Reklam
Reklam
178
0

ATATÜRK’Ü ANMAK

Aramızdan ayrılışının 82.yılında Atamızı saygı. rahmet ve minnetle anıyorum.
Bu gün dolayısıyla…
Her şeyden önce belirtmeliyim ki…
Atatürk tarihtir.
Yani…
Tarihimizin en önemli referansıdır.
Türk tarihi onun ve silah arkadaşlarının emperyalizme karşı verdiği mücadelesayesinde vatanolarak bildiğimiz bu topraklarda sürekliliğini devam ettirmektedir.
Emperyalist devletlerin “ŞARK MESELESİ “ olarak adlandırdıkları Türkleri Anadolu’dan atma politikası bu sayede başarısızlığa uğramıştır.
Demem o ki…
“Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Atatürk aynı zamanda Türk tarihinin bu doğrultuda özetini bize sunmaktadır.
Bu nedenden dolayı…
Atatürk’ü ve silah arkadaşlarının böyle günlerde yad etmek, anmak bize tarih bilinci, şuuru kazandırır.
Bizim böyle birşeye ihtiyacımız var mı diye belki düşünebilirsiniz.
Her hususu para ile değerlendiren bencil zihniyet değerini belki kavrayamaz.
Ama unutulmamalıdır ki ,tarih insanlığın hafıza deposudur.
Bu depo bize geçmişte yaşananları hatırlatmakla kalmaz…
Aynı zamanda bugünü anlamamıza olanak sağlar.
Yarınla köprü kurmamıza fırsat tanır.
O halde Atatürk nedir?
Fani olmanın ötesinde…
O bir tarihtir.
Bize ne olduğumuzu hatırlatan geçmişimizdir.
Bu anlamda…
Atatürk’ü anmanın bir tarih borcu olduğunu düşünenlerdenim.
O’nu anmakla bugün için neleri kaybettiğimizi ve neleri kazandığımızı anlayabiliriz.
Zaten tarih bilgisi de öyle bir şeydir.
Ama görünen o ki…
Bu ülkede tarih onun bunun elinde oyuncak edilmiş durumda.
Siyasete alet edilen tarih hiçbir ulusa mutluluk getirmez.
Çünkü tarih hiç kimsenin övünme ya da ağlama tahtası değildir.
Aksine…
Bizlerin önünü görmesine yardımcı olan önemli bir veri kaynağıdır.
Gerçekten…
Tarih kimlik israfını engeller.
Biz Atatürk’ü anarken aynı zamanda kimliğimizin hususiyetini, tarihi kıymetini de kavramış oluyoruz.
Unutmayalım ki bu kimlik….
Bizim en değerli hazinemizdir….

Diğer Yazılar