Reklam
Reklam
Anadolu Ajansı Avatarı
Anadolu Ajansı tarafından
05 Ocak, 2024 08:00 tarihinde yayınlandı
0

Altınbaş Üniversitesinden “çocukluk travmaları”na ilişkin bilgilendirme

İSTANBUL (AA) – Altınbaş Üniversitesi Psikoloji Bölümü ve APAM Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilek Şirvanlı Özen, “Travmanın nedenlerini iyi anlayarak, belirtilerini gözlemleyerek ve gerektiğinde profesyonel yardım alarak, çocukluk travmalarının kaderinizi belirlemesine izin vermeyin.” ifadesini kullandı.

Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Özen, çocukluk travmalarına ve olası etkilerine ilişkin bilgi verdi.

Özellikle çocukluk döneminde ya da akran zorbalığı gibi nedenlerle okul çağında yaşanan travmaların etkisinin çok daha derin ve uzun süreli olabildiğini aktaran Özen, genellikle uzun soluklu olan bu sorunları çözmenin imkansız olmadığını kaydetti.

Özen, “Kolay Kampüs” platformunda yer alan makalesinde, “Travmanın nedenlerini iyi anlayarak, belirtilerini gözlemleyerek ve gerektiğinde profesyonel yardım alarak, çocukluk travmalarının kaderinizi belirlemesine izin vermeyin.” ifadelerini kullanarak, şu önerilerde bulundu:

“Çocukluk travmalarını atlatmak bireyden bireye değişebiliyor. Sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek, düzenli egzersiz yapmak ve dengeli beslenmek, fiziksel ve duygusal sağlığın iyileşmesine katkıda bulunabilir. Benzer şekilde, resim yapma, müzik dinleme gibi duygusal ifadeyi teşvik eden sanatsal ve yaratıcı aktiviteler de duygusal iyileşme süreçlerine katkı sağlar. Her şeyin başı eğitim. Gerek ebeveynlerin gerekse çocukların travma konusunda eğitim almaları da çok önemli. Eğitimin konuya olan farkındalıklarının artmasına neden olur ki iyileşme sürecinde önemli rol oynar. Ayrıca aile üyelerinin arasındaki ilişkileri güçlendirmek ve desteklemek amacıyla aile terapisine katılmak da faydalı. Çocuğun aile ve arkadaşları gibi sevdiği kişilerden duygusal destek alması, onların çocuğun duygusal dünyasını anlamaları ve ona empati göstermeleri, çocuğun kendisini daha iyi ifade etmesine ve duygusal iyileşme sürecinin desteklenmesine neden olabilir.”

– “Her çocuk farklı ve biriciktir”

Prof. Dr. Özen, en yaygın yaşanan çocukluk travmaları hakkında da bilgi verdi. Çocukluk döneminde yaşanan ihmal ve/veya istismarın öncelikli neden olduğunu belirten Özen, çocuğa yeterli bakımın verilmemesi, duygusal olarak ihmal edilmesi, cinsel ya da fiziksel olarak istismar edilmesi gibi durumların ağır travmalara neden olduğunu bildirdi.

Aile içi şiddetin önemli etkenlerden bir diğeri olduğuna işaret eden Özen, anne-baba arasında yaşanan fiziksel, duygusal veya cinsel şiddetten çocuğun da çok etkilendiğinin altını çizdi.

Özen, aynı şekilde ebeveynlerin boşanması ya da ayrılmasının da sarsıcı bir etken olduğunu belirterek, bunun yanında çok sayıda sebep olabileceğini aktardı.

Bu ve bunlar gibi durumların yaşanmasının, çocukta duygusal zorluklara, güvensizlik, kaygı, uyum zorlukları ve stres yaşanmasına neden olduğuna dikkati çeken Özen, şunları kaydetti:

“Ancak şu unutulmamalıdır ki her çocuk farklı ve biriciktir, dolayısıyla aynı olaylar farklı çocuklarda farklı tepkilere neden olabilir. Çocukların yaşadığı travmatik deneyimler kuşkusuz onların duygusal, sosyal, bilişsel ve fiziksel gelişimlerini olumsuz yönde etkiliyor. Bütün bu etkiler çocukluktan yetişkinliğe uzanan bir dizi alanda görülebilir. Çocuklukta yaşanan bu travmaların ileriki yaşlarda ilişki kurmadan, bağışıklık problemlerine, güven ve öz saygı sorunlarına kadar pek çok yansıması olabiliyor. Depresyon, anksiyete, travma sonrası stres bozukluğu gibi duygusal sorunlara neden olabilir.

