Reklam
Reklam
169
0

BİR TAVSİYE…!

Gelin…
Kentin geleceğine hep birlikte katkı yapalım.
İleriye yönelik akılcı, yapıcı düşüncelere destek olalım.
Yapılmak istenen iyi şeyleri sen ben kavgası ile heba etmeyelim.
Az konuşalım
Çok iş yapalım.
Kırgınlıklar varsa üzerine sünger çekelim.
Olmaz mı.?…
Niye olmasın.!
Yeter ki birbirimize güvenelim.
Yaşadığımız kente saygı duymak bunu gerektirir.
Şimdi şöyle gerilere giderek bir düşünmeye başlayalım.
Bu kentte geçmişten gelen üretime dayalı bir birikim var.
Bu birikimin şimdilerde küllenmeye/küflenmeye başlamış olması bir gerçek.
Küfü temizlemek gerek.
Bu nasıl başarılabilir?
Kentin birikimlerini ve buna dayalı kültürünü harekete geçirecek davranışları hayata geçirerek tabi ki…
Bu konuda taşın altına elini koyabilecek dinamik unsurlara ihtiyaç var.
Bu anlamda,,,
Kenti sorumsuzluk girdabında yorgun düşürmemek gerek.!
…………………………….
Eksik olan ne?
Samimi olmamak.
Sorumluluktan kaçmak.
Günü kurtarmak.
Şahsi düşünmek….
Ortak aklı kullanmamak.
…………………………………………..
Kentler de canlı organizmalar gibidir.
“Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur” deyişi her durumda geçerli bir anlatımdır.
Yaşadığımız yere ne kadar önem verirsek bu bizim kendimize verdiğimiz değerin kendisidir.
………………………
Toplumsal refah kavramı Karabük’te sürekli geriliyor.
Kalifiyesiz işgücü ve taşeron işçiler kenti olduk…
Okumuş işsiz gençlerin durumu da bu gerçeğin kendisi olarak bizlere üzüntü veriyor.
Bu bir vakıa…
Kente dinamizm katabilecek yeni yaşam stratejilerine ihtiyaç var.
Sözün kısası…
Sanayileşme dışında yeni bir uğraş içinde olmak gerek.
Bunun için ortaya konulmuş önemli projeler ve düşünceler var.
Bize düşen görev bunları destekleme
Amaca ulaşmak için ortak aklı kullanmak şart.
Siyaset üstü bir çaba bizi ortak çıkarlarda bir araya getirebilir.
Bunun için kafa yormamız gerekir.
Kentin geleceğini şimdiden görme uğraşı…
Bizim asıl meselemiz bu…
Yoksa…
O ya da bu seçilmiş.
Önemli değil.
Önemli olan hepimiz…
Yani geleceğimiz…!

Diğer Yazılar