Reklam
Reklam
Halil Kızılyer Avatarı
Halil Kızılyer tarafından
17 Ağustos, 2026 11:08 tarihinde yayınlandı
0

Safranbolu’da 150’den Fazla Eski Üyeye İcra Şoku İddiası

“BORÇ BİZİMSE ÖDEYELİM, PEKİ NEDEN YILLARCA BEKLENDİ?”

Yıllar önce ticaret hayatından çekilen 150’nin üzerinde eski üyenin geçmiş dönem aidat borçları nedeniyle avukat ve icra süreçleriyle karşı karşıya kaldığı iddiası Safranbolu’da gündem oldu. Esnaflar, borçların yıllarca tahsil edilmemesinin ardından gecikme ve takip giderleriyle büyümesine tepki gösterirken, gözler Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası’ndan gelecek açıklamaya çevrildi.

Safranbolu’da son günlerde en çok konuşulan konuların başında, ticari faaliyetlerini yıllar önce sonlandıran eski üyelerin geçmiş dönem aidat borçları nedeniyle icra takibiyle karşı karşıya kaldığı iddiaları geliyor.

Edinilen bilgilere göre, ticaret hayatını yıllar önce bırakan, iş yerlerini kapatan ve ekonomik nedenlerle faaliyetlerini sonlandıran 150’nin üzerinde eski üye hakkında geçmiş dönem aidat borçları nedeniyle avukat ve icra yoluyla takip başlatıldığı öne sürülüyor. Bazı borçların 5, 10, hatta 15 yıl öncesine dayandığı iddia edilirken, aradan geçen süre içerisinde gecikme, avukatlık ve icra giderlerinin de eklenmesiyle bazı borçların önemli ölçüde arttığı ifade ediliyor.

Konuya tepki gösteren bazı eski esnaflar ise borçlarının bulunmadığını kesin biçimde savunmak yerine, asıl olarak borçların yıllarca neden tahsil edilmediğini sorguluyor.

“Borç bizim borcumuzsa ödeyelim. Ancak neden 10-15 yıl beklendi?” sorusu, tartışmanın merkezinde yer alıyor.

Esnaflar, ticari faaliyetlerini yıllar önce sona erdirmiş kişilere zamanında ulaşılması, borçların hatırlatılması veya makul ödeme seçeneklerinin sunulması halinde birçok dosyanın icra aşamasına gelmeden çözülebileceğini belirtiyor. Özellikle ekonomik sıkıntılar nedeniyle iş yerini kapatmış ve o dönem banka, vergi, çalışan ve diğer borçlarla mücadele etmiş kişilerin, yıllar sonra karşılarına çıkan yüksek tutarlı takip dosyaları karşısında zor durumda kaldığı ifade ediliyor.

TARTIŞMANIN ODAĞINDA TAHSİLATIN ZAMANI VAR

Kamuoyunda oluşan tartışmanın, “STSO’nun alacağını istemeye hakkı var mı?” sorusundan çok, “Bu alacak neden yıllarca bekletildi ve borçluya zamanında hangi imkanlar sunuldu?” sorusu üzerinde yoğunlaştığı görülüyor.

Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası’nın görev ve yetkileri kapsamında, ticareti terk eden ve ödeme güçlüğü yaşayan üyelerin aidat borçları ile gecikme zamlarının affı veya yeniden yapılandırılması konusunda oda meclisinin yetkilerine ilişkin düzenlemelerin bulunduğu belirtiliyor.

Bu nedenle eski üyeler, söz konusu yetkinin geçmiş yıllarda ne ölçüde kullanıldığının da açıklanmasını istiyor.

Daha önce kaç kişinin borcunun yapılandırıldığı, kaç kişinin gecikme zammından yararlandığı ve hangi şartlarda ödeme kolaylığı sağlandığı kamuoyunun yanıt beklediği sorular arasında yer alıyor.

2023’TEKİ YAPILANDIRMA DA GÜNDEMDE

STSO’nun geçmiş yıllarda yapılandırma uygulamalarına başvurduğu da hatırlatılıyor. 2023 yılında geçmiş dönem aidat borçlarına ilişkin ödeme kolaylığı sağlandığı ve belirli şartlarda gecikme zamlarının alınmayacağının duyurulduğu ifade ediliyor.

Ancak burada da başka bir soru ortaya çıkıyor: Ticaret hayatını yıllar önce tamamen bırakmış eski üyeler bu düzenlemeden haberdar edildi mi?

Yapılandırma döneminde kendilerine ulaşılması mümkün oldu mu? Borçlulara doğrudan bildirim yapıldı mı? Yapılandırma imkanından yararlanamayan veya haberdar olmayan kişiler için daha sonra farklı bir çözüm yolu değerlendirildi mi?

Esnaflar, bu soruların yanıtlanmasının tartışmanın sağlıklı biçimde değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtiyor.

