Yarın Bayram…
Allah hepimize bayramı huzur ve mutluluk içinde geçirmemizi nasip eylesin.
Birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışan teröristlere ve onları destekleyen karanlık güçlere geçit vermesin.
Şehitlerimize rahmet ailelerine güç ve metanet ihsan eylesin.
……………………………..
Bayram havasının esintileri çerçevesinde onun getireceği birlik ve beraberlik oluşumunu da dikkate alarak sizinle bu yazımda Karabük ne kadar bir sosyal kenttir sorusuna yanıt aramaya çalışacağım.
Kusur edersem af ola…
Evet…
Şimdi…
Karabük’ün kentsel yaşamanı sosyalite açısından masaya yatıralım.
Bu kentte sosyal olan ne var…
Sosyal alanı neresi…
Dertleşebilecek /selamlaşabilecek/hal hatır sorulabilecek bir yeri var mı?…
Öbek öbek tepeler…
Varoşlarda kümeler…
Hürriyet (Kemal Güneş) Caddesinde itişe kakışa yürümek zorunda kalan insanlar…
Taşıtların esareti altındaki vatandaşlarımız…
Kentin keyfini kaçıran uygulamalar…
Adına ne koyarsanız koyun…
Anlatılanları bir gerçek olarak kabul edersek…
Karabük’te yaşamak için sosyal değil ekonomik unsurları ön plana çıkarmak gerekiyor.
Akşam olduğu zaman ekonomik anlamda artı ve eksilerle uğraşmak bu kentin kaderi olmuş.
Yani…
Ne kadar kazandım.
Ne kadar kaybettim.
Ne yapsam kazancımı artırabilirim.
Maliyeti azaltmanın yolları neler olabilir.
Kaç işçi daha çıkartsam kazancımı artırabilirim.
Evet…
Karabük’ü anlatan cümleler bunlar…
Gerçekten kentin kuruluş genlerine baktığınızda…
Karabük’ün var olma gerçeğinde ekonomi vardır.
Devletçi ekonomi eşittir Karabük’tür.
……………………………………………………………..
Şimdi siz Karabük’le ilgili neyi tartışıyorsunuz.
Karabük’ün sosyalliğini…
Bir kalemde geçiniz.
Zihinlerde öyle bir düşünce yok ki…
Bir zamanlar Kardemir A.Ş eski Genel Müdürü sayın Fadıl Demirel ne demişti.:
“Fabrika toplum desteği olmadan yaşayamaz” …
Çok doğru bir tespit.
Ama Karabük için çok geç kalmış bir doğrulama/saptama.
Yazılarımın birisinde de değindiğimgibi Karabük’ün en büyük sorunu birlik ve beraberliği sağlamak.
Uğraşılmasına rağmen bu uğurda bir türlü sonuç alınamıyor.
Ortada feodal bir kümelenme var.
Farklı şatolarda farklı şövalyeler yaşıyor.
Akşam olunca şatoların girişinde altından nehir geçen köprünün halatları yukarıya doğru çekiliyor.
Böylece sosyal yaşam dumura uğruyor.
Hani ne derler…
Ortalıkta in cin top oynuyor.
Şimdi böyle bir kentte yaşıyorsanız nasıl sosyal olacaksınız.?
Ancak bayramlarda bir araya gelerek…
Toplu bayramlaşmalara katılarak…
O’nun için bayramlar Karabük gibi A –sosyal bir kent için çok önemli…
Birlik ve beraberliğimizin yegane simgesi olan bayramları hepimizin önemsemesi gerekiyor.
Tatile çıkarak Bayramlarımızın kentimize ve ülkemize bahşettiği ulvi duygulardan mahrum kalmayalım….!

