Vatandaşlar eleştiriyorlar.
Karabük’ten Safranbolu’ya kadar vınnn diye gidilecek trafik ışıkları olmayacak denilerek yapılan KARDEMİR kavşağında proje sonunda ilave trafik ışıkları yapıldı
Trafik ışıklarında bekliyoruz…
Hastanede bekliyoruz…
Resmî dairede bekliyoruz…
Verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz…
Derken şimdi de yol da bekliyoruz.
Bekle, sabret, bekle, sabret…
Sanki bu şehrin kaderi beklemek, sabretmek olmuş, diyorlar.
Karayolları yazın müsait zamanlarda değil de okulların açıldığı zamana denk getirerek yol çalışması başlamış, bekliyoruz, diyorlar.
Sabah işe, okula giden; akşam evine dönmeye çalışan vatandaşlar araç kuyruğunda bekliyoruz,
Bu işler neden hep vatandaşın en yoğun olduğu zamanda başlıyor?, diyorlar.
Yetki karayollarında olabilir de, şehrimizin kurumları hiç mi müdahil olmaz ?
Valiliğin ya da Belediyenin işi değil tamam karayollarının işi de kara yollarından bize ne , diyorlar.
Araç kuyruklarında biz bekliyoruz, şehrimizin yöneticilerinden çözüm istiyoruz, diyorlar.
Kent trafiğinin yönetimi sadece karayolları “çalışma yapılıyor” deyip geçilecek bir mesele değil. Valilik ve belediyenin de sahada trafiği rahatlatacak, alternatifleri düzenleyecek ve vatandaşı önceden bilgilendirecek bir planı olmalı değil mi ?, diyorlar.
Bekleme yapmayalım, ilerleyelim değil mi ?, diyorlar.
Kara-yolları, Kara – bük.
Adı KARA ile başlıyor diye hep mi kara bu kent insanının kaderi ?, diyorlar.
***
Sabır Sabır Ya Sabır
Karayollarının yol çalışmasının plansızlığı
Alternatif yol eksikliği vs. bazı vatandaşları canından bezdirmiş durumda.
Gerçekten onlarca şikayet aldığım, yaz lütfen denildiği için dediklerini yukarıda yazdım.
İnsanlar bezmiş…
Karayollarına da değil şehrin kurumlarına tepki gösteriyorlar.
Hep bekleyecek miyiz, hep sabredecek miyiz düzgün bir planlama neden yapılmıyor diyorlar.
Yolda beklemekten , sabretmekten bıktık, diyorlar.
Yazdım işte ama bir de şarkı sözüyle bitireyim bu kısmı
90’lı yıllarda şarkıcı Göksel’in ‘SABIR’diye bir şarkı vardı
Onun sözleriyle bitireyim
SABIR
Canımdan bezdim öyle öyle beterim
Oyuncak oldum ellerindeyim
Köle miyim ben ay
Gel deyince geleyim
Sıkılınca gideyim
Yazık bana vay
Kime şikayet edeyim
Başından ne bileyim
Sabır sabır ya sabır
Sabır sabır ya sabır
Belki de akıllanır ah
Belki de akıllanır
***
Uç Desek Deve, Koş Desek Kuş
Karabük’te bazen bir işin peşine düşünce devekuşu hikâyesi geliyor akla…
Hani deveye sormuşlar boynun neden eğri ?
Yok ya bu o değildi.
Bu, şu.
Devekuşuna ‘uç’ demişler ‘ben deveyim’ demiş
O zaman ‘koş’ demişler ‘ben kuşum’ demiş…
Karabük’te bazı işler hep o hesaptan yani.
Bir proje hazırlanıyor , gündem oluyor , haberleri onlarca kere yapılıyor
Sonra ödenek çıkartılması aylar , yıllar alıyor
Sonra ihale yapılıyor
Sonra çalışma başlıyor, duruyor sonra tekrar başlıyor
Yıllar akıp gidiyor…
Filyos Liman Projesi örneğin
Çok büyük ve çok önemli bir proje
Sanayiciler ;
‘Böyle giderse tesisler kapanır, Karabük’te 3 bin kişi işsiz kalır, Karabük köye döner’, yani “Uçun” diyor, şöyle ilerlendi, böyle gelişti, harika olacak deniliyor, deve çıkıyor.
‘Bizim buradan İstanbul’a 20-30 dolar navlunumuz var. Filyos’u açarsanız bizim önümüz açılır. Bize net tarih verin’ yani “Koşun” diyor, çalışmalar devam ediyor deniliyor, kuş oluyor.
Sonuç olarak, 50 küsur YILDIR Filyos Liman Projesinin bitirilmesi ve sanayicinin kullanımına açılması hala bekleniyor.
‘İnşallah 2027’nin sonuna doğru da bütün işlemleri yapmış olacağız.’ açıklamasını da hatırlatmak lazım.
İnşallah tabi, İnşallah…