“ASIL MESELE AVUKAT DEĞİL, DOSYANIN NEDEN YILLAR SONRA GÖNDERİLDİĞİ”

Takip dosyalarının avukatlara intikal etmesi konusunda da bazı eski üyelerin eleştirilerinin yanlış yere yöneltilmemesi gerektiği ifade ediliyor.

Esnaflara göre, kendisine verilen dosyanın tahsilatını yapmak avukatın görevi. Asıl sorgulanması gereken ise geçmiş dönem alacağının neden yıllarca bekletildikten sonra icra aşamasına getirildiği.

Örneğin geçmişte 1.000 lira seviyesinde olan bir aidat borcunun bugün gecikme, vekalet ve icra giderleriyle ne kadar olduğu, borçluya yıllar içerisinde kaç kez ulaşılmaya çalışıldığı ve icra öncesinde herhangi bir ödeme kolaylığı sunulup sunulmadığı kamuoyunun merak ettiği konular arasında bulunuyor.

ALACAK DEVRİ İDDİASI DA ARAŞTIRILMALI

Tartışmayı daha da büyüten bir diğer iddia ise bazı geçmiş dönem alacaklarının ana borçtan daha düşük bedellerle bir fon veya üçüncü kişilere devredildiği ve sonrasında borçlular hakkında daha yüksek tutarlar üzerinden takip başlatıldığı yönünde.

Bu iddianın doğru olup olmadığı ise henüz kamuoyu tarafından bilinmiyor.

Eğer böyle bir alacak devri gerçekleştiyse, hangi alacakların hangi bedeller üzerinden devredildiği, devir işleminin hangi şartlarda yapıldığı, STSO’nun bu işlemden ne kadar gelir elde ettiği, devredilen alacakların toplam ana para tutarının ne olduğu ve bugün borçlulardan ne kadar tahsilat talep edildiği sorularının da yanıtlanması bekleniyor.

Ayrıca alacak devri söz konusuysa, borçlulara aynı koşullarla borçlarını doğrudan kapatma imkanının sunulup sunulmadığı da açıklanması isteniyor.

SİYASETÇİLERE DE ÇAĞRI

Bazı esnaflar ise konunun yalnızca STSO ile eski üyeler arasındaki bir alacak meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor.

Kentte faaliyet gösteren siyasi partilerin ve siyasetçilerin de kamu adına konuyu sorgulaması gerektiğini belirten esnaflar, kaç kişi hakkında işlem yapıldığının, toplam ana para tutarının ne kadar olduğunun, gecikme ve icra giderlerinin toplamının ne kadar tuttuğunun ve kaç dosyanın avukata ya da icraya gönderildiğinin açıklanmasını istiyor.

Esnaflara göre borcun ödenmesi temel bir yükümlülük. Ancak yıllarca tahsil edilmeyen bir borcun gecikme ve takip giderleriyle büyümesinin ardından doğrudan icra sürecine taşınması da hakkaniyet açısından tartışılması gereken bir konu.

KAMUOYU SOMUT RAKAMLARI BEKLİYOR

Safranbolu’daki tartışmanın sona ermesi için en önemli beklentinin şeffaflık olduğu belirtiliyor.

STSO’nun kaç eski üye hakkında işlem başlattığını, söz konusu borçların hangi yıllara ait olduğunu, toplam ana para miktarını, gecikme ve icra giderlerinin toplamını, kaç dosyanın avukata ve icraya gönderildiğini, geçmiş dönemlerde kaç kişiye yapılandırma veya ödeme kolaylığı sağlandığını açıklaması halinde kamuoyundaki soru işaretlerinin önemli ölçüde giderilebileceği ifade ediliyor.

Varsa alacak devirlerinin de hangi şartlarda gerçekleştirildiğinin açıklanması isteniyor.

Çünkü tartışmanın yalnızca “Yasal mı, değil mi?” sorusundan ibaret olmadığı vurgulanıyor. Esnafların önemli bir bölümü, kurumların yasal alacaklarını talep etmesine karşı olmadıklarını ancak bu yetkinin kullanılması sırasında hakkaniyet, ölçülülük, güven ve dayanışma ilkelerinin de gözetilmesi gerektiğini savunuyor.

GÖZLER STSO YÖNETİMİNDE

Safranbolu’da şimdi gözler Safranbolu Ticaret ve Sanayi Odası yönetimine çevrilmiş durumda.

Kamuoyunun beklentisi, iddialara karşılık açık, şeffaf ve somut rakamlara dayalı bir açıklama yapılması.

Kaç eski üyeye işlem başlatıldığı, borçların hangi dönemlere ait olduğu, ana para ile gecikme ve icra giderlerinin ne kadar olduğu, geçmişte hangi üyelerin yapılandırmadan yararlandığı ve varsa alacak devirlerinin hangi koşullarda gerçekleştirildiği açıklığa kavuşturulduğunda, tartışmanın da daha sağlıklı bir zemine oturacağı belirtiliyor.

Safranbolu’da eski esnaflar “Borç bizim borcumuzsa ödeyelim. Ancak bu borç gerçekten yıllar önce tahsil edilebilecekken neden bugüne kadar beklendi?” diye soruyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin