Nefes ve yol almak…
Bunun yanında sağlıklı olabilmek.
Sorunların en büyüğü olarak…
Karabük’te yaşamı hala tehdit etmeye devam ediyor.
Her nedense geleceği düşünmek bizim için lüks olmuş.
Aynı zamanda ortak aklı kullanmama konusundaki ısrarcılık bizi bugünlere taşımış.
Toplumsal bellek yok olduğundan geçmişten kaynaklanan bir zorlamadan bahsetmek de olanaksız.
Tarih dediğiniz şeyin bu memlekette çöp kutusundaki atıklar kadar bile değeri yok.!
Karabük ,belleğini yitirmiş durumda.
Olmuş olaylar karşısında hafıza kaybına uğramış bir kent var karşımızda.!
………………………
Çıkarlar endişe taşımadan geleceği belirlemeye devam ediyor.
Sahipsizlik acımasızca ders vermeye hazırlanıyor.
Şimdi bu nokta da sormak gerekiyor.
Bu kentte yaşayan insanları ne ilgilendiriyor.?
Geçim derdi.
Başka…
Yanıt vermek gerçekten güçleşiyor.
Kentin genelinde maddeler aleminde maneviyatını sele kaptırmış gibi bir manzara var sanki…
Sonuç…
Ne yapacağını bilememe…
Kent kendi gerçekliğini kaybediyor.
Evet…
Birdenbire nereden nereye geldik.
Herhalde bizim içinde yaşadığımız kenti anlamamaktan doğan sorunlarımız var.
İşçi kenti gitmiş yerine kimliğini tam olarak ortaya koyamamış bir yapı ortaya çıkmış.
Evet anladık…
Dinamizm adına bir şeyler yapmak gerek.
Ama bu “ ölmeye yatmak” olmamalı.
Öyle değil mi?
Devletçilik ile kapitalizm arasında sıkışmış bir kent.
Yalpalıyor…
Bu yalpalama Kardemir değerlendirmelerinde bile kendini hissettiriyor.
Kardemir’i Sümerbank’ın kurduğu Demir Çelik Fabrikalarıyla karıştıranların olması ne ilginç değil mi?
Bu neye benziyor biliyor musunuz.?
Altı Atatürk ilkesinden ,liberalizm karşısında anlamını yitirmiş olan devletçiliği anlatan öğretmenin çaresizliğine benziyor.
Öğrenci soruyor:
“Öğretmenim neden KİT’ler özelleştirildi.”
“Bu özelleştirmeler karşısında devletçiliğin bir anlamı kaldı mı?”
Cesaretiniz varsa bu soruyu yanıtlayın…!
Nefes almakta güçlük çekerken bir de yanıtlanması zor sorularla uğraş…?
Şimdi…
Ayıkla pirincin taşını.
Tabi ayıklayabilirsen..!
Gerçekten yanıtlanması zor soruların müthiş sorun oluşturduğu bir kentte yaşıyoruz
Ama bunu aşmak için hiçbir gayret göstermiyoruz.
Bu aldırmazlık niye
………………………
Bir bilen var mı?

