Reklam
Reklam
Bölgenin Sesi Gazetesi Avatarı
Bölgenin Sesi Gazetesi tarafından
10 Nisan, 2023 16:59 tarihinde yayınlandı
0

Onkloji İşi, Kademe Kademe Yapılması Gereken İş..

Karabük Üniversitesi Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Nihat Yılmaz, onkoloji hastanesinin açılması için gerekli aşamaların bulunduğu ve kademe kademe yapılması gerekli iş bir olduğunu söyledi.

5000 EVLER’DEKİ YER İLE İLGİLİ PLANLAMA YOK

Önümüzdeki günlerde açılarak hizmet vermesi beklenen 5000 Evler’deki 76 yatak kapasiteli hastanenin onkoloji hastanesi olması ile ilgili hiçbir planlanmanın olmadığını hatırlatan Baş Hekim Yılmaz “ Hastanemize iki ek bina projemiz var. Bir tanesi 5000 Evler’de olan binamız var. Bunun yapımı tamamlandı, yakında bize verilebilir. Bize verildikten sonra biz oraya tüm branşlarda poliklinik, acil ve psikiyatri dallarında hizmet verecek 76 yataklı hastanemiz olacak. Buranın açılması ile birlikte, poliklinik bazında, acil bazında ve klinikler bazında buradaki hastanemizi rahatlatacak.Proje şu anda Sağlık Bakanlığı ve Sağlık Müdürlüğü arasında devam ediyor. Yer teslimi sağlık müdürlüğünden bize yapılacak.  Bize ek binanın teslim edilmesinden sonra 10 günlük bir süre içerisinde tüm eksiklikleri gideririz.  76 yataklı hastane projesi ihaleye çıkıldığı zaman zaten fizik ve psikiyatri için çıkıldı. Orasının onkoloji hastanesi olması ile ilgili bir planlama yok. Onkoloji binasının yapılıp kurulmuş olsa bile ana biraya yani şu anda bulunduğumuz binaya yakın olmak durumunda” dedi

KADEME KADEME YAPILMASI GEREKEN İŞ

Onkoloji işinin kademe kademe yapılması gereken bir iş olduğunu belirten Karabük Üniversitesi Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhakemi Doç. Dr. Nihat Yılmaz “Şu anda bizim onkoloji ile ilgili ana binamızda 150 yataklı bir hastane projesi var. Fakat sağlık müdürlüğünden ihale aşaması, yapım aşaması tamamlanmış değil. Onkoloji işi kademe kademe yapılması gereken bir iş.  Önce kanser hastalarının tanısı ve teşhisi konulması gerekiyor.  Tanı ve teşhisi konusunda biz burada tanıyı koyabiliyoruz. Tanıyı koyduktan sonra evrelendirilmesi ile ilgili bir tomografi cihazı gerekiyor. Biz tomografi cihazı ile ilgili izinleri Sağlık Bakanlığından aldık. Fakat bunu şu anda Karabük’e kazandırmanın iki yolu var.  Birincisi merkezi alım dediğimiz sağlık bakanlığının kendisi vermesi. İkincisi ise, hizmet alımı yolu ile.  Şu anda sağlık bakanlığı hizmet alımı konusunda izin verdi. Hizmet alımı da ihale yolu ile yapılıyor, üç yıllık beş yıllık. Biz bununla ilgili üç defa ihalemizi yaptık. Dördüncü defa yapacağız ihalemiz hazır. Tabi bu ihaleye girecek firmalar olayın maddi boyutuna bakıyorlar, burada ihaleyi katılacaklarına İstanbul’da ihaleye giriyorlar. Sonuçta ihaleye giren olmuyor.Bizde Karabük’teki büyüklerimiz aracılığı ile merkezi alım yolu ile Karabük’e kazandırmaya çalışıyoruz. Onkoloji de ikinci aşama ise tedavi aşaması, tedavi aşamasında radyoloji merkezinin kurulması gerekiyor. Radyoloji merkezi ile ilgili 150 yatak kapasiteli hastanemizde bu merkezi kurabiliriz. Eğer burası olmaz ise, radyoloji merkezi kurabileceğimiz zemin ve yerimiz hazır” dedi. (Sadık Arslan)

https://www.youtube.com/watch?v=vwHCUfVvm3U

Bizi sosyal medyadan takip edin
Şafak Zeki Akca Avatarı
Şafak Zeki Akca
06 Haziran, 2026 15:45 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

BUGÜN KARABÜK ÜNİVERSİTESİ İÇİN NE YAPTIN?

