Şafak Zeki Akca yazdı
Geçtiğimiz hafta işim nedeniyle bulunduğum Ankara’da, farklı isimlerle yaptığım sohbetlerde Eskipazar Belediye Başkanı Serkan Civa’nın ilçesi için gösterdiği çabayı ve Eskipazar’ı her platformda tanıtma gayretini takdirle anlatan sözlere tanıklık ettim.
Farklı sohbetlerde karşıma çıkan bu samimi takdir, bir belediye başkanının memleketi için ortaya koyduğu çabanın ilçe dışında da karşılık bulmasının üzerinde durmaya değer olduğunu düşündürdü.
Peki, Serkan Civa’nın bu çabasının arkasında ne var?
Bana göre cevap, memleketi için bir şeyler yapma ve Eskipazar’ın adını daha geniş çevrelere duyurma gayretinde saklı.
MESELE SADECE BİR TAŞ DEĞİL
Eskipazar’ın Sarı Traverteni, ilçenin önemli doğal zenginliklerinden biri. Coğrafi işaret tesciliyle bu değer için yeni bir kapı açıldı.
Ancak asıl mesele şimdi başlıyor: Bu taşı nasıl işleyeceğiz, nasıl markalaştıracağız ve Eskipazar’a nasıl daha fazla ekonomik kazanç sağlayacağız?
Serkan Civa’nın gündeme getirdiği üretim atölyesi projesi, tam da bu sorulara yanıt arıyor. Sarı Travertenin katma değerli ürünlere dönüştürülmesi ve özellikle kadınlara istihdam sağlanması hedefleniyor.
Bence projenin en dikkat çekici tarafı da bu.
Taşı çıkarmak önemli, ama onu Eskipazar’da işleyerek yeni bir üretim alanı oluşturmak çok daha geniş bir ekonomik fırsat sunuyor.
Atölyenin hayata geçirilmesi, üretilecek ürünler ve sağlanacak istihdam elbette sürecin sonunda görülecek. Ancak hedefin, ilçenin doğal zenginliğini doğrudan kendi insanının kazancına dönüştürmek olması kıymetli.
Çünkü Sarı Travertenin gerçek değeri, Eskipazar insanına da kazandırdığı ölçüde büyüyecek.
“YETER Kİ MEMLEKETİM KAZANSIN”
Bir belediye başkanının ilçesini tanıtması, yatırım araması, proje geliştirmesi elbette görevinin bir parçası. Fakat bu çabayı ne kadar kararlılıkla sürdürdüğü de önemli.
Serkan Civa’nın Sarı Traverten için yürüttüğü çalışmalar, Anıtkabir ile kurulan temaslar ve üretim atölyesi hedefi, Eskipazar’ı daha görünür kılma arayışının parçaları.
Benim bu çabada gördüğüm anlayış şu:
“Yeter ki memleketim kazansın.”
Bu sözün gerçek karşılığı ise projelerin hayata geçmesiyle ortaya çıkacak. Sarı Traverten işlenecek, kadınlar istihdam edilecek ve Eskipazar ekonomisi bundan pay alacaksa, işte o zaman ortaya kalıcı bir kazanım çıkmış olacak.
ESKİPAZARLILARA NACİZANE TAVSİYEM
Buradan Eskipazarlılara bir tavsiyem var:
Başkanınıza sahip çıkın.
Sahip çıkmak, her yapılanı sorgusuz sualsiz alkışlamak değildir. Eksikleri söylemek, yanlışları eleştirmek elbette vatandaşın hakkıdır.
Ancak ilçesi için çaba gösteren bir belediye başkanının gayretini de görmek gerekir.
Serkan Civa’nın Eskipazar’ı tanıtma ve ilçenin doğal zenginliklerini ekonomik değere dönüştürme çabası, kişisel bir başarı meselesinden çok daha fazlası. Bu çalışmalar sonuç verdiğinde kazanan Eskipazar olacak.
Belediye başkanları değişir, seçimler gelir geçer. Ama ilçeye kazandırılan üretim alanları, istihdam ve ekonomik değer kalır.
Bu nedenle mesele bir kişiyi yüceltmek değil, Eskipazar’a fayda sağlayacak çalışmaları büyütmek olmalı.
SON SÖZ: YETER Kİ ESKİPAZAR KAZANSIN
Serkan Civa hakkında duyduğum takdir dolu sözler, onun Eskipazar için gösterdiği çabanın ilçe dışında da karşılık bulduğunu görmemi sağladı.
Şimdi önemli olan, bu gayretin kalıcı kazanımlara dönüşmesi.
Sarı Traverten işlensin, üretim atölyesi kurulsun, kadınlara istihdam sağlansın. Eskipazar kendi doğal zenginliğinden daha fazla ekonomik değer elde etsin.
Serkan Civa’nın önündeki fırsat da Eskipazarlılara düşen sorumluluk da burada buluşuyor.
Memleketi için çalışanı desteklemek, memleketin geleceğine sahip çıkmaktır.
Yeter ki Eskipazar kazansın!
Kalın Sağlıcakla
