Bugün pazartesi…
Herkese merhabalar.
Sağlık ve mutluluk temennilerimle yeni iş gününün herkese hayırlar getirmesini diliyorum.
Benim gibi isterseniz bugün hiçbir şeyi kendinize dert etmeyin.
Hatta hiç bir şeye kafa takmayın.
Ve üzülmeyin…
Kim ne derse desin…
Aldırış etmeyin.
Buna rağmen…
Bütün yaşadığımız olumsuzluklara karşın hayatın devam ettiği de bir gerçek tabi..
Bazen insanın kendisine yeni dünyalar oluşturması gerekiyor.
Yoksa hayatın derdi bitecek gibi değil.
Hatta…
Kilograma başvurursak…
Dertlerin,sorunların daha da arttığına tanık oluyoruz.
Öyle ya…
Soğuk Savaş dönemi bitti derken…
Yerli yerine oturmamış olan Küreselleşme süreci affedersiniz ama ondan daha soysuz çıktı.
Neden mi?
Çünkü işini ne idiğü belirsiz teröristelere yaptırıyor.
Neyse…
Hayatı yine ciddiye almaya başladık.
Verdiğimiz sözü unuttuk.
Fıkra eşliğinde biraz düşünmeye ne dersiniz?
Fena olmaz değil mi?
Birinci fıkrayı anlatmaya başlayalım.
Bakalım ne ile karşılaşacaksınız?
ABD’nin ünlü devlet başkanlarından Abraham Lincon,bir gün arkadaşlarıyla kuduz hastalığı konusunda konuşuyormuş.
Onlardan birisi Lincon’a şöyle bir soru yöneltmiş.
-Sayın Başkan,kuduza yakalanacak olursanız ilk olarak ne yapardınız.?
Lincon yanıt vermiş:
-İlk önce bir kağıt isterdim…
Arkadaşı şaşırmış ve vasiyetinizi yazmak için mi demek zorunda kalmış.
Lincon hiç duraksamadan devam etmiş:
-Hayır…
Isıracağım politikacıların listesini yapmak için.
Kıssadan hisse…
İkinci fıkrayı da okuyalım.
Politikacının biri,köylere seçim propagandası yapmaya çıkmış.
Daha önce köy yaşamını hiç görmediğinden,her şeyi merakla incelemeye koyulmuş.
Bir köyde su dolabını çeviren eşeği izlemeye başlamış.
Sonra da Köylüye şu soruyu yöneltmiş
:”Hayvanın gözlerini neden bağladığını anladım da boynuna niçin çıngırak taktın,onu anlayamadım “ demiş.
Bunun üzerine köylü şöyle cevap vermiş
”Efendim,eşek dönerken durursa,çıngırağın sesi kesilir.
Ben de durduğunu anlarım.
Koşup,hayvanı tekrar yürütürüm cevabını vermiş.
İyi ama eşek yerinde durur da,yürürmüş gibi yapıp,başını sallarsa,ne yaparsın o zaman deyince…
Köylü soruya gülerek hemen yanıt vermiş:
-Aman efendim,böyle sizin kadar akıllı eşek nerede demiş.
Öyle ya…
Kıssadan hisse….!