Şafak Zeki Akca yazdı
Karabük Üniversitesinde cuma günü anlamlı bir etkinlik düzenlendi.
Biz de ekibimizle birlikte bu programa katılım sağladık.
Etkinliğin amacı, Karabük Üniversitesinin kuruluşunun 19. yıl dönümünü kutlamaktı. Programın açılış konuşmasını Karabük Üniversitesi Rektörü Fatih KIRIŞIK yaptı ve üniversitenin bugün geldiği noktaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Ancak konuşmacılar arasında beni en çok etkileyen isim Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç oldu.
Müsaadenizle önce onun konuşmasından söz etmek istiyorum.
Sayın Keskinkılıç, konuşmasında Karabük Üniversitesinin kurucu rektörü merhum Prof. Dr. Burhanettin Uysal’ı da andı. Uysal’ın üniversitenin kuruluş yıllarında ortaya koyduğu mücadeleyi ve Karabük Üniversitesinin bugünlere geliş sürecindeki emeklerini anlattı.
Bu anlatım sırasında aralarında geçen bir diyaloğu paylaştı:
“Bugün Karabük Üniversitesi için ne yaptın Ali Hoca?”
Rahmetli Burhanettin Hocamızın bu sözünü biz de çok iyi hatırlıyoruz. O dönemlerde yapılan sohbetlerde, üniversiteye dair her konu açıldığında bu cümleyi sık sık dile getirirdi.
Aslında bu soru yalnızca Ali Hoca’ya değil, Karabük’te yaşayan herkese yöneltilmiş bir soruydu. Çünkü Karabük Üniversitesi sadece öğrencilerin eğitim aldığı bir kurum değil; şehrin sosyal, kültürel ve ekonomik gelişimine yön veren en önemli değerlerden biridir.
Bugün geriye dönüp baktığımızda üniversitenin binlerce öğrencisi, yüzlerce akademisyeni, uluslararası başarıları ve şehre kattığı canlılıkla Karabük’ün en önemli markalarından biri haline geldiğini görüyoruz.
Belki de bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru hâlâ aynı:
“Bugün Karabük Üniversitesi için ne yaptın?”
Çünkü bir şehrin geleceği, o şehrin üniversitesine verdiği değer kadar güçlü olur.
Sayın Ali Keskinkılıç’ın bu sözleri salonda yankılanırken gözlerim istemsizce bir gazeteci meslektaşıma çevrildi. Bu tamamen bir refleksti. Çünkü son birkaç yılda Karabük Üniversitesi üzerinden yürütülen tartışmalar aklıma geldi.
Hepimiz hatırlıyoruz. Karabük Üniversitesi Rektörü Fatih Kırışık, öyle eleştirildi, öyle yıpratılmaya çalışıldı ki mesele zaman zaman Türkiye gündemine kadar taşındı. Üniversiteyi hedef alan açıklamalar, Fatih Kırışık ve yönetime yönelik sert eleştiriler, hatta hakaret boyutuna ulaşan ifadeler havada uçuştu.
Bugün ise dönüp bakıyorum.
Karabük Üniversitesinin kuruluşunun 19. yılı kutlanıyor. Üniversitenin geçmişi, bugünleri ve geleceği konuşuluyor. Şehrin en önemli değerlerinden biri olarak gösteriliyor.
Peki o günlerde söylenen onca söz ne oldu?
O ağır eleştiriler, o kesin hükümler, o sert ithamlar şimdi nerede?
Göreniniz, bileniniz var mı?
Elbette eleştiri olacaktır. Her kurum eleştirilebilir, her yönetim sorgulanabilir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak eleştiri ile yıpratma çabası arasındaki çizginin de iyi korunması gerekir.
İşin ilginç tarafı, sözünü ettiğim bu muhterem şahısla sosyal medya üzerinden arkadaşlığımız o gazeteci dostumuz tarafından kaldırılmış. Açık konuşmak gerekirse, Karabük Üniversitesine ve Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık’a verdiğimiz destekten ve bize kırgın olduğundan dolayı düşünüyorum.
Varsın olsun…
İnsanlar farklı düşünebilir, farklı değerlendirmelerde bulunabilir.
Ama biz öyle değiliz.
Biz dostlarımızı, sırf bizim gibi düşünmüyor diye hayatımızdan çıkarmayız. Bir gün aynı masada oturduğumuz, aynı şehrin meselelerini konuştuğumuz insanları silip atmayız.
O yüzden kendisi hâlâ arkadaş listemizde duruyor.
Çünkü bizim için önemli olan kişiler değil, ilkelerimizdir.
Dün olduğu gibi bugün de Karabük’ün menfaatine olduğuna inandığımız her işin yanında olmaya devam edeceğiz.
Rahmetli Burhanettin Uysal’ın yıllar önce sorduğu o soru bugün de güncelliğini koruyor:
“Bugün Karabük Üniversitesi için ne yaptın?”
Aslında bu soru yalnızca üniversite için değil, Karabük için ne yaptığımızın da bir muhasebesidir.
Çünkü güçlü bir üniversite, güçlü bir şehir demektir. Güçlü bir şehir ise geleceğe daha güvenle bakan bir toplum demektir.
Kalın Sağlıcakla