Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
16 Kasım, 2021 20:01 tarihinde yayınlandı
0

Bakan Varank, Safranbolu ve Organize Sanayi Bölgesi’ni gezdi

Bakan Varank, Safranbolu ve Organize Sanayi Bölgesi’ni gezdi

(İHA)Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Karabük’ün Safranbolu ilçesini gezdi.
Bir dizi ziyaret ve açılış için Karabük’e gelen Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, programı kapsamında Safranbolu ilçesini gezdi. Tarihi ilçe hakkında Valilik Basın Müdürü Bilal Yatmaz’dan bilgi alan Bakan Varank, vatandaşlara Safranbolu simidi dağıttı. Esnaftan alışveriş yapan Varank, Cıngıllıoğlu Sanat Galerisi’nde kadınların el emeği ile yaptığı rölyef sergisini gezerek, 2 bin TL değerindeki eseri satın alıp destek oldu. Gezinin sonunda 1654 yılında Cinci Hoca Hüseyin Efendi tarafından Koca Mimar Kasım Ağa’ya yaptırıldığı tahmin edilen Cinci Han’ı ziyaret eden ve kahve müzesini gezen Bakan Varank, daha sonra ilçeden ayrıldı.
Bakan Varank’a gezisi sırasında Karabük Valisi Fuat Gürel, AK Parti Karabük milletvekilleri Cumhur Ünal ile Niyazi Güneş, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Safranbolu Kaymakamı Mehmet Türköz ve kurum müdürleri eşlik etti.

Ardından Bakan Varank, Organize Sanayi Bölgesi’nde demir çelik sektöründe faaliyet gösteren üretim tesislerini ziyaret etti.
Karabük’te bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Organize Sanayi Bölgesi’ni ziyaret etti. İlk olarak Çelikoğlu Demir Çelik Sanayi’yi gezen Bakan Varank, Yönetim Kurulu Başkanı Remzi Özçelik’ten çalışmaları hakkında bilgi aldı. Özçelik, ihracatı artırmaya yönelik çalışmaları hızlandırdıklarını belirterek, hem ekonomiye hem de istihdama destek vermeye gayret gösterdiklerini söyledi. Bakan Varank, daha sonra iki fabrikayı daha gezerek Organize Sanayi Bölgesi’nden ayrıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
13 Haziran, 2026 15:56 tarihinde yayınlandı
0 0

Ünlü estetikçi açıkladı: “Yüz gençleştirme ameliyatları ile 30 yıl gençleşmek mümkün”

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, artan yaşam süresiyle birlikte yüz gençleştirme operasyonlarına ilginin yükseldiğini belirterek, “Günümüz estetik cerrahisiyle bazı hastalarda 20-30 yıl daha genç bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir; herkesin estetik ameliyat olması gerekmez” dedi.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, günümüzde en sık uygulanan estetik operasyonlardan birinin yüz gençleştirme ameliyatları olduğunu söyledi. İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yaşlanmanın etkilerinin daha görünür hale geldiğini ifade eden Akbaş, birçok kişinin kendisini daha genç ve dinamik hissetmek amacıyla cerrahi müdahalelere yöneldiğini belirtti. Yaşlılığın en belirgin şekilde yüzde görüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Akbaş, “Zaman içerisinde kaslar gevşiyor, göz kapakları düşüyor, göz altı torbaları oluşuyor. Yerçekiminin etkisiyle yanaklar aşağı doğru sarkıyor, boyun bölgesinde kırışıklıklar ve katlanmalar meydana geliyor. Bu değişiklikler kadın ya da erkek fark etmeksizin insanların moralini ve motivasyonunu olumsuz etkileyebiliyor” diye konuştu.

“10 ila 30 yıl gençleşme sağlayan sonuçlar elde edilebiliyor”

Plastik cerrahinin ulaştığı teknolojik ve bilimsel seviyenin yüz gençleştirme alanında başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu vurgulayan Akbaş, “Bazen kişileri 10, 20 hatta 30 yıl geriye götürebilecek sonuçlar alınabiliyor. Bu da insanların daha genç, daha enerjik, daha güzel ya da daha yakışıklı görünmelerini sağlayabiliyor. Evlilik hayatında, iş yaşamında ve sosyal çevrede kişinin motivasyonuna olumlu katkılar sunabiliyor” şeklinde konuştu.

“Yaşlanma izleriyle gurur duyanların ameliyata ihtiyacı yok”

Yüz gençleştirme ameliyatlarının herkes için gerekli olmadığının altını çizen Prof. Dr. Akbaş, bazı kişilerin yaşlanma belirtilerini hayat tecrübelerinin ve anılarının bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Akbaş, “Bazen öyle insanlarla karşılaşıyorum ki, ‘Hocam, yüzümdeki yaşlanma izleri benim yaşadığım hayatın bir parçası. Bunlarla gurur duyuyorum’ diyorlar. Eğer bir kişi bunu içtenlikle söyleyebiliyorsa buna saygı duymak gerekir ve ameliyat olmasına gerek yoktur” ifadelerini kullandı.

“İş hayatındaki rekabet estetik taleplerini artırıyor”

Özellikle iş yaşamında genç kuşaklarla birlikte çalışan bazı kişilerin görünüm nedeniyle dezavantaj yaşayabileceklerini düşündüklerini belirten Akbaş, “Yurt dışından gelen bazı hastalarım, genç çalışanlarla rekabet etmek zorunda kaldıklarını ve yaşlı görünmelerinin işlerini kaybetmelerine neden olabileceğinden endişe duyduklarını ifade ediyor. Kendilerini enerjik hissettikleri halde yüzlerindeki yaşlanma belirtileri nedeniyle estetik operasyon talep edebiliyorlar” açıklamasında bulundu.

“Önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiği”

Geç yaşta evlilik ve ebeveynlik gibi sosyal değişimlerin de estetik operasyonlara ilgiyi artırdığını kaydeden Akbaş, bazı anne ve babaların çocuklarının okul ortamında yaşadıkları olumsuz deneyimlerden etkilenerek daha genç görünme isteği duyabildiklerini söyledi. Akbaş şunları söyledi:

“Bir insan kendini seviyorsa, görünümünden memnunsa ve yaşlanma belirtileri onda özgüven eksikliği oluşturmuyorsa ameliyata ihtiyacı yoktur. Burada önemli olan kişinin kendi ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru değerlendirmesidir. Herkes için geçerli tek bir doğru yoktur; önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin