Memleketin içinde bulunduğu durama bakarak.
Biraz gezelim…
Biraz da gönlümüzü hoş tutalım derken.
Dün yolda bir gence rastladık.
Tanışmışlık ve yakınlık göstererek…
“Ağbi nasılsın “ dedi…
İnanın çok sevindim.
Sevgi ve saygının erozyona uğradığı tarihsel bir süreçte.
Bu ilgi ve yakınlığa imrenmedim desem yalan olur.
“ Şükürler olsun çok iyiyim “ dedim.
Kendisiyle tokalaştık derken.
Genç…
Birden bire bana “ağbi sana bir şey danışabilir miyim “ dedi.
Ben de “elbette” dedim.
Herhalde tarihçi olduğumu anladı bana öğrenmek istediği bir şey soracak diye içimden geçirdim.
Ancak…
Sevincim kursağımda kaldı.
Genç…
Ağbi ,”Ben Safranbolu terminaline gidiyorum.
Arkadaşın annesini yolcu edeceğiz de…
Bilet parası 55 TL…
Arkadaşım ve ben 45 TL’yi denkleştirdik ama 10 TL’miz eksik kaldı…
Bize 10 TL yardım yapabilir misin “ dedi.
Önce şaşırdım…
Sonra genci bir kere daha alıcı gözle baktım.
Orta boylu,yağız,biraz da dolgun olan gencin,giyimi çok iyi ve elinde de çok pahalı bir cep telefonu var….
Böyle birisi nasıl olur da hiç tanımadığı bir insandan yolda durdurup da para isteyebilir diye düşündüm…
İçime kurt düştü.
“Birader kusura bakma ama bozuk param yok “ dedim.
Teşekkür etti.
Tekrar tokalaştık.
Ve ayrıldık.
Eve geldim.
Oğluma durumu anlattım.
O’nun ilk tepkisi şu oldu:
“Baba iyi ki para vermemişsin.
Dün arkadaşım Fatih’ten de aynı yöntemle para istemişler.
Tebrik ederim seni.
Kandırılmaktan kurtulmuşsun “dedi.
Vay be…
Sonun da bu da oldu demek.
Kandırıp dolandırmak iyice meslek olmuş demek.
Vay başıma daha neler gelecek acaba.
Allah korusun…!
Ya daha beter bir durumla karşılaşsaydım ,tehdit edilseydim…
Ben ne yapacaktım?
Düşünmek bile istemiyorum.
Ayıp ettin be kardeşim….!

