BIST 100 endeksi, küresel piyasalarda ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına yönelik beklentilerin ve yükselen tahvil faizlerinin etkisiyle haftaya satış baskısıyla başladı. Piyasalarda Fed’in 15-16 Eylül toplantısından çıkacak karar ve sonrasındaki mesajlar yakından izleniyor.
Borsa İstanbul’da yatırımcıların gözü bu hafta ABD Merkez Bankası’nın para politikası kararına çevrildi. BIST 100 endeksi, 14 Eylül’de yüzde 1,60 gerileyerek 14.235,83 puandan günü tamamladı. Endeks 15 Eylül Salı günü de yüzde 0,11 düşüşle 14.219,98 puandan açıldı.
BIST 100’deki satış baskısında yalnızca yurt içi dinamikler değil, küresel piyasalardaki faiz ve enerji fiyatlarına ilişkin gelişmeler de etkili oluyor.
GÖZLER FED’İN FAİZ KARARINDA
ABD Merkez Bankası’nın 15-16 Eylül tarihlerindeki toplantısı öncesinde piyasalarda faiz politikasına ilişkin beklentiler önemli ölçüde değişti.
Reuters’ın ekonomistler arasında yaptığı ankete göre, katılımcıların yüzde 85’i Fed’in toplantıda 25 baz puanlık faiz artışına gitmesini bekliyor. Bu durumda ABD’de politika faizinin yüzde 3,75-4,00 aralığına yükselmesi öngörülüyor.
Faiz artışı beklentisinin güçlenmesinde ABD’de enflasyonist baskıların devam etmesi ve petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması etkili olurken, Fed’in enflasyonla mücadele konusundaki tutumu da piyasaların yönü açısından kritik hale geldi.
TAHVİL FAİZLERİ DE YÜKSELİYOR
Fed’e ilişkin şahin beklentiler ABD tahvil piyasasında da karşılık buluyor. ABD 10 yıllık tahvil faizinin yükselmesi, küresel piyasalarda risk iştahını baskılayan unsurlar arasında öne çıkıyor.
ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, yatırımcıların daha yüksek getiri sunan dolar cinsi varlıklara yönelmesine neden olabilirken, gelişmekte olan ülke piyasaları açısından da baskı oluşturabiliyor. Reuters, ABD tahvil getirilerindeki yükselişin küresel hisse senetleri üzerinde satış baskısını artırdığını bildirdi.
BIST’TE KRİTİK SEVİYELER
BIST 100, son günlerde 14 bin puanın üzerinde tutunmaya çalışıyor. Piyasa değerlendirmelerinde 14.000 puan seviyesi önemli bir eşik, 13.800 bölgesi ise kısa vadeli destek olarak öne çıkarılıyor.
Endeksin yeniden yukarı yönlü hareket kazanabilmesi için küresel risk iştahının toparlanması ve Fed kararının piyasa beklentilerinden daha şahin olmaması önem taşıyor.
Öte yandan BIST açısından yalnızca Fed değil, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın para politikası da belirleyici olmaya devam ediyor. TCMB, 10 Eylül’de politika faizini yüzde 37’de sabit tutarken, gecelik borç verme faizini yüzde 40, borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde bıraktı.
FED KARARI BIST’İ NASIL ETKİLEYEBİLİR?
Fed’in faiz artışına gitmesi ve sonrasında daha fazla sıkılaşma sinyali vermesi halinde dolar ve ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareketin güçlenmesi, gelişmekte olan ülke piyasalarında risk iştahını azaltabilir.
Buna karşılık, faiz kararının beklentiler doğrultusunda gerçekleşmesi ve Fed’in gelecek döneme ilişkin daha temkinli bir mesaj vermesi durumunda küresel piyasalarda rahatlama yaşanması mümkün.
Bu nedenle 15-16 Eylül Fed toplantısı, BIST 100 açısından da haftanın en önemli gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Not: Bu haber yatırım tavsiyesi niteliğinde değildir; piyasalardaki gelişmeler haber ve analiz kaynaklarına dayalı olarak aktarılmıştır.

