Reklam
Reklam
73
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

 KARDEMİR Tamam da Ya Sonrası ?

Kardemir bizim can damarımız, ekmek kapımız, göz bebeğimiz. Ama koca bir şehir sadece bir fabrikaya yaslanıp uyuyamaz.

Yarın bir gün piyasa sarsılsa hepimizin içi titriyor.  Karabük’te demir çelik sektöründe bir kriz de onlarca yüzlerce işçi işsiz kalabiliyor.

Karabük’ün acilen YAZILIMA, TEKNOLOJİYE VE YAN SANAYİYE yönelmesi lazım. Gençler “Kardemir’e giremedim” diye bavulunu toplayıp gitmesin.

Şehrimize artık TEKNOLOJİ MERKEZLERİ, İNOVASYON ATÖLYELERİ kurulsun ki Karabük’ün zeki çocukları kendi memleketini uçursun.

SAFRANBOLU VAR AMA BİZ TURİSTTEN NE KAZANIYORUZ?

Burnumuzun dibinde dünya markası Safranbolu var, her yıl binlerce turist akın ediyor. İyi güzel de, bu turistlerin Karabük merkeze ne faydası var?

Esnaf kan ağlarken turistler Karabük merkeze inmiyor bile. Karabük ile Safranbolu’yu birbirine bağlayacak, turisti merkeze çekecek KÜLTÜR VE GASTRONOMİ ROTALARI lazım.

Tren garını mı canlandırırız, Filyos Çayı kenarına yürüyüş ve cazibe merkezleri mi yaparız bilmem ama o turistin cebindeki para Karabük esnafının kasasına girmeli artık.

ÜNİVERSİTE VAR AMA ÖĞRENCİNİN MERKEZLE BAĞI KOPUK

Karabük Üniversitesi’nde dünya kadar öğrenci var, yerlisi yabancısı şehre renk katıyor. Ama dürüst olalım; öğrencilerin çoğu mezuniyet belgesini aldığı gün otogara koşuyor. Zaten şehir merkezini ( çarşı merkez) belki de hiç görmeden giden öğrenciler var.  Neden?

Çünkü şehir  çarşı merkezinde  gençlerin vakit geçireceği, kendini geliştireceği, “Ben burada yaşarım” diyeceği alanlar hadi yok demeyeyim, kısıtlı.

Üniversite ile sanayi, üniversite ile şehir esnafı el ele vermeli. Öğrenciye sadece “kira getiren müşteri” gözüyle bakmayı bırakıp, onları Karabük’ün kültürüne, sosyal hayatına katacak festivaller ve projeler üretmeliyiz.

Onları kentin bir parçası yapmalıyız. Çarşı merkezine öğrencileri çekmeliyiz.

**

TRAFİK VE ÇEVRE “ŞU HAVAYI VE YOLLARI BİR RAHATLATIN ARTIK!”

Karabük’te yaşayıp da  özellikle kış aylarında hava kirliliğinden ya da pik saatlerdeki o kilitlenen trafikten dert yanmayan var mı?

Tamam, sanayi şehriyiz dedik ama yeşili, doğası bu kadar güzel olan bir coğrafyada nefes alırken zorlanmamalıyız.  Çevre yatırımları daha sıkı denetlenmeli.

Bir de şu şehir içi trafiğe kalıcı bir neşter vurulmalı.

Akıllı kavşaklar mı dersiniz, çevre yolu alternatifleri mi dersiniz. Şehrin Yeşil Mahalle – 5000 Evler istikametine açılması mı dersiniz  bir şeyler acilen yapılmalı artık.

BAVULUNU TOPLAYAN GENÇLİĞE NE ZAMAN ‘DUR’ DİYECEĞİZ?

Sorsan her yer üniversiteli dolu, şehir cıvıl cıvıl. Ama madalyonun diğer yüzü başka! Karabük’ün kendi öz evlatları, bu şehirde doğup büyüyen pırıl pırıl gençler iş bulamadığı için ilk fırsatta Ankara’nın, İstanbul’un yolunu tutuyor.

Şehir dışından gelen öğrenci burayı doğal olarak  basamak görüyor,  KENDİ GENÇLERİMİZ İSE KAÇIŞ YOLU arıyor.

Karabük sadece “EMEKLİ ŞEHRİ” olarak kalamaz.

Bu gençleri burada tutacak, onlara vizyon katacak, “Karabük’te gelecek var” dedirtecek yerel istihdam hamleleri ve sosyal alanlar şart.

Zaten Karabük’ün EN BÜYÜK SORUNU bana göre nüfusun hızla yaşlanması ve yeni doğumların Türkiye ortalamasının da altında olması.

Gençlik gidiyorsa, geleceğimiz gidiyor demektir! Ki, bizim yeni nüfus,  doğum oranları çok düşük. Yani yeni nüfusta gelmiyor…

İLÇELERİN POTANSİYELİ HAREKETE GEÇİRİLMELİ

Karabük deyince akla gelen KARDEMİR ve  Safranbolu.

