Dün yazdım. 11 yaşındaki Karabüklü sporcu Muhammed Fatih Lord dünya şampiyonu oldu. 3 dünya şampiyonluğu ve 1 dünya ikinciliği kazanarak büyük bir başarıya imza attı.
Sadece Karabük’ü değil Türkiye’yi gururlandırdı.
Karabük’ün adını dünya kürsüsüne taşıdı.
Şimdi sıra Karabük’te, bu evlada hep birlikte sahip çıkalım.
Paletli Yüzme, bireysel branşlar içinde en fazla emek, zaman ve MADDİ DESTEK isteyen sporlardan biri çünkü.
Özellikle Karabüklü iş insanları ve sanayi kuruluşları için Muhammed Fatih Lord gibi sporcular önemli bir SOSYAL SORUMLULUK FIRSATIDIR.
Öyle at – deve falan değil ha. Düşük rakamlar onlara göre, gerçekten komik rakamlar onlara göre. Ama 11 yaşındaki dünya şampiyonu için zor ve büyük… Ha forma sponsoru olur dünya şampiyonun formasını göğsünde sponsor firmanın ismi de dünya da görünür.
(Bu sponsorluk direkt para değil de ; Palet, Yarış mayosu, gözlük şnolker vs. kalacakları otel, otobüs veya uçak bileti şeklinde de olabilir. Maddi sıkıntılar olduğunu duyuyoruz, konu acil ve önemli yani)
KARDEMİR’e yakışır aslında bu. Karabük’e yakışır.
Hem Sporcu Kenti Karabük’ün fazlasıyla reklamı böyle olur.
***
Karabük ve Organizasyonlar
Karabük Merkez’de ulusal ve uluslararası organizasyonlar yapmalı
Safranbolu yapıyor
Safranbolu’nun adı Türkiye’nin dört bir yanında, hatta yurt dışında duyuluyor.
Bir haftasonu yapılan organizasyon aylarca yapılacak reklamdan daha fazla ses getiriyor.
Önce birlik – beraberlik lazım tabi.
Örneğin;
Yılda bir kez bütün milletvekilleri, belediye başkanları, KARDEMİR, üniversite, ticaret odası, esnaf odaları, sendikalar, organize sanayi bölgeleri ve sivil toplum kuruluşları bir araya gelse…
Kimse siyaset konuşmasa…
Sadece “Önümüzdeki bir yılda Karabük için hangi işleri bitireceğiz?” diye konuşup fikir fırtınası yapsa
İnanın bu şehir çok şey kazanır.
Ama dün de yazdığım gibi Karabük’ün sorunu fikir yokluğu değil.
Karabük’ün sorunu aynı hedefe BİRLİKTE yürüyememek maalesef.
Partiler üstü birlik sağlayamamak.
Organize olamamak.
Ortak irade oluşturamamak işte…
***
Karabük Dışındaki Değerlerimiz
Karabük merkezi ulusal organizasyonlar yapmalı diyorum.
Birlik olmalı diyorum, bunu yapamıyorsak yine de enseyi karartmayalım
Karabük’te var olan gücü, birikimi içeride birlik sağlayıp değerlendiremiyorsak yeni bir öneri sunayım o zaman.
KARABÜK DIŞINDAKİ KARABÜKLÜLER… Yeni önerim bu.
Türkiye’nin dört bir yanında ve yurt dışında birçok başarılı insanımız var. Bürokratlarımız, sanayicilerimiz, akademisyenlerimiz, mühendislerimiz, bilim insanlarımız, yöneticilerimiz vs.vs…
Ama iş Karabük’e gelince, bu büyük güçten yeterince faydalanabildiğimizi söylemek zor.
Yılda bir kez ya da iki yıl da bir kez örneğin “Karabük Buluşması” yapılsa…
Ankara’da – İstanbul’da değil ama KARABÜK’TE KARABÜKLÜLER BULUŞMASI yapılsa
Büyük Karabük Buluşması yapılsa, adına ne derseniz deyin…
İşi gereği başka şehirlerde hatta yurt dışında yaşayan Karabüklü değerlerimiz davet edilse…
Önce Karabük’te yaşayanlar dışarıdaki Karabüklülerle tanışsa, değerlerini öğrense, bir kontakt kurulsa
Sonra da kim yatırım yapabilir?
