur, bilinir… Yazılmayanı çok olsa da, bilinmeyeni pek yoktur yani.)

Ne gizli kalabilir ki bu kentte ?

Biz yapıyoruz kimse bilmiyor sananlar varsa çok feci yanılıyorlar.

Herkes, her şeyi   ya önünde  ya sonunda görüyor, duyuyor, biliyor yani.

***

AÇIK YARADAN ZARAR GELMEZMİŞ

Herkes dürüst ve açık olmalı

Türkiye şartlarında  dürüstlük ve açıklık ne kadar mümkün orası tartışılır.

Ama, bir işi, bir ‘operasyonu’  bir dizaynı hedefleyenler

Önce açık olmalılar.

Gerekçelendirip, neyi neden yapmak istediklerini  ortaya dürüstçe koymalılar.

Bir şeyin düğmesine basıp  sonra  bizimle alakası yok duruşunun anlamı nedir ?

‘Yapmayı planladığınız şeyin yanlış olduğunu mu düşünüyorsunuz da arkasında duramıyorsunuz ?

Yanlış olduğunun farkında mısınız da açıkça ortaya koyamıyor, perde arkasından yürütmeye çalışıyorsunuz?

Yanlışsa neden yapmaya çalışıyorsunuz o zaman ?’ diye soruyorlar yani

(Doğruya yanlış, yanlıştır. Yanlışa yanlış, da yanlıştır. Doğru da yanlış olmak yanlıştır, yanlışta doğru olmak daha da yanlıştır ki beyin yakmayalım ayrı mesele…)

Yapmaya çalışıp, yapmaya çalıştıklarınızın  önünde açıkça durmayarak, görünmediğinizi sanıyorsanız

Karabük’lüler duymaz, anlamaz, bilmez sanıyorsanız dostça  bir uyarı  yanılıyorsunuz, hem de çok yanılıyorsunuz.

***

HERKES SADECE KENDİNE YAPAR !

Karabük esnafları,  iş insanları, yöneticileri, siyasetçileri  vs… içinde  doğal olarak tanıdıklarımız var.

Onların içinde de  ‘adam gibi adam’ olanları var,

Günün adamı olanları var.

İşini, görevini, mesleğini,  doğru dürüst yapanları, kentini düşünenleri de  var,

Şahsi çıkarını- rantını sadece kendini düşüneni de  var.

İçilmiş çayın – kahvenin hatırını bilen , her daim hatır -hukuk  koruyanları da var,

İşleri olduğunda selam verenleri, işleri bittiğinde yok sayanları, bu döngüde devam edenleri  de var.

Abi diyebileceğimiz, büyüğümüz diyebileceğimiz, her daim saygı duyacaklarımız da var,

Abi dediklerimizin  günü – zamanı geldiğinde üç kuruşluk  hesaplar içinde olduklarını gördüğümüz, aferdesiniz ‘tırt’çıkanları da var.

Özetle  samimi –içten – iyi  olanları da var,

Samimiyet maskesi takıp  her daim  şahsi hesap –kitap peşinde olanları da var.

Onun için Allah iyileri arttırsın inşallah.

İyileri kötülerden korusun ve kötüleri ıslah etsin inşallah.

Buradan bir kıssaya gideyim.

Hz. Ali  bir gün  ‘Ben ne bir kimseye iyilik ettim ne de bir kimseye kötülük ettim.’ deyince sormuş oradaki Müslümanlar. Koskoca Halifesin,  hem biz senin çok iyiliklerini de gördük. Bu sözün anlamı  nedir demişler.

Hz. Ali, ‘Ben birine kötülük yaptıysam yarın ahirette bunun cezası var,  en büyük kötülüğü aslında kendime yaptım. Birine de iyilik yaptıysam yine ahirette bunun sevabı var en büyük iyiliği kendime yaptım.

Yani ‘Ben ne bir kimseye iyilik ettim, ne bir kimseye kötülük ettim Ne ettimse kendime ettim.’  demiş.

O hesap işte.

Biz de,  bize yapanlar da …

Kimse kimseye bir şey yapmadı, herkes sadece  kendine yaptı aslında.