Karabük Postası’nı Okumuyorsan, Karabük’ten Haberin Yok!
1956 yılından bu yana yayın hayatını sürdüren Karabük Postası, şehrin hafızası olmaya devam ederken yerel basının yaşatılması ve okunmasının önemine dikkat çekiliyor.
Şafak Zeki Akca yazdı
Bir şehir düşünün…
Kendi gazetesini okumuyor ama gündemden haberdar olduğunu düşünüyor. Sosyal medyada birkaç paylaşım görüyor, birilerinden duyduklarını dinliyor ve Karabük’te olup bitenleri bildiğini sanıyor.
Oysa bir şehrin gündemi, sosyal medyaya düşen birkaç başlıktan ibaret değil. Görünmeyen sorunlar, duyulmayan sesler, alınan kararlar ve bunların vatandaşın hayatına etkileri var. Bunları öğrenmenin yollarından biri de yerel basını takip etmek.
İşte Karabük Postası’nın önemi burada başlıyor.
12 Ekim 1956’dan bu yana yayın hayatını sürdüren Karabük Postası, şehrin değişimine tanıklık eden köklü bir yayın organı. Siyasetten ekonomiye, toplumsal hayattan insan hikâyelerine uzanan yayın geçmişiyle yalnızca bugünü anlatmıyor; geleceğin Karabük’üne de bir hafıza bırakıyor.
Yöneticiler değişiyor, kuşaklar değişiyor, şehir değişiyor. Ancak yaşananları kayda geçirmek, geçmişle gelecek arasındaki bağı koruyor.
Çünkü bir şehrin hafızası, yaşadıklarını ne kadar kayıt altına alabildiğiyle de ölçülür.
Gazeteden haber bekleyip okumamak!
Yerel basın yaşasın istiyoruz. Şehrin sorunları yazılsın, yöneticilerin çalışmaları takip edilsin, vatandaşın sesi duyurulsun…
Peki, kendi şehrimizin gazetesine ne kadar zaman ayırıyoruz?
Gazetelerden haber bekliyoruz ama okumayı ihmal ediyoruz. Yerel basının geleceği, yalnızca yayıncılık kalitesine ve güvenilirliğine değil, okuruyla kurduğu bağa da bağlı.
Bir gazetenin yaşaması için basılması yetmez. Okunması, takip edilmesi ve toplumda karşılık bulması gerekir.
Karabük’ün kendi sesine ihtiyacı var
Ulusal medyada yer bulmayan bir gelişme, Karabük için son derece önemli olabilir. Bir mahalledeki sorun, orada yaşayan vatandaşın en büyük gündemi hâline gelebilir.
Yerel gazetecilik, tam da bu ayrıntıları görür. Esnafın beklentisini, vatandaşın talebini ve alınan kararların şehre etkisini gündeme taşır.
Karabük Postası’nın arşivi de bu açıdan ayrı bir değer taşıyor. Bugün sıradan görünen bir haber, yıllar sonra şehrin geçmişine ışık tutan bir belgeye dönüşebilir.
Elbette köklü bir geçmiş tek başına yeterli değil. Gazetenin bugün de değerini koruması için doğru habercilik yapması, okurunun güvenini kazanması ve değişen medya dünyasına ayak uydurması gerekiyor.
Ancak bir gerçek de unutulmamalı: Yerel basının yaşaması, yalnızca gazetecilerin değil, o şehirde yaşayan herkesin meselesidir.
Valiliğe de bir çift sözümüz var
Bütün bunları söylerken Karabük Valiliğine de değinmeden geçemeyeceğiz.
Karabük Postası, 1956’dan bu yana bu şehrin gündemini takip eden, yaşananları kayıt altına alan ve kamuoyunun bilgilendirilmesine katkı sunan köklü bir yayın organı. Böyle bir kurumun, şehrin yöneticileri tarafından da önemsenmesini beklemek sanırım fazla bir beklenti değil.
Biz Valiliğimizden ayrıcalık istemiyoruz. Özel bir ilgi ya da farklı bir muamele de beklemiyoruz. Beklentimiz, Karabük’ün köklü bir değerine hak ettiği önemin verilmesi.
Karabük’ün hafızasına, geçmişine ve yerel basının varlığına gösterilecek ilgi, aynı zamanda şehrin kendisine gösterilen ilgidir.
Sayın Valimizden beklentimiz de tam olarak bu.
Neyse… Bundan sonrası için beklentimizi dile getirmiş olalım. Sayın Valimizin de Karabük Postası’na ve şehrin yerel basınına gereken değeri göstereceğine inanmak istiyoruz.
Kapanmasını beklemeyelim
Bir şehrin yolları, fabrikaları ve binaları kadar yaşadıkları, tartışmaları ve hatıraları da önemlidir. Yerel gazeteler, bu birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sağlar.
Karabük Postası, 1956’dan bu yana uzanan yayın geçmişiyle bu şehrin hikâyesinde yer alıyor. Bu hikâyenin devam etmesi, gazetenin sorumluluğu kadar okurun ilgisiyle de ilgili.
Bir gazeteyi okumadığın gün, yaşadığın şehrin gündeminde karanlıkta kalabilirsin. Çünkü kendi şehrinde neler olup bittiğini bilmeden onun geleceği hakkında söz söylemek kolay değildir.
Karabük Postası yalnızca geçmişten kalan bir isim değil; bugün de okunmayı, takip edilmeyi ve eleştirilmeyi hak eden bir yayın organı.
Karabük Postası’nın da elbette eksikleri olabilir. Eleştirilebilir, sorgulanabilir. Zaten güçlü bir basın, eleştiriden kaçmayan ve kendisini yenileyebilen basındır.
Ama bir şeyi unutmayalım: Bir gazetenin değerini, kapandıktan sonra anlamanın kimseye faydası yok.
Karabük Postası sizin gazeteniz. Karabük’ün hafızasının bir parçası. Kıymetini anlamak için kapanmasını beklemeyelim.
Son olarak;
Karabük Postası, sizlerin desteği ve sahiplenmesiyle bugünlere geldi. Bu şehir için yazmaya, Karabük’ün hafızası olmaya ve okurlarımızla birlikte yol yürümeye devam edeceğiz.
İyi ki varsınız, iyi ki Karabük Postası var!
Kalın Sağlıcakla
Resmi İlanlar
Tüm İlanlarYorumlar
Henüz yorum yok.
İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.

