
Sabır ve sadakatin Rize’deki adı: Atmacacılık geleneği
Rize’nin asırlık atmacacılık geleneği, dağlardaki titiz karakter seçiminden tarladaki sabırlı eğitime ve insanla kuş arasında kurulan derin sevgi bağına kadar uzanan çok boyutlu ritüelleriyle yaşayan bir kültür mirası olarak öne çıkıyor.
Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) ve Çayeli Kaymakamlığı iş birliğiyle yürütülen Çayeli Kültürel Miras Atlası: Tarih, Kültür ve Yaşayan Miras projesinde saha çalışmaları meyvelerini vermeye başladı. Bölgenin köklü geçmişini ve geleneklerini kayıt altına almayı amaçlayan çalışma kapsamında, Rize kültürünün simgelerinden ata yadigârı atmacacılık geleneği tüm detaylarıyla gözler önüne serildi. Çayeli ilçesinde yaşayan ve bu kültürü yaşatan isimlerden Cavit Kızılkaya, atmacacılığın bir avcılık yönteminden ziyade derin bir bağ, sabır ve yüksek bir gözlem kabiliyeti gerektirdiğini anlattı.
Karakter analizi doğada başlıyor
Atmacanın yüksek rakımlı dağlarda yakalandığını belirten Kızılkaya, bağ kurma sürecinin ilk andan itibaren başladığını ifade ederek, atmacanın tüylerinin düzenine ve bakışlarına göre karakter analizi yapıldığını, aranan özelliklerin bulunmaması durumunda kuşun bekletilmeden doğaya salındığını vurguladı.
Ava çıkmadan önce tarla eğitimi
Kuşun ava hazırlanma sürecinde uygulanan tarla eğitimine değinen Kızılkaya, atmacanın çevresel faktörlere alışmasının kritik olduğunu belirterek, tarlada geçen 5-10 günlük alışma sürecinin ardından yasal kotayla av sahasına çıkıldığını aktardı.
İnsanlar üç ayda ayrılıyor, biz 17 yıl beraber yaşadık
Atmacaların doğadaki ömrünün ortalama 12 yıl olduğunu hatırlatan Kızılkaya, bir kuşu 17 yıl boyunca beslediğini belirterek bu durumun tamamen karşılıklı bir sevgi ve sadakat meselesi olduğunu ifade etti.


Kaynak: İHA
İlgili Haberler
TümüResmi İlanlar
Tüm İlanlarYorumlar
Henüz yorum yok.
İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.