İyi de kardeşim, bu memleketin Yenice gibi dünya çapında bir doğa harikası var, Eskipazar’da Hadrianapolis gibi koca bir tarih fışkırıyor, Eflani’nin, Ovacık’ın kendine has güzellikleri var.

Neden buraları üvey evlat gibi bırakıyoruz?

Turizm, kültür yatırımları neden sadece bir iki yere sıkışıp kalıyor?

İlçeleri kalkındırmadan, oralardaki cevherleri parlatmadan topyekün bir Karabük markası yaratamayız.

Artık pastayı adil bölüşme vakti gelmedi mi? İlçelerimizi öksüz bırakmamalıyız vesselam.

TARIM VE YEREL ÜRETİM

Biz sanayiye o kadar odaklandık ki, yanı başımızdaki verimli toprakları unuttuk.

Bak, coğrafi işaretli Yazıköy üzüm sirkemiz var, meşhur safranımız var, hayvancılığımız var.

Ama köylü  yeterince desteklenmiyor, üretim küçük ölçekte kalıyor.

Karabük yerel markalarını ulusal pazara taşıyacak KOOPERATİFLEŞMEYİ neden bir türlü kuramıyor?

Toprağa küsen köylüyü tekrar üretime döndürmek, teşvik ve desteklemek şart.

Organize Sanayi Bölgesi kadar, TARIM ORGANİZE BÖLGELERİNE de ihtiyacımız var.

***

ŞEHRİN ÇOCUKLARI İÇİN “ÇOCUK KENTİ” KURULSUN

Karabük’ü konuşurken hep yetişkinleri konuşuyoruz.

Peki çocuklar?

Bir çocuğun hafta sonu ailesiyle gidip birkaç saat geçirebileceği, oynayacağı, öğreneceği, deney yapacağı, spor yapacağı, kitap okuyacağı büyük ve nitelikli bir alanımız var mı?

Bence Karabük’te “Çocuk Kenti” kurulabilir.

İçinde;  Bilim ve deney alanları, Trafik eğitim parkuru,  Doğa ve tarım alanı,  Spor alanları, Çocuk kütüphanesi,  Teknoloji ve robotik atölyeleri,  Ahşap ve el sanatları atölyeleri,  Açık hava oyun alanları olabilir.

Üstelik bunu sadece belediyenin yapacağı bir park olarak düşünmeyelim.

Üniversite, sanayiciler ve gönüllüler de işin içinde olsun.

KARDEMİR çocuklara demir-çeliği anlatsın. Üniversite laboratuvarlarını açsın. Orman teşkilatı doğayı anlatsın. Spor kulüpleri çocuklara spor yaptırsın.

Çocuk daha küçük yaşta “Benim şehrimde bunlar var” demeyi öğrensin.

Bir şehri çocuklarına ne bıraktığıyla da ölçmek lazım.  Karabük 2040’a sadece fabrikalarla değil, çocukların yüzünü güldüren alanlarla da yürümeli. Çünkü bugün parkta oynayan çocuk, yarın bu şehrin mühendisi, öğretmeni, esnafı, yöneticisi olacak.

***

KARABÜK YATIRIMCIYA “HAZIR PROJE” SUNAN ŞEHİR OLSUN

Karabük’te yıllardır “yatırımcı gelsin” diyoruz.

Ama yatırımcı geldiğinde ne sunuyoruz?

Arsa gösteriyoruz, teşvik anlatıyoruz, “buyurun yatırım yapın” diyoruz.

Bence artık işin şekli değişmeli.

Karabük, yatırımcıya sadece yer değil, HAZIR PROJE götürmeli.

Örneğin:

Demir-çelik yan sanayisinde hangi alanlarda açık var?

Raylı sistemlerde hangi ürünler dışarıdan alınıyor?

Orman ürünlerinde hangi katma değerli üretimler yapılabilir?

Eskipazar OSB’de hangi sektörlere ihtiyaç var?

Hangi ürünleri Türkiye ithal ediyor ama Karabük üretebilir?

Hangi Karabüklü girişimci bu işe ortak olabilir?

Bunlar tek tek araştırılsın.

Sonra “KARABÜK YATIRIM PROJELERİ HAVUZU oluşturulsun.

Yatırımcıya: “Karabük’e gel, bir şeyler yap” demek yerine;

“Bak, Karabük’te şu ürünün pazarı var, şu kadar ithal ediliyor, şu bölgede yer hazır, şu teşvikler var, şu firmalarla iş birliği yapabilirsin.” diyelim.

İşte o zaman yatırımcının önüne gerçekten İŞ koymuş oluruz.

Şehirler yatırımcı bekleyerek büyümüyor. Yatırımın önünü açarak büyüyor. Karabük’ün artık “Bize yatırımcı gelsin” demekten çıkıp, “GEL KARDEŞİM, SANA HAZIR İŞ GETİRDİK” deme zamanı…

 

 

 

Diğer Yazılar