Karabük kayıp yılların faturasını ödeye ödeye bir tuhaf oldu.
En sonunda şaşkınlık yaşamaya başladı.
Bu husus o kadar ileri dereceye ulaştı ki…
Sonunda olan oldu…
Gerçeklerden uzaklaşarak…
Hayal aleminde yüzmeye başladı.
Bakın…
Düş kurarak…
Karadeniz’le Araç çayını birbirine bağladı.
Sadece bu kadarla yetinse iyi…
Bir de sandal sefasına başlattı.
Filyos ile Karadeniz’i birbirine bağladı.
Böylece…
Olan oldu..
Ve…
Eskişehir’de Porsuk çayını bile kıskandırmayı başardı.
…………………………
Düşler bununla da kalsa iyi…
Hayal gücümüz bizi öyle şeyler yapmaya zorladı ki…
Sormayın gitsin…
Sonunda…
Hava alanını da kurduk.
Uçak seferlerini bile başlattık.
Hani ne derler…
Başımız göğe erdi.
Cildikısık tüneline havadan el sallamaya başladık.
Her yere kuş uçuşu bakar olduk.
……………………………….
Ya otomobil fabrikası kurma işine ne demeli.
2023’te üretime geçecek olan yerli üretim otomobil fabrikasından söz ediyorum.
Öyle ya…
Böyle bir yatırımın olacağını önceden biliyorduk.
Öngörümüz bizi yanıltmadı.
Otomobil fabrikasının yerini bile hazırladık.
Böylece…
İş-güç derken…
Kentteki herkesi bir heyecan kapladı.
Vallahi…!
Karabük düşleri gerçekten bir rüya gibi.
Çok esrarengiz…
İnsana dinamizm kazandırıyor.
Hayallere renk katıyor.
İnanın bu düşler olmasa yaşamın hiç bir anlamı olmazdı.
Biz o sayede bu köşede yazmanın keyfini yaşıyoruz.
Anlaşılan
Bu kent kayıp yılların acısını düşlerle kapatmaya çalışıyor.
O nedenle de kendisiyle ilgili olarak gerçek olan ne varsa hepsini yadsıyor.
Ve…
Yazdığı senaryo ile kendini Oscar’ın en güçlü adayı olarak görüyor.
Sakın bu duruma kimse şaşırmasın.
Acılar insanı yorar.
Kentleri tanınmaz hale getirir.
Düşleri zorlar.
Ve…
Gerçeklerlerle yüzleşmeyi imkansız hale getirir.
Demem o ki…
Hayal kurmanın da bir sonu var.
Nereye kadar kendimizi aldatabiliriz.
Bir düşünün bakalım…!
