Esas konuya girmeden önce şunu belirtmek istiyorum.
Cahillerle başım büyük dertte…
İnanın cahil saldırısı beni hayata küstürecek.
Sözü nereye getirmek istiyorum.
Mustafa Kemal Paşa 15 Temmuz 1921’de Ankara’da bir Maarif Kongresi düzenledi.
Kütahya-Eskişehir Savaşlarında ordumuz yenilmiş ve Sakarya nehrinin doğusuna çekilmişti.
Yunan ordusu Ankara’ya yaklaşmıştı.
Top sesleri işitiliyordu.
O buna rağmen büyük bir soğukkanlılıkla Maarif Kongresini toplamaktan geri kalmamıştı.
Mustafa Kemal bu kongrede bu milletin en büyük düşmanının cehalet olduğunu belirtmişti.
Gerçekten de öyle….
Bugün Türkiye’de yaşanan tartışmalara baktığınızda bu durumu görmektesiniz.
Lozan Antlaşmasına “anlaşma” diyenden tutunda….
Bu antlaşmanın güncellenmesine kadar birçok konuyu buna dahil edebilirsiniz.
İzlediğim TV’nin haber akışını gösteren alt yazısında böyle bir haberin yer alması gerçekten çok düşündürücü….
Hatta cehalet ötesi bir durum ve tutum…
24 Temmuz 1923 de imzalanmış bir antlaşmayı güncellemek