SAFRANBOLU’DA FESTİVAL VAR, PEKİ KARABÜK NEREDE?
Safranbolu'da bu yıl 10'uncusu düzenlenen Uluslararası Safran Hasadı Festivali büyük bir ilgi görürken, Karabük'ün ortak sahiplenmesi ve üreticinin kazancı eleştiriliyor.
Şafak Zeki Akca yazdı
Safranbolu'da yine safran zamanı…
Tarihi sokaklar hareketli. Kortejler, konuklar, şefler, hasat etkinlikleri… Bir de yaklaşık 1 ton safranlı pilav!
Bu yıl 10'uncusu düzenlenen Uluslararası Safran Hasadı Festivali, Safranbolu'nun tanıtımı açısından önemli bir organizasyon. Belediye Başkanı Elif Köse'nin öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlik, ilçenin tarihi mirasına safran markasını da ekleme çabasının bir parçası.
Önce hakkını teslim edelim. Güzel bir organizasyon, güzel bir tanıtım…
Ama insanın aklına bir soru geliyor:
Festival var, peki Karabük'ün ortak sahiplenmesi nerede?
1 Kasım'daki açılışta Karabük Valisi Oktay Çağatay vardı. Kaymakam, belediye başkanları ve ilçe protokolü de törendeydi.
Ancak Karabük'ün üç milletvekili açılışta yoktu.
Cem Şahin…
D. Ali Keskinkılıç…
Cevdet Akay…
Elbette herkesin programı olabilir. Katılamamanın farklı gerekçeleri bulunabilir. Kimseye haksızlık etmeyelim.
Ancak mesele isimlerden ibaret değil.
Safranbolu safranı yalnızca bir ilçenin değil, bütün Karabük'ün ortak değeri. Uluslararası bir organizasyon düzenlenirken şehrin temsilcilerinin aynı heyecan etrafında buluşması önemli değil mi?
Karabük'ün ortak değerleri, ortak sahiplenmeyi hak ediyor.
Gelelim safrana…
Bir çiçekten çıkan birkaç kırmızı tel. Toplaması zahmetli, üretimi emek isteyen, ekonomik değeri yüksek bir ürün.
Yaklaşık 1 ton safranlı pilav ikram edilmesi elbette dikkat çekici. Uluslararası şeflerin Safranbolu'da buluşması da…
Ancak asıl sorumuz şu: Bu festivalden üretici ne kazanıyor?
Üretim alanları genişliyor mu? Gençler safran yetiştiriciliğine yöneliyor mu? Üretici uluslararası pazara ulaşabiliyor mu?
Çünkü safranın gerçek değeri, festivalde dağıtılan pilavla değil, onu yetiştiren insanın kazancıyla ölçülmeli.
Bir de Karabük'ün tamamını düşünelim.
Safranbolu'nun tarihi evleri, Yenice'nin ormanları, Eskipazar'ın Hadrianopolis'i, Karabük'ün sanayi mirası…
Hepsi aynı şehrin zenginliği.
Safranbolu'ya gelen turist neden yalnızca tarihi çarşıyı gezip dönsün? Neden Yenice'yi görmesin, Hadrianopolis'i ziyaret etmesin?
Bir ilçeye gelen ziyaretçiyi şehrin tamamıyla buluşturabilmek gerekiyor. Bunun için valilik, belediyeler, milletvekilleri, üniversite, odalar ve turizm sektörü ortak bir hedefte buluşmalı.
Safranbolu'nun kazancı, Karabük'ün kazancı.
Festival yapmak önemli ama başarıyı yalnızca kortejler, protokol fotoğrafları ve katılımcı sayısıyla ölçemeyiz.
Bir yıl sonra safran üretimi artmış mı? Üreticinin geliri yükselmiş mi? Turizm sezonu uzamış mı? Esnaf daha fazla kazanmış mı?
Asıl bakmamız gereken bunlar.
Dört gün festival yapmak güzel. Asıl hedef 365 gün turizm.
Safranbolu'nun tarihi var, safranı var, dünyada tanınan bir markası var. Karabük'ün de birbirinden kıymetli değerleri…
Eksik olan, bunları tek bir büyük hikâyede buluşturabilmek.
Vali oradaydı, festival yapıldı, hasat gerçekleştirildi. Ancak milletvekillerinin açılışta bulunmaması da dikkat çekti.
Kimseye haksızlık etmeyelim ama bir gerçeği de unutmayalım:
Karabük'ün ortak değerleri, ortak aklı ve ortak sahiplenmeyi bekliyor.
Çünkü mesele sadece safran değil…
Mesele, Karabük'ün birlikte kazanabilmesi!
Resmi İlanlar
Tüm İlanlarYorumlar
Henüz yorum yok.
İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.


