Reklam
Reklam
206
0

3 NİSAN RUHUNA NE OLDU…!

Karabük’ü anlamak…
Zor bir uğraş…
Anlaşılmayı zor kılan ne.?
Evet ne.?
Bilinmezcilik mi?
Hayır…

Sosyal sınıfların güçsüzlüğü kentin dinamik yapısını olumsuzlaştırıyor.
Sivil toplum kuruluşları açısından Karabük hayli renkli bir kent.
Ama bu renklilik kentin geleceğine damgasını bir türlü vuramıyor.
Böyle bir durum tarihsel açıdan kentimizi sıkıntıya uğratıyor.
Önünü görememek…
Toplumlar için her zaman müşkülat yaratmıştır.
Ne derler…
Gemi okyanusta yüzer ancak bir türlü yanaşacak liman bulamaz.
Bugünkü Karabük’ün görüntüsü budur.
Kime sorsanız Karabük’te bir duyarsızlık hastalığı vardır.
Sorunlar karşısında taşın altına elini koyacak kimseleri bulamamak.
Peki ama bu çekingen/marazi durumun sosyolojik olarak izahı nedir?
Bunun tek bir yanıtı olabilir?
Kitlelerin sınıf/şehirde yaşama bilincine ulaşamaması.
Peki bu durum bir toplumda neye yol açar.
Kaderciliğin son çözüm yolu olarak benimsenmesine tabii ki.
Karabük’ün şu haline bir bakın hele.
Geçmişten günümüze kent dinamizmden ne kalmış geriye?
Hani 3 Nisan ruhu?
Var mı öyle bir şey ortalıkta.
Geçmişe bakınca insanın ağlamaklı oluyor.
Ama bu neyi halleder ki…?
Dahası…
Neye çözüm olur ki…!

****
Sorumsuzluk belli noktalarda almış başını gidiyor.
Herkes kendi reklamını yapıyor.
Yoğurdum kara diyene daha rastlamadık.
Birilerine göre mükemmel bir görüntü var ortada.
Öyleyse olumsuzlukların açıklamasını kim yapacak?

****
Karabük’ü anlamak.
Cumhuriyet içinde bu tarihsel kimliğine uygun tanımlamalarda bulunmak.
Demesi kolay ama gerçeklemesi çok zor.
Cumhuriyeti anladık ama Karabük’ü bir türlü çözümleyemedik.…!

Evet…
Kozmopolitlik.
Bölgecilik.
Homojenleşemeyen bir toplumsal yapı.
Diyalog eksikliği
İletişimsizlik..
Ben herkesten iyi bilirim inadı.
Mimari açıdan çarpıklık…
Aşırı betonlaşma.
Kendini tarif edememek…
Kendi gerçeklerini görememe…

Diğer Yazılar