Reklam
Reklam
180
0

BU GÖL MAYA TUTAR MI?

Bulunduğunuz kentte yaşam kalitesini artırmak ,değişimin dışında kalamamak için ne yapmalıyız.?
Anlatalım…
Öncelikle…
Çağımız değişim çağıdır.
Böyle bir çağda herkes, bana verilen işi yaparım, diğerleri beni ilgilendirmez diye bir kenara bırakamaz.
Yani “gözlerimi kaparım vazifemi yaparım” düşüncesi tarihe karışmıştır.

Vekillerimiz iyi çıksaydı ve Ankara’da işleri iyi takip etseydi,bu hallere düşmezdik düşüncesi yanlıştır.
“Bizim vekillerde iş yok” fikri artık gerilerde kalmıştır.
Veyahut “bizim etkili bir bakanımız olsaydı da yöreye yatırım yaptırsaydı da bizde bundan istifade etseydik” düşüncesi günümüzde önemini kaybetmiştir.
Böyle bir şey söylemeye gerçekten hakkımız yok.
Bunları kendi aramızda tartışırız ama doğru bir şey yapmış olmayız.
Kendi beldemize bu düşüncelerle hizmet etmemiz mümkün değildir.
Genellikle kalkınmayı sağlayan veyahut hedefi tutturan,yükselme trendine geçen yerlere baktığımızda şunları görüyoruz.
O bölgelerde olan insanlar bir gayret içerisindeler.
Avantajlarını belirlemişler.
Özelliklerini saptamışlar.
Öncelikle ne yapmak istediklerini iyi biliyorlar.
Her şeyden önce kendi içlerinde uyum sağlamışlar.

Kalkınmış bir beldede yaşayanlar öncelikle valilerimiz, kaymakamlarımızdan başlamak üzere belediye başkanlarıyla, TSO başkanlarıyla, üniversiteyle, bilim adamlarıyla, sivil toplum örgütleriyle ne yapmak istediklerini biliyorlar.
Tek kelimeyle kendi içlerinde uyum sağlamışlar.
Ve hepsinden önemlisi ortak aklı kullanıyorlar.
İlk hareketi kendileri başlatıyorlar.
Kimseden bir şey beklemiyorlar.
Hareket başladıktan sonra bir takım engellerle karşılaşılırsa o zaman merkezden bir takım şeyler bekleme hakkı doğmaktadır.
Hiçbir şey yapmadan üzerinize düşen bu temel görevleri yerine getirmeden, Ankara gelsin de benim işimi yapsın diyorsanız tarih önünde gerilemeniz kaçınılmaz olur.
İl iken ilçe daha sonra da belde duruma düşme tehlikesi söz konusudur.

Bugün 81 vilayetimiz var.
Üzülerek söylemek gerekirse ,bu nedenlerden dolayı 35-40 ilimiz ilçe konumunu düşmüş durumda.
Birtakım kıstaslarla yola çıksak 40 vilayetimizi hemen ilçe yaparız.
30 Vilayetimiz de hızla ilçe olmaya doğru gidiyor.
10-15 vilayetimiz var ki onlarda kalkınma yolunda kendi çapında bir çaba içinde trendi yakalamış ve yollarına devem ediyorlar.

Türklerin Anadolu’ya girmesinden sonra ya da daha önceleri birçok kent vardı bu topraklarda.
Hatta bunların bir kısmı bazı devletlere başkentlik yapmıştı.
Fakat şimdilerde bunların birçoğunun ismini hatırlamayız.
Sahiden ne oldu bu kentlere….
Eğer üzerimize düşeni yapmazsak günümüz kentlerini bekleyen akıbet bu olacaktır.
Değişime ayak uyduramayan kentlerin hatta medeniyetlerin yok olduğu tarihi bir vak’adır.

Bizim gibi devletçi gene sahip güçlü bir orta sınıfı bulunmayan kentler için bu değerlendirmeler kendi içinde ızdırap içeriyor.
Y a da fazla bir anlam taşımıyor.

Karabük’te birlikteliği kim sağlayacak.?
Ortak aklı kim işlevsel kılacak.?
Kentin gerçeklerine dayalı ortak stratejiyi kim belirleyecek.?

Nasreddin Hoca’ya sormuşlar….
Hocam bu göl maya tutar mı…
Sizce tutar mı?

Diğer Yazılar