Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
17 Haziran, 2017 00:12 tarihinde yayınlandı
0

Barış Mahallesinde İftar Coşkusu

Safranbolu Belediyesi Mahalle İftarları Barış Mahallesinde bulunan Taşharman Parkında verilen İftar Yemeği ile devam etti.

İftar sonrası kısa bir teşekkür konuşması yapan Barış Mahalle Muhtarı ve Safranbolu Muhtarlar Derneği Başkanı Şahin Yavuz, öncelikle iftarımıza teşrif eden herkese teşekkür ediyorum. Allah tuttuğumuz oruçları kabul eylesin inşallah. Bununla beraber ben sizlerin huzurunda değerli belediye başkanımıza da mahallemizde gerçekleştirdiği hizmetlerden dolayı teşekkür ediyorum. İnşallah çok daha önemli ve güzel projeleri birlikte gerçekleştiremeye devam edeceğiz” dedi.

Mahalle sakinlerinin neredeyse tamamının katılımı ile gerçekleşen İftar programı öncesi vatandaşlarla sohbet eden Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy, Geleneklerimizi yaşatıyor, geçmişimize sahip çıkıyoruz” dedi.

2009 yılından bu yana geleneksel hale getirilen ve vatandaşların her yıl biraz daha yoğun katılımı ile gerçekleşen mahalle iftarlarının vatandaşların birbirine yaklaşmasını, eski mahalle kültürünü, yoğun iş temposu ve günlük stresin birbirinden uzaklaştırdığı insanları da bir araya getirdiğini kaydeden Aksoy, bu etkinliğe ilk başladığımızda amacımız tam olarak bu idi. İnsanımıza eski ramazanları mahalle kültürünü hatırlatmak” şeklinde konuştu.

Barış Mahallesinde bu tür etkinliklere katılımın her zaman yoğun olduğunu hatırlatan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy; “ Ramazan ayına erişmemizi sağlayan Cenabı Hakka binlerce kez şükürler olsun. İnşallah bayrama da hep birlikte sağlıklı bir şekilde erişiriz. Ben bu vesile ile iştiraklerinizden dolayı sizlere, bu güzel iftar sofralarının hazırlanmasında emeğe olan hayır severlerimize ve belediye personelimize teşekkür ediyorum” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
Şafak Zeki Akca Avatarı
Şafak Zeki Akca
15 Haziran, 2026 21:00 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

Etkisiz ve yetkisiz KENT KONSEYİ

Şafak Zeki AKCA yazdı.

Karabük’te bir Kent Konseyi var.

Başında da çocukluğumuzdan bu yana tanıdığımız, sevdiğimiz bir isim bulunuyor: Enver Malkoç.

Çalışkan bir insandır. Savunduğu değerlere sahip çıkar.

Başarılı bir karikatüristtir.

Japonya’da aldığı uluslararası ödül de bunun önemli göstergelerinden biridir.

Bugün ise Karabük Kent Konseyi Başkanlığı görevini yürütüyor.

Ancak burada konuşmamız gereken kişi değil, sistemdir.

Çünkü mevcut haliyle kent konseyleri ne kadar etkili, ne kadar bağımsız, ne kadar özgür sorusu giderek daha fazla tartışılıyor.

Açık konuşalım…

Kent Konseylerinin ne kayda değer bir bütçesi var ne de güçlü bir yaptırım mekanizması.

Bu nedenle çoğu zaman tavsiye niteliğinde kararlar alan, etkisi sınırlı yapılar olarak kalıyorlar.

Eminim Sayın Malkoç da bu durumdan rahatsızlık duyuyordur.

Sayın Enver Malkoç aynı zamanda Ak Parti yönetim kurulu üyesidir.

*

Peki Kent Konseyi nedir?

Yönetmeliklere baktığınızda;

Katılımcılık…

Ortak akıl…

Hemşehrilik bilinci…

Sürdürülebilir kalkınma…

Çevre duyarlılığı…

Sosyal dayanışma…

Hepsi var.

Kâğıt üzerinde son derece güzel.

Peki ya sahada?

Asıl mesele de burada başlıyor.

Çünkü yıllardır yalnız Karabük’te değil, Türkiye’nin birçok kentinde aynı soru soruluyor:

Mesela…

Karabük’te yıllardır konuşulan hangi büyük sorunda Kent Konseyi belirleyici oldu?

Hangi tartışmayı başlattı?

Hangi yanlışın karşısında durdu?

Hangi konuda kamuoyu oluşturdu?

Hangi meselede “Durun arkadaş, burada bir sorun var” dedi?

Zor sorular bunlar.

Ama sorulması gerekiyor.

*

Çünkü Kent Konseyi dediğiniz yer biraz da itiraz makamıdır.

Sadece alkış makamı değildir.

Sadece organizasyon makamı değildir.

Sadece fotoğraf makamı hiç değildir.

Bazen yönetenleri rahatsız edecek.

Bazen can sıkacak.

Bazen de kimsenin söylemek istemediğini söyleyecek.

Ortak akıl dediğimiz şey zaten biraz rahatsız edici bir şeydir.

*

Kent Konseyi Başkanı aynı zamanda aktif siyasetin içindeyse…

Belediyeyi gerektiğinde ne kadar eleştirebilir?

Ne kadar bağımsız davranabilir?

Ne kadar özgür olabilir?

Kimse alınmasın.

Bu soru kişisel değil.

Bu soru yapısal.

Bugün Karabük’te soruluyor.

Başka şehirlerde de soruluyor.

Çünkü Türkiye’nin birçok yerinde Kent Konseyleri benzer bir sınav veriyor.

*

Belki de artık isimleri değil, sistemi konuşmanın zamanı gelmiştir.

Kent Konseyi Başkanı aktif siyasetin içinde olmalı mı?

Yürütme Kurulu gerçekten toplumun tüm kesimlerini temsil ediyor mu?

İş insanları var mı?

Sendikalar var mı?

Akademisyenler var mı?

Gençler var mı?

Kadınlar var mı?

Mahallelerin sesi var mı?

*

Karabük’ün ihtiyacı daha fazla toplantı değil.

Daha fazla fotoğraf değil.

Daha fazla protokol görüntüsü hiç değil.

Karabük’ün ihtiyacı;

Şehrin sorunlarını açıkça konuşabilen,

Yanlışa yanlış diyebilen,

Doğruya doğru diyebilen,

Kimsenin arka bahçesi olmayan bir Kent Konseyi’dir.

Çünkü kentlerin ortak akla ihtiyacı vardır.

Ortak akıl ise ancak özgür olduğunda anlam kazanır.

Kalın Sağlıcakla

 

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.