Kim öğrenciye burs verebilir?
Kim bir fabrikanın önünü açabilir?
Kim yurt dışındaki bağlantılarını Karabük için kullanabilir?
Bunlar konuşulsa… Fikir fırtınası yapılsa…
Dışarıdaki Karabüklü hemşehrilerimizin Karabük’e bakışları, Karabük’le ilgili fikirleri, ve Karabük vizyonları bir ortaya konsa…
İnanın çok farklı bir tablo çıkabilir.
En büyük sermaye YETİŞMİŞ insanlardır sonuçta.
Bugüne kadar yeterince değerlendiremediğimiz EN BÜYÜK ZENGİNLİK de budur.
Bir telefonla, bir davetle, bir ortak akıl toplantısıyla başlayacak birçok güzel iş vardır.
Yeter ki “Karabük sevdalısı olan ve memleketime ne kazandırabilirim?” diyen insanları Karabük merkez de aynı çatı altında buluşturabilelim.
Karabük büyüyecekse, bunu sadece Karabük’te yaşayanlarla değil; Karabük’ü gönlünde taşıyan binlerce hemşehrisiyle birlikte başarmalı.
Bu dışarıdaki değerli Karabüklü hemşehrilerimizin de Karabük’e bir vefa borcudur aslında.
Tanıtımsa, reklamsa, birlik beraberlikse, ortak akılsa bundan daha güzel hangi organizasyon olabilir ?
Bunu ciddi ciddi bir düşünmeli ve bu yön de harekete geçmeli Karabüklü yöneticiler bence.
***
Aladağ’da Gurur Günü
- Geleneksel Aladağ Şenlikleri binlerce vatandaşın katılımıyla Aladağ Mesire Alanı’nda yapıldı bildiğiniz gibi. Ben maalesef bir sağlık sorunu nedeniyle o gün katılamadım.
Çok yoğun katılım vardı. TBMM önceki Başkanlarından ve AK Parti Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Karabük’ün Ağabeyi Mehmet Ali Şahin’de şenliğe katıldı.
Şenliğin en çok merak edilen bölümlerinden biri olan ağalık ihalesi hareketli geçti. İhale sonucunda 8. Aladağ Şenlikleri’nin ağası Mehmet Denli oldu.
Şenliğin en çok ilgi gören bölümü ise şüphesiz karakucak güreşleriydi. Er meydanı burası, yiğidin harman olduğu yer derler. İşte o er meydanına bir ‘Şahin’ damga vurdu. Profesyonel güreşçi Mehmet Furkan Şahin, rakiplerini tek tek eleyerek BAŞPEHLİVANLIK unvanını kazandı.
Buradaki en dikkat çekici enstantane ise şampiyonluğun ardındaki aile bağlarıydı
Meydanda bir dede olarak torununun başarısına şahitlik eden Mehmet Ali Şahin,
Yine bir dede olarak şenlik ağalığını göğüsleyen Mehmet Denli,
Bir baba olarak evladının kürsüye çıkışını izleyen Cem Şahin
genç sporcunun bu başarısıyla haklı bir gurur yaşadılar.
Torununun – evladının aslanlar gibi güreşip başpehlivan olması dedelerine ve bir babaya verilecek en güzel hediye olmuştur.
Genç yaşta başpehlivanlık unvanını alan Mehmet Furkan Şahin’in bu performansı, arkasındaki aile desteğiyle birleştiğinde gelecek adına ümit verici. Genç güreşçinin disiplinini koruduğu takdirde, önümüzdeki süreçte daha büyük ulusal organizasyonlarda da yeni başarılar kazanacağına inanıyoruz.
Yolu açık olsun, sırtın yere gelmesin . Biz de uzaktan da olsa her başarılı sporcuyla ve bu yazı özelinde Mehmet Furkan Şahin ile gurur duyuyoruz!
