Reklam
Reklam
224
0

BİRAZ DÜŞÜNÜNCE…!

Düşünmek ve yazmak…!
Birbirini tamamlayan iki süreç.
Biri olmadan diğeri bir anlam taşımıyor.
Düşünmek bir anlamda…
Beynin üretime geçmesi ve kişiye rehberlik yapmasıdır.
Öyleyse düşünmeden yapılan işlerden kaçınmak gerekir.
Çünkü insanın böyle bir durumda ne ile karşılaşacağını hiç kimse bilemez.
Günlük hayatta düşünmeden yapılan birçok işin kötü neticeler verdiğini hepimiz biliyoruz.
Bunu anlatmaya bile gerek yok.!
Ama düşünmeden yapılan işler hayatımızın bir parçası haline dönüşmüşse bunu sorgulamamız gerekmez mi.?
Zamanın değerini bilmeyenler için belki bunun gündeme getirilmesi bir lüks olarak düşünülebilir.
Bizim gibi disiplinden yoksun, kuralsızlığı kendisine ilke edinmiş toplumlarda bunu ele almak boş işlerle uğraşma olarak da görülebilir.
Ama bu gerçekten böyle midir?
Bilinmelidir ki…
Sorumsuzca yapılan işler artıkça insan düşünce üretiminin/düşünmenin ne kadar önemli olduğunu daha iyi kavrıyor.

Geçenlerde bir yazı okudum.
Sanırım..
“Canın Cehenneme Diyen Şehirler” başlığını taşıyordu.
Yazar yaşadığı şehir ile ilgili olarak…
“Şehrin ne kadar yaya düşmanı olduğunu,yapılan ve planlanan projelerin ne kadar gündelik yaşam gerçeklerinden uzaklaştığını bir kez daha idrak ettim.” diyordu.
Bu saptama yaşadığımız şehir için de geçerli midir acaba?
Elbette…
Bazılarımız belki bu düşünceye katılmayabilir?
Ama gerçeklerden kaçarak bir yere varmamızda mümkün değil.
Biz de işler “sıvazlama” ve “yağlama” ile geçiştirildiğinden bakışlarımızın gerçekleri göz ardı etmesini normal karşılamak gerekir.
“İnkarcılık”, “yok sayma” ve “ötekileştirme” gibi bencil gündelik politikalara göre hareket ettiğimiz için her işi doğru yaptığımıza kendimizi inandırıyoruz.
Ne biçim inandırmaysa..!
Sonra da işin içinden bir türlü çıkamıyoruz.
Aslına bakarsanız…
Türkiye’de şehircilik iflas etmiş durumda.
Neden mi?
Çünkü şehrin cadde ve sokakları taşıt istilası altında.
Yayaların yürüyeceği alanlar motorlu araçlara tahsis edilmiş vaziyette.
İnsan karşıdan karşıya geçmekte ya da bir yerden bir yere yürürken zorlanıyor.
O zaman buradan sormak gerekir…
Şehirler taşıt mı yoksa insanlar için mi inşa edilmiştir?
Eğer bir şehirde bu konuda sıkıntı yaşanıyorsa insanları ferahlatacak onlara konfor sunacak önlemler alınmalı.
Bizde maalesef böyle bir gayretkeşlik görülmüyor.
Alınan önlemler yetersiz olduğu gibi…
Şehrin içinde…
Yeni sorunların ortaya çıkmasına sebep oluyor.
Acaba niye böyle oluyor.
Oysa…
Herkes sıkıntının sebebini biliyor
Ama…
Bizde bir umursamazlık ve ciddiyetsizlik almış başını…
Zirve peşinde koşuyor…!

Diğer Yazılar