Milyonlarca ev kadını ve ev emekçisini yakından ilgilendiren düzenleme TBMM gündemine taşındı. 40 maddelik kanun teklifiyle, evde karşılıksız verilen emeğin sosyal güvenlik sistemi kapsamında değerlendirilmesi, primlerin Hazine tarafından karşılanması ve geçmiş dönemler için borçlanma imkanı sağlanması öngörülüyor.
Yıllarca ev işleri, çocuk, yaşlı ve hasta bakımı gibi sorumlulukları üstlenen ancak sosyal güvenlik sisteminin dışında kalan kadınlar için dikkat çeken bir düzenleme gündeme geldi.
TBMM’ye sunulan kanun teklifiyle ev kadınlarının ve ev hizmetlerinde çalışanların sosyal güvenceye kavuşturulması hedefleniyor. Teklifte, ev içerisinde harcanan karşılıksız emeğin görünür hale getirilmesi ve kadınların sosyal güvenlik ile emeklilik konusunda yaşadığı sorunların giderilmesi amaçlanıyor.
Ev kadınları SGK ve İş Kanunu kapsamına alınacak
SGK Uzmanı İsa Karakaş’ın aktardığı düzenlemeye göre teklif, yalnızca ev kadınlarını değil, ev hizmetlerinde çalışan kadınları da kapsayacak şekilde sosyal güvence oluşturulmasını öngörüyor.
Teklifte, kadınların ev işi ve bakım yükünün erkeklere kıyasla daha yüksek olduğuna dikkat çekiliyor. TÜİK’in 2025 Zaman Kullanımı Araştırması’na göre kadınlar ev işi ve bakıma günde ortalama 4 saat 3 dakika ayırırken, erkeklerde bu süre 58 dakika olarak hesaplandı.
Düzenlemeyle evde gerçekleştirilen bakım ve temizlik faaliyetlerinin sigortalılık süresine dahil edilmesi ve emeklilik hesabında dikkate alınması hedefleniyor.
Primleri Hazine karşılayacak
Teklifin en dikkat çeken maddelerinden biri ise ev kadınlarının emeklilik ve sağlık primlerinin Hazine tarafından karşılanmasının öngörülmesi.
Bunun yanı sıra isteyen kişilerin ilave prim ödeyerek gelecekte bağlanacak emekli aylığını artırabilmesine imkan tanınması planlanıyor.
Geçmiş yıllarda sigortasız şekilde evde yürütülen çalışmalar için de borçlanma imkanı getirilmesi öngörülüyor. Böylece geçmiş dönemlerin belirli şartlar dahilinde emeklilik hesabına dahil edilmesinin önü açılabilecek.
Emeklilik yaşına ilişkin dikkat çeken düzenleme
Kanun teklifinde yaşlılık aylığına ilişkin de dikkat çeken bir madde bulunuyor.
Buna göre kadınlarda 55, erkeklerde ise 60 yaşından sonra çalışılan her yıl için emeklilik bağlama oranının yüzde 90’a kadar yükseltilmesi teklif ediliyor.
Malullük durumunda ise çalışma gücünü kaybeden ev emekçisine yüzde 70 oranında aylık bağlanması, kişinin başkasının bakımına muhtaç olması halinde bu oranın yüzde 80’e çıkarılması öngörülüyor.
Ev işçilerine İş Kanunu güvencesi
Düzenleme yalnızca emeklilik hakkıyla sınırlı değil. Ev hizmetlerinde çalışanların çalışma koşullarına ilişkin de yeni haklar getirilmesi planlanıyor.
30 günden fazla süren ev işlerinde yazılı iş sözleşmesi zorunluluğu getirilmesi, kıdem tazminatı ve izin haklarının güvence altına alınması öngörülüyor.
Ayrıca mobbing, şiddet ve tacizin yasaklanması, iş sağlığı ve güvenliği kapsamında çalışanlara gerekli koruyucu ekipmanların sağlanması da teklif kapsamında yer alıyor.
İş Kanunu’nda ev hizmetlerinde çalışanlara ilişkin mevcut istisnanın kaldırılması ve ev emekçilerinin İş Kanunu kapsamına alınması da düzenlemenin önemli başlıkları arasında bulunuyor.
Belediyelere kreş ve “mola evi” görevi
Kanun teklifinde sosyal hizmetlere yönelik düzenlemeler de bulunuyor.
Büyükşehir ve ilçe belediyelerine kreş, yaşlı bakım merkezi ve “mola evi” açılması yönünde yasal görev verilmesi öngörülüyor.
Evinde hasta veya yaşlı bakımını üstlenen kişilere ücretsiz psikolojik destek, bakım eğitimi ve hukuki danışmanlık sağlanması da teklif edilen düzenlemeler arasında.
Ayrıca bakım veren kişilerin dinlenebilmesi amacıyla yılda en az 30 gün geçici bakım hizmeti sunulması planlanıyor.
Teklif yasalaşırsa ne değişecek?
Düzenlemenin yasalaşması halinde ev kadınlarının sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesi, emeklilik primleri konusunda devlet desteğinden yararlanması ve geçmiş dönemler için borçlanma imkanına kavuşması hedefleniyor.
Ancak önemli bir ayrıntı bulunuyor: Söz konusu düzenleme henüz kanunlaşmış değil. TBMM’deki yasama sürecinin tamamlanmasının ardından teklifin maddelerinde değişiklik yapılabilecek ve uygulamanın kapsamı ile şartları kesinleşecek.
Bu nedenle ev kadınlarının şu aşamada düzenlemenin kesinleşmiş bir emeklilik hakkı olduğunu düşünmemesi gerekiyor. Teklifin yasalaşıp yasalaşmayacağı ve yürürlüğe girmesi halinde hangi şartların uygulanacağı TBMM’deki süreç sonunda netlik kazanacak.

