Reklam
Reklam
Halil Kızılyer Avatarı
Halil Kızılyer tarafından
23 Haziran, 2026 00:54 tarihinde yayınlandı
0 0

Karabük’ün Kalbini Canlandıracak Fakülte Projesinde Sessizlik Sürüyor

Karabük şehir merkezine yaklaşık 3 bin öğrencilik yeni bir fakülte kazandırılması amacıyla 2024 yılında gündeme gelen projede aradan geçen yaklaşık bir buçuk yıllık süreye rağmen somut bir gelişmenin kamuoyuyla paylaşılmaması dikkat çekiyor.

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya ile Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık tarafından 2024 yılının sonunda duyurulan proje, kent merkezine ekonomik ve sosyal hareketlilik kazandıracak stratejik bir yatırım olarak değerlendirilmişti.

Kent merkezinde kurulması planlanan fakülteyle yaklaşık 3 bin öğrencinin şehir yaşamına doğrudan dahil olması, esnafın ekonomik açıdan desteklenmesi ve sosyal hayatın canlandırılması hedefleniyordu. Proje kapsamında gerekli alanın belediye tarafından karşılanacağı belirtilirken, yatırım yerinin ise spekülasyonların ve rant tartışmalarının önüne geçmek amacıyla kamuoyuyla paylaşılmadığı açıklanmıştı.

Ancak 2026 yılının ilk yarısının tamamlanmasına kısa süre kala projeye ilişkin resmi bir ilerleme ya da yeni bir açıklama yapılmadı.

Destek çağrıları sonuç vermedi

Süreç içerisinde Karabük Üniversitesi ve Karabük Belediyesi tarafından iş insanları ile hayırseverlere yönelik çeşitli destek çağrılarında bulunuldu. Projeye yapılacak katkıların vergi avantajı sağlayacağı da kamuoyuna duyuruldu.

Buna karşın geçen süre içerisinde projeye ilişkin kamuoyuna yansıyan herhangi bir bağış, yatırım ya da yapım sürecinin başladığına dair somut bilgi paylaşılmadı. Bu durum, destek çağrılarının beklenen karşılığı bulamadığı yönündeki değerlendirmeleri beraberinde getirdi.

Kentte birçok vatandaş ve sivil toplum temsilcisi, Karabük’te faaliyet gösteren iş insanlarının yanı sıra Karabük kökenli olup yatırımlarını farklı şehirlerde sürdüren iş dünyası temsilcilerinin de projeye destek vermesi gerektiğini dile getiriyor.

Toplumsal sahiplenme tartışması

Fakülte projesindeki sessizlik, Karabük ile Safranbolu arasındaki toplumsal refleks farklılığını da yeniden gündeme taşıdı.

Daha önce Safranbolu’daki bazı yükseköğretim birimlerinin kampüse taşınması gündeme geldiğinde esnaf, sivil toplum kuruluşları ve çeşitli kesimlerin sürece aktif şekilde dahil olduğu hatırlatılırken, Karabük şehir merkezine yeni bir fakülte kazandırılması konusunda benzer ölçekte bir kamuoyu desteğinin oluşmadığı yönünde eleştiriler yapılıyor.

Bazı vatandaşlar, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ve diğer paydaşların projeyi sürekli gündemde tutacak güçlü bir sahiplenme ortaya koyamadığını savunuyor.

“Safranbolu’da olsaydı tamamlanır mıydı?”

Kamuoyunda son dönemde sıkça dile getirilen sorulardan biri de projenin farklı bir ilçede olması halinde daha hızlı ilerleyip ilerlemeyeceği yönünde oldu.

Özellikle sosyal medya platformlarında yapılan değerlendirmelerde, yatırımın Safranbolu’da planlanmış olması halinde hayırseverlerin ve çeşitli kesimlerin desteğiyle daha kısa sürede hayata geçirilebileceği yönünde görüşler paylaşılıyor.

Bu tartışmalar, kent aidiyeti, ortak şehir kültürü ve stratejik yatırımlara sahip çıkılması konularını da yeniden gündeme taşıyor.

Gözler yeni açıklamalarda

Karabük şehir merkezinin sosyo-ekonomik yapısını güçlendirmesi beklenen 3 bin öğrencilik fakülte projesinin geleceği konusunda kamuoyundaki merak sürüyor.

Şehir merkezine canlılık kazandırması beklenen yatırımın hangi aşamada olduğu, finansman konusunda nasıl bir yol izleneceği ve projenin hayata geçirilip geçirilmeyeceğine ilişkin resmi açıklamaların önümüzdeki dönemde yapılması bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Şafak Zeki Akca Avatarı
Şafak Zeki Akca
22 Haziran, 2026 21:00 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

HAYALLER VE GERÇEKLER

Şafak Zeki Akca yazdı

İnsanın yaşamında hayal kurmak kadar doğal bir şey yoktur. Her insan geleceğe dair umutlar taşır, planlar yapar, ulaşmak istediği hedeflerin peşinden gider. Ancak neyi hayal edersek edelim, hayatın değişmeyen bir gerçeği vardır; gerçekler her zaman yerinde durur ve bizi yüzleşmeye davet eder.

