Karabük’te inşaatta çalıştığı sırada 4’üncü kattaki iskeleden düşen yabancı uyruklu işçi yaralandı.
Olay, Soğuksu Mahallesi’nde meydana geldi. Yapımı devam eden bir inşaatta çalışan Abdurrahman Orabi isimli işçi, 4’üncü katta bulunan iskele üzerinde çalıştığı sırada dengesini kaybederek zemine düştü. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Orabi, ambulansla Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. İşçinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Olayla ilgili inceleme başlatıldı.


İskeleden düşen yabancı uyruklu işçi yaralandı
Baskın Seçim Olacak – Olmayacak Görüşleri…
Seçim olacaksa asgari ücretliye – emekliye – işçiye – memura zam gelecektir görüşleri var.
Seçim yatırımları kapsamında adımların atılması için önce tasarruf tedbirlerinin kaldırılması gerektiğini ifade edenler var.
Onların görüşlerine göre şu an bu yönde gelişmeler yok ve onlara göre baskın seçim yok.
CHP’lilerin bir kısmının görüşüne göre ise, ‘CHP Mutlak Butlan süreci baskın seçim için yapıldı. Şurada gaz bulundu, burada benzin bulundu gibi, şurada nadir element bulundu gibi haberlere gerek kalmadı.
2027 ilk bahar da baskın seçim var.’
Bilemiyoruz tabi daha önce de yazdım. Karabük’te milletvekili temsil sayısı 3’ten 2’ye düştü.
Baskın seçim olacaksa 2027’den önce olmasın ki, tekrar 3 milletvekiline çıkabilelim. Ondan sonra artık yine bilemeyiz de ne olacaksa öyle olsun bari.
***
Başka Karabük
Dün de ifade etmeye çalıştım. Karabük ile Safranbolu’nun arası 7 kilometre olsa da sosyal hayat, kültür, sanat ve tanıtım açısından bakıldığında mesafeler çok daha fazla uzuyor
Bugün Safranbolu denildiğinde Türkiye’nin dört bir yanında insanlar bir şey söyleyebiliyor.
Karabük denildiğinde ise Zonguldak mı falan deniliyor.
Karabük’ün şehrin ruhu olmalı.
Sanatı olmalı.
Festivalleri olmalı.
Gençlerin heyecan duyacağı etkinlikleri olmalı.
Dışarıdan insanların “Karabük’te ne var?” diye merak edeceği organizasyonları olmalı.
Yani gerçekten marka değer niteliğinde bir kent olmalı.
Şehir kendini anlatamazsa, insanlar da Karabük’ü sadece TABELADAN ibaret sanıyor.
Karabük uluslararası bir festivalin merkezi olamaz mı ?
Kültür ve sanat denince akla gelen şehirlerden biri olamaz mı ?
Sosyal hayatıyla, kültürüyle, vizyonuyla örnek oluşturamaz mı ?
Özü ; Karabük’ün potansiyeli yok mu , var mı ?
***
Vergili’de Çok Milletvekili Emekli Etti Görüşü
Geçenki yorum haber de ; ‘3 Dönem Karabük Belediye Başkanlığı görevi yapan Rafet Vergili’nin kısa bir süre önce canlı yayınlarla yeniden gündeme gelmesi sonrası baskın seçim sinyali aldığı ve bunun için canlı yayınları başlattığını düşünen çevreler vardı. Mutlak butlandan önce konuşuluyordu bunlar. Üstüne mutlak butlan ve şimdi birçok mecrada baskın seçim ihtimali daha ciddi olarak konuşuluyor.
Anlaşılıyor ki Başkan Vergili de milletvekili seçimlerinde aday olabilir. Karabük’te 3 dönem belediye başkanlığı yaptı. Her zaman etkileyebildiği bir kitlesi olan bir isim. Şimdilerde bazı guruplar diyeyim KARABÜKLÜLER BAŞKANI EMEKLİ ETTİ, TORUN TORBA SEVSİN derken Bazı gruplar da 3 DÖNEM BAŞKAN OLARAK HİZMET ETTİ ŞİMDİ SIRA MİLLETVEKİLİ OLARAK HİZMET ETMEYE GELDİ, diyor.
Bakalım birilerince emekli edilen başkan Vergili, şimdi Milletvekili adayı olarak dönüş mü yapacak, önümüzdeki günlerde ortaya çıkacaktır.” diye yazmıştım.
Tabi birilerinin kim olduğu açık da, daha açık yazacak olursak Ak Partililer, biz Başkan Vergili’yi emekli ettik, torun torba sevsin diye, diyorlar. Kaldı ki sır veya gizli bir bilgi değil bu . Zaten her yer de bunu söylüyor Ak Partililer.
İşte buna da itiraz geldi. Ak Partililerin Rafet Vergili’yi emekli ettik şeklindeki görüşüne, ‘Başkan Vergili de 15 yıl da kaç tane belediye başkan adayını, kaç tane milletvekilini emekli etti. Önce onun hesabını yapsınlar. Bunu da yazar mısın ’ şeklinde görüş geldi, yazdım…
***
Gazeteciler ve Siyasetçiler
Ben köşe yazılarım da bana gelen bilgi – yorum – görüş – öneri – değerlendirme adı ne olursa her şeyi yazarım. İsmimi ver öyle yaz derlerse isimleriyle yazarım. Yok sadece görüşümü yaz ismimi verme derlerse gelen görüşler diye yazarım.
Tabi ki siyasette herkes kendi penceresinden bakar. Kimi destekler, kimi karşı çıkar, bunlar siyasetin doğasında vardır.
GAZETECİNİN GÖREVİ ise bir tarafın hoşuna giden cümleleri yazıp diğer tarafın söylediklerini görmezden gelmek değildir. KAMUOYUNDA KONUŞULAN GÖRÜŞ NEYSE ONU AKTARMAKTIR.
Dün alkışlayan bugün eleştirebilir, bugün eleştiren yarın destek verebilir. Siyaset böyle bir alan. Ama gazetecilikte önemli olan; konuşulanı, tartışılanı ve verilen cevapları kamuoyuna yansıtabilmektir.
Bazıları her yazının altında mutlaka bir taraf arıyor olabilir. Ama şu atlanılmamalı, taraf olan siyasetçilerdir, gazeteciler değildir…


