
Karabük Postası’nın 71’inci kuruluş yıl dönümü kutlamasında konuşan Araştırmacı-Yazar Fikret Gökçe, gazetenin geçmişine ilişkin anılarını anlatırken, Karabük’ün sanayi tarihinin simgeleri olan eski yüksek fırınların korunması çağrısında bulundu.
Gökçe, “Ülkü’ye sahip çıkın, eritmeyelim, yok etmeyelim” dedi.
Karabük Postası’nın 71’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen kutlamada, gazetenin geçmişinde önemli bir yere sahip olan usta yazarı Fikret Gökçe de söz aldı. Nisan 1970’ten itibaren Karabük Postası’nda köşe yazarı olan Gökçe, konuşmasında hem anılarını paylaştı hem de Karabük’ün sanayi mirasının korunması gerektiğine dikkat çekti.
Konuşmasına Karabük Postası’nın geçmişinde iz bırakan isimleri anarak başlayan Gökçe, Ali İhsan Ersözlü’yü, Necmettin’i ve çocukluk arkadaşı olan merhum Tuncer’i saygı ve rahmetle andı. Karabük Postası’nın 1956 yılında Karabük’te yayın hayatına başlamasına uzanan sürecin Zonguldak’ta da bir geçmişi bulunduğunu belirten Gökçe, Ali İhsan Ersözlü’nün 1948 yılında Uzun Mehmet Gazetesi’ni çıkardığını, daha sonra Halkın Dostu, Küçük Gazete ve Yarın gazeteleriyle gazetecilik faaliyetlerini sürdürdüğünü anlattı.
Karabük’e duyduğu bağlılığı dile getiren Gökçe, kentte 33 yıl yaşadığını, 1995 yılında emekli olduktan sonra Ankara’ya yerleştiğini ancak yazmayı sürdürdüğünü söyledi. Gökçe, yaklaşık 20 gün önce Karabük Postası’nda yayımlanan “Karabük’ün Kızlarına Töre Cinayeti” başlıklı köşe yazısına da değinerek, yazısının ortaya çıkış hikâyesini dinleyicilerle paylaştı.
“ÜLKÜ’YE HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM”
Gökçe’nin konuşmasında öne çıkan bölüm ise Karabük Demir ve Çelik Fabrikalarının simgeleri arasında yer alan eski yüksek fırınlar oldu. Fatma ve Zeynep adını verdiği iki yüksek fırının eritilerek ortadan kaldırılmasının kendisini derinden etkilediğini anlatan Gökçe, sırada Ülkü adıyla anılan yüksek fırının bulunduğuna ilişkin duyumlar aldığını belirtti.
Ülkü yüksek fırınının 1962 yılının Aralık ayında ateşlendiğini ve kendisinin o dönemde fabrikada henüz 45 günlük işçi olduğunu ifade eden Gökçe, fırının üretimdeki tarihî rolüne dikkat çekti. Gökçe, 2023 yılına kadar fabrikada üretilen toplam sıvı ham demirin yaklaşık yüzde 50’sine yakınının Ülkü tarafından üretildiğini belirterek, bu yapının korunmasının önemini vurguladı.
Yurt dışında sanayi tarihinin önemli eserlerinin korunduğunu, müzelere dönüştürüldüğünü ve kentlerin hafızasının bir parçası olarak yaşatıldığını dile getiren Gökçe, Karabük’te de benzer bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini söyledi.
Milletvekillerine ve kent yöneticilerine seslenen Gökçe, Ülkü yüksek fırınının eritilerek yok edilmemesi, uygun bir alanda anıt olarak korunması ve Karabük’ün çelik müzesinin önemli bir parçası hâline getirilmesi çağrısında bulundu.
Gökçe, “Lütfen Ülkü’ye sahip çıkın. Gelin onu hep beraber koruyalım, eritmeyelim, yok etmeyelim ve birlikte Karabük’ün çelik müzesi olarak, uygun bir yerde anıt olarak dikelim” ifadelerini kullandı.
KİTABINI İMZALAYARAK TAKDİM ETTİ
Kutlamanın sonunda Fikret Gökçe, son kitabı “Demlenmiş Köşe Yazıları”nı Karabük Birlik Medya ailesi adına imzalayarak İhsan Ersözlü’ye takdim etti. Gökçe’nin konuşması, Karabük Postası’nın gazetecilik geçmişini hatırlatmanın yanı sıra kentin sanayi mirasının gelecek kuşaklara aktarılması gerektiği yönündeki çağrısıyla da dikkat çekti.
İlgili Haberler
TümüResmi İlanlar
Tüm İlanlarYorumlar
Henüz yorum yok.
İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.