Bizim hikâyemiz de biraz böyledir.

Bir söz vardır; “Yaş kemale erdi.” Biz de artık ömrün belli bir dönemine gelmiş insanlar olarak belki kemale erdik, belki de ermek üzereyiz. Fakat yıllar geçse de hayallerimiz hiç tükenmedi. Her zaman bir amaç uğruna mücadele ettik, ideallerimizin peşinden koştuk. Kimi zaman başarıya ulaştık, kimi zaman da istediğimiz sonucu alamadık. Ancak hangi şartta olursak olalım, bir değeri asla unutmadık: Ahde vefa.

Çünkü insanı insan yapan yalnızca başarıları değildir. Geçmişine, dostlarına, memleketine ve verdiği sözlere sahip çıkmasıdır.

Konuyu buraya getirmemin nedeni, geçtiğimiz hafta Karabük Postası Gazetemizde yer alan dikkat çekici bir başlık: “Karabük’ün Geleceği Göç Ediyor.”

Gerçekten de üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir başlık.

Bugün Karabük’te gençlerimiz eğitimlerini tamamladıktan sonra büyük şehirlere yöneliyor. Kimisi iş bulmak, kimisi daha iyi yaşam koşullarına ulaşmak, kimisi de hayallerini gerçekleştirmek için memleketinden ayrılıyor. Gidenlerin önemli bir bölümü ise geri dönmüyor. Böyle olunca şehir her geçen gün biraz daha yaşlanıyor, biraz daha kan kaybediyor.

Elbette gençlerin hayal kurmasına kimse karşı çıkamaz. Hatta tam tersine, onların hayallerinin peşinden gitmesi gerekir. Ancak burada sorgulamamız gereken nokta şudur: Gençler neden hayallerini kendi şehirlerinde gerçekleştiremiyor?

İşte gerçeklerle yüzleşmemiz gereken yer tam da burasıdır.

Karabük Üniversitesi, Karabük Valiliği, Karabük Belediyesi, siyasi partilerin temsilcileri ve en önemlisi sivil toplum kuruluşları…

Bugün bu şehirde herkesin üzerine düşen önemli sorumluluklar vardır. Çünkü gençlerin göç ettiği, umutlarını başka şehirlerde aradığı bir ortamda hiç kimsenin “Ben görevimi yaptım” deme lüksü yoktur.

Unutulmamalıdır ki hiçbir makam yan gelip yatma yeri değildir. Makamlar hizmet etme, üretme, çözüm geliştirme ve geleceği inşa etme yerleridir. Eğer Karabük’ün geleceği olan gençler birer birer şehri terk ediyorsa, bu durum hepimizin ortak meselesidir.

Karabük Üniversitesi mezun olan gençlerin şehirle bağını güçlendirecek projeler geliştirmeli, Valilik ve Belediye istihdamı artıracak, gençlerin sosyal ve kültürel yaşamını zenginleştirecek adımlar atmalı, siyasetçiler günü kurtaran tartışmalar yerine şehrin geleceğini konuşmalıdır. Sivil toplum kuruluşları ise yalnızca belirli günlerde yapılan açıklamalarla değil, gençlerin sorunlarına çözüm üreten projelerle sahada olmalıdır.

Çünkü mesele sadece nüfus kaybı değildir. Mesele, Karabük’ün geleceğinin yavaş yavaş elden kayıp gitmesidir.

Sanayisiyle, üniversitesiyle ve köklü geçmişiyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olan Karabük’ün, gençlerine daha fazla umut verebilmesi gerekir. Hayaller güzeldir. İnsanları ayakta tutar. Ancak hayallerin gerçeğe dönüşebilmesi için uygun şartların oluşturulması gerekir. Aksi halde gençler hayallerinin peşinden başka şehirlerin yollarına düşer, geride ise özlem ve boşalan sokaklar kalır.

*

Karabük’ün gençleri neden gidiyor ve onları burada tutabilmek için ne yapıyoruz?

Bugün harekete geçmezsek yarın konuşacak genç bulamayabiliriz. Hayaller başka şehirlerde yeşerirken, Karabük kendi evlatlarını birer birer uğurlamaya devam eder. İşte bu nedenle herkes elini taşın altına koymalı ve bu şehrin geleceği için ortak bir irade ortaya koymalıdır.

Ve ne yazık ki bu, artık bir hayal değil; hepimizin gözlerinin önünde duran bir gerçektir.

Kalın Sağlıcakla

.

 

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.