Güven sorunları, bağlanma problemleri ve ilişki zorlukları gibi ilişki sorunlarına yol açabilir. Çocuklar yetişkin yaşamlarında güvenli ilişkiler kurma konusunda problem yaşayabilir, Saldırganlık, isyan, dikkat eksikliği ve hiperaktivite gibi davranış problemlerine yol açabilir. Kronik ağrı, bağışıklık sistemi problemleri gibi fiziksel sağlık sorunlarına neden olabilir, çocukların kendilerine olan güven ve öz saygılarını etkileyebilir ki bu da yetişkinlik döneminde başarı, yetenek ve kendi değerine inanmada zorluk yaşanmasına yol açabilir. Çocuğun içinde yaşadığı topluma uyum sağlamasını zorlaştırabilir, bu da akademik başarısızlık, sosyal izolasyon, disiplinsizlik gibi uyum sorunlarını beraberinde getirebilir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
17 Haziran, 2026 16:56 tarihinde yayınlandı
0 0

Meslek lisesi öğrencilerinin yaptığı ürünler görücüye çıktı

Kastamonu’da mesleki eğitim alan lise öğrencileri tarafından yıl boyunca yapılan ürünlerin görücüye çıktığı sergi büyük ilgi gördü.

Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi ile Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında, Kastamonu’da düzenlenen 2026 Yılı Mesleki ve Teknik Eğitim Şenliği, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirildi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı tarafından desteklenen ve Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülen “Mesleki Eğitim Atölyeleri ile İstihdam Yolculuğu” projesi kapsamında öğrencilerin yaptığı ürünlerin sergilendiği şenliğe, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Muhammed Bilal Macit, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, öğretmen ve öğrenciler katıldı. Şenlik, öğrenciler tarafından sergilenen halk oyunları gösterisiyle başladı. Bakan Yardımcısı Macit, Genel Müdür Kaygusuz ve Milli Eğitim Müdürü Gümüş, beraberindeki heyet daha sonra stantları ziyaret ederek, mesleki ve teknik eğitim veren okullarda hazırlanan çalışmaları inceledi. Öğrencilerin farklı alanlarda ortaya koyduğu üretim, tasarım ve uygulama örnekleri katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Şenliğe katılan Kastamonu Taş Mektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nnde Mobilya Teknisyeni Hüseyin Tatar, “Ürünlerimizi tanıtıyoruz. Mobilya bölümünde ahşap oyuncaklar yapıyoruz. Üç yıl önce yaptığımız 150 bin oyuncağı Bakanlığımıza satmıştık. 23 çeşit oyuncağımız var, bunların 5 tanesinin üretim bant sistemi kuruludur. Anaokulundaki çocuklara hitap ediyor. 20 anaokulu öğretmenimizin projesi sonrası oyuncaklarımız üretildi” dedi.

10 Aralık Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Moda Tasarımı Bölümü öğrencisi Şevval Candan da, “Ben çoğu meslek lisesini bilmiyordum. Hepsini burada görmüş oldum. Herkes bizim okulumuzu ve bölümümüzü tanımış oldu. Bence çok güzel bir etkinlik oldu. Vatandaşların da ürünlerimizi incelemesi, stantları gezmesi güzel oldu. Elbisemin beyaz kısımları Daday’ın el dokumasıdır. Bu kumaşların hepsi Kastamonu yöresine aittir. Eskiden bu elbiseyi Kastamonuluların yöresel gelinliği olarak giyiliyor. Özel bir tasarımdır. Çok güzel gelinlik” diye konuştu.

Taşköprü Sevim Tokatlı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Moda Tasarımı Bölümü öğrencisi Alev İnce, tasarladıkları tişörtleri tanıttıklarını kaydederek, “Hiçbir şekilde yapay zeka kullanmadık. Kendimiz dijital ortamlarda, uygulamalar üzerinden tasarladık. Her biri tektir, çünkü kendimiz tasarladık. Birkaç fotoğrafı üst üste koyarak yaptık. Tişörtlerin kendisini de bizler diktik” şeklinde konuştu.

Taşköprü Mustafa Sıtkı Erkek Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Orhan Ozin ise, “6 farklı alanda 45 bin dönümlük bir arazide öğrencilerimize mesleki eğitim veriyoruz. Burada da yaptığımız ürünleri sergiliyoruz. Okulumuz, diğer okullardan farklı olarak tarım meslek lisesi alanı açtı. Sergi alanımızda değişik ürünlerimiz mevcut, mobilya, metal, makine, bilişim ve diğer alanlardaki ürünlerimizi sergiliyoruz” ifadelerini kullandı.

Kastamonu Taş Mektep Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencisi Haydar Yılmaz Türk atık malzemelerden yaptıkları ürünleri sergilediklerini ifade etti. Açılan stantları ziyaret eden Fatih Sultan Mehmet Ortaokulu öğrencisi Ela Ceylin Odabaş ise çok ilginç ürünleri görme fırsatı bulduklarını dile getirdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin