Reklam
Reklam
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
13 Haziran, 2026 14:36 tarihinde yayınlandı
0 0

Eskipazar Sarı Traverten Taşı’nda Markalaşma İçin Kritik Adım

Karabük’ün en önemli yer altı zenginlikleri arasında yer alan ve Karabük Ticaret ve Sanayi Odası (KTSO) tarafından coğrafi işaret tescili kazandırılan “Eskipazar Sarı Traverten Taşı” için markalaşma ve katma değerli üretim sürecinde yeni bir aşamaya geçildi.
Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) tarafından yürütülen Yerel Ürünlerin Markalaşması Teknik Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazanan “Eskipazar Sarı Traverten Taşı’ndan Üretilen Katma Değerli Ürünlerin Markalaşması ve Ticarileşmesi Projesi” için imza töreni gerçekleştirildi.
Proje kapsamında Eskipazar Belediyesi proje sahibi, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası ise proje ortağı olarak yer aldı. Proje hazırlık süreci, KTSO Dış Ticaret ve Proje Geliştirme Uzmanı Tarık Özmen koordinasyonunda yürütüldü.
KÜRESEL PAZARA AÇILMA HEDEFİ
Proje ile Eskipazar Sarı Traverten Taşı’nın yalnızca ham madde olarak değil, tasarım ve katma değerli ürünlere dönüştürülerek ulusal ve uluslararası pazarlarda güçlü bir marka haline getirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Ar-Ge, kurumsal kimlik çalışmaları, dijital pazarlama altyapısı ve hedef pazar analizleri yapılacak.
İMZA BARTIN’DA ATILDI
Projenin resmi sözleşmesi, Dr. Nurtaç Arslan başkanlığında Bartın Valiliği ev sahipliğinde düzenlenen törenle imzalanarak yürürlüğe girdi.
KTSO’dan yapılan açıklamada, coğrafi işaretli ürünlerin markalaşmasının Karabük ekonomisine önemli katkı sağlayacağı vurgulanarak, projenin Eskipazar ve bölge sanayisi için hayırlı olması temenni edildi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

İhlas Haber Ajansı Avatarı
İhlas Haber Ajansı tarafından
13 Haziran, 2026 15:56 tarihinde yayınlandı
0 0

Ünlü estetikçi açıkladı: “Yüz gençleştirme ameliyatları ile 30 yıl gençleşmek mümkün”

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, artan yaşam süresiyle birlikte yüz gençleştirme operasyonlarına ilginin yükseldiğini belirterek, “Günümüz estetik cerrahisiyle bazı hastalarda 20-30 yıl daha genç bir görünüm elde edilebiliyor. Ancak önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir; herkesin estetik ameliyat olması gerekmez” dedi.

Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Hayati Akbaş, günümüzde en sık uygulanan estetik operasyonlardan birinin yüz gençleştirme ameliyatları olduğunu söyledi. İnsan ömrünün uzamasıyla birlikte yaşlanmanın etkilerinin daha görünür hale geldiğini ifade eden Akbaş, birçok kişinin kendisini daha genç ve dinamik hissetmek amacıyla cerrahi müdahalelere yöneldiğini belirtti. Yaşlılığın en belirgin şekilde yüzde görüldüğünü dile getiren Prof. Dr. Akbaş, “Zaman içerisinde kaslar gevşiyor, göz kapakları düşüyor, göz altı torbaları oluşuyor. Yerçekiminin etkisiyle yanaklar aşağı doğru sarkıyor, boyun bölgesinde kırışıklıklar ve katlanmalar meydana geliyor. Bu değişiklikler kadın ya da erkek fark etmeksizin insanların moralini ve motivasyonunu olumsuz etkileyebiliyor” diye konuştu.

“10 ila 30 yıl gençleşme sağlayan sonuçlar elde edilebiliyor”

Plastik cerrahinin ulaştığı teknolojik ve bilimsel seviyenin yüz gençleştirme alanında başarılı sonuçlar ortaya koyduğunu vurgulayan Akbaş, “Bazen kişileri 10, 20 hatta 30 yıl geriye götürebilecek sonuçlar alınabiliyor. Bu da insanların daha genç, daha enerjik, daha güzel ya da daha yakışıklı görünmelerini sağlayabiliyor. Evlilik hayatında, iş yaşamında ve sosyal çevrede kişinin motivasyonuna olumlu katkılar sunabiliyor” şeklinde konuştu.

“Yaşlanma izleriyle gurur duyanların ameliyata ihtiyacı yok”

Yüz gençleştirme ameliyatlarının herkes için gerekli olmadığının altını çizen Prof. Dr. Akbaş, bazı kişilerin yaşlanma belirtilerini hayat tecrübelerinin ve anılarının bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Akbaş, “Bazen öyle insanlarla karşılaşıyorum ki, ‘Hocam, yüzümdeki yaşlanma izleri benim yaşadığım hayatın bir parçası. Bunlarla gurur duyuyorum’ diyorlar. Eğer bir kişi bunu içtenlikle söyleyebiliyorsa buna saygı duymak gerekir ve ameliyat olmasına gerek yoktur” ifadelerini kullandı.

“İş hayatındaki rekabet estetik taleplerini artırıyor”

Özellikle iş yaşamında genç kuşaklarla birlikte çalışan bazı kişilerin görünüm nedeniyle dezavantaj yaşayabileceklerini düşündüklerini belirten Akbaş, “Yurt dışından gelen bazı hastalarım, genç çalışanlarla rekabet etmek zorunda kaldıklarını ve yaşlı görünmelerinin işlerini kaybetmelerine neden olabileceğinden endişe duyduklarını ifade ediyor. Kendilerini enerjik hissettikleri halde yüzlerindeki yaşlanma belirtileri nedeniyle estetik operasyon talep edebiliyorlar” açıklamasında bulundu.

“Önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiği”

Geç yaşta evlilik ve ebeveynlik gibi sosyal değişimlerin de estetik operasyonlara ilgiyi artırdığını kaydeden Akbaş, bazı anne ve babaların çocuklarının okul ortamında yaşadıkları olumsuz deneyimlerden etkilenerek daha genç görünme isteği duyabildiklerini söyledi. Akbaş şunları söyledi:

“Bir insan kendini seviyorsa, görünümünden memnunsa ve yaşlanma belirtileri onda özgüven eksikliği oluşturmuyorsa ameliyata ihtiyacı yoktur. Burada önemli olan kişinin kendi ihtiyaçlarını ve beklentilerini doğru değerlendirmesidir. Herkes için geçerli tek bir doğru yoktur; önemli olan kişinin kendini nasıl hissettiğidir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.