Kentler; sosyal,ekonomik ve kültürel faaliyetlerin yerine getirildiği yaşam alanlarıdır.
Günümüzde kentler belli iş kollarında kendi özelliklerini ortaya koyarak çekim merkezi oluyorlar.
Gece-gündüz demeden bu uğurda mesai sarf ediyorlar.
Elbette…
İhracatlarını buna göre artırıyorlar.
Sonra da bunu başarmanın haklı gururunu yaşıyorlar.
Baktığımızda…
Günden güne kent çeşitlerinde artış gözleniyor.
Milliyetten Abbas Güçlü 2012 yılında Bursa’ya yaptığı gezi sonrasında konuya ilişkin bir yazı yayımlamıştı…
Hatta bu yazısı “Üniversite mi Salça mı “ başlığını taşıyordu.
O’nu okuduktan sonra ben kendi cahilliğimin farkına vardım.
Coğrafya derslerinde bizlerin öğrenmediği o kadar çok kent sıfatları vardı ki…
Bu kentler;
Tarihi kentler…
Ticaret kentleri…
Sanayi kentleri…
Turizm kentleri…
Termal kentler…
Spor kentleri…
Hoşgörü kentleri…
Tarım kentleri…
Marka kentler
Dini kentler…
Siyaset kentleri..
Yemek kentleri…
Su kentleri…
Kıyı kentleri…
Dağ kentleri…
Emekli kentleri…
Üniversite kentleri gibi nitelikleri ile sıralanmıştı.
Ama bu nitelemeler bana hiç yeterli görünmüyor.
Bu yazıda onları çoğaltmaya çalıştım.
Paylaşıyorum…
Kentsel dönüşüm kentleri
Rant kentleri
Kirli hava kentleri
Temiz hava kentleri
AVM kentleri
Büyük Şehir Belediye kentleri
Yavaş(sakin) kentler.
Dedikodu kentleri
Reklamsız kentler.
Akla gelmeyen kentler
Güvenli kentler…
Dediğim gibi…
Birçok kent çeşidi var günümüzde.
Şimdi aklınıza şöyle bir soru gelebilir.
Karabük bu nitelemelerin neresinde yer alır acaba…
Hangi özelliği daha baskın…
Tırnak içinde dedikodu ve rantsal durumu bir yana bırakacak olursanız o bir “proje kenti” dir.
Dünkü yazımı referans veriyorum.
Mutlaka okuyun.
Cumhuriyet kenti hangi düşünce ve projenin eseriymiş bir görün.
Belki içinizde dua eden olur.

