UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Safranbolu’da üretilen yemeni, tek ustayla hayata tutunuyor. Ülkemizde yok olmaya yüz tutmuş, unutulmak üzere olan birçok meslek var. Bunlardan biri de bir çeşit ayakkabı olan yemeni yapımcılığı. Yemeni ülkemizin bazı yerlerinde başörtüsü olarak bilinse de Safranbolu’da ayakkabı olarak kullanılmakta.
SAFRANBOLU’DA YEMENİCİLİK
Birbirine bitişik nizamda 48 dükkândan oluşan Arasta Çarşısı 1661 yılında Yemeniciler Çarşısı olarak kuruldu. Çarşının ilk kurulduğu yıllarda 48 dükkândan 47 tanesi yemenicilik işini yaptı. Aynı zamanda bu 47 dükkân, Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun yemeni ihtiyacını karşıladı. Bu tarihi açısıyla hem yerli halkın hem de pek çok turistin dikkatini çekmekte.
Yemeniciler Arastası’nda geçen 361 yılda günümüze kadar ulaşan sadece bir dükkân kaldı.
Dükkân vitrini rengârenk yemenilerle dolu olan Erhan Başkaya, bu mesleğe 1980 yılında henüz bir ilkokul talebesiyken çırak olarak başladı. Daha sonra kendisini bu meslekte geliştirerek kendi dükkânını açtı. Zaman içinde meslektaşlarının dükkânlarını kapatmasıyla Erhan Başkaya, Safranbolu’daki son yemeni ustası oldu. Başkaya, “Bu 47 dükkân bizim için çok önemli. Kurtuluş Savaşının yaşandığı sırada Arasta’daki bütün çalışanlar sabah ezanıyla dükkânına gelir, gecelere kadar özenle ordu için yemeni dikerlermiş.” dedi. Erhan usta, çıraklık, kalfalık ve ustalık evrelerinden oluşan mesleğini anlatırken, mesleğinin dikkat, sabır ve güç gerektirdiğini de ekledi.
PABUCUMUZ SAFRANBOLU’DA DAMA ATILDI
Arasta Çarşısı’nda esnaf kültürünün temeli olan ahilik sistemi vardı. Buradan alınan ya da tamir edilen yemeni bozuk veya hileli çıktığı zaman çarşıda bulunan esnaflardan heyet oluşturulurdu. Hem müşteri hem de usta dinlenildikten sonra, müşteri haklıysa ürünün ücreti ödenir ve ustanın yaptığı hatalı pabuçlar dükkânının damına atılırdı. Böylece halk kimin iyi, kimin kötü ürün yaptığını görürdü.
Başkaya, “ Ahilikte bozuk ve hileli mal üreten esnafın sağ ayakkabısı dükkânının çatısına atılıyordu. Kötü esnaf böylece deşifre ediliyordu. ‘Pabucu dama atılmak’ deyimi de buradan gelmekte. Pabuçları dama atılan esnaf maddi zarara da uğruyordu. Rivayete göre Ahilik’teki bu geleneğin Safranbolu Yemeniciler Arastası’ndan Anadolu’ya kadar duyulduğu söyleniyor.” dedi.
HER GÜNE BİR ÇİFT YEMENİ
Yemeninin en önemli özelliği doğal bir ayakkabı oluşu. Ön ve arka kısım olmak üzere iki parçadan oluşur. Tabanını manda derisinden yapılan kösele, alt kısmını sığır, astarını keçi, ağzının biyesini ise koyun veya oğlak derisi oluşturur. Dikişleri ise makineyle değil tamamen el dikişiyle yapılır. Oldukça kullanışlı ve dayanıklı olan yemeni büyük bir uğraş verilerek yapıldığı için günde sadece 1 adet çıkartılır. Aynı zamanda ayak sağlığı için de önemli olan yemeni, ayağı terletmez ve kötü kokuya sebep olmaz. Bu nedenle yaz aylarının ilgi odağıdır. (Ayça Nur ŞİRİN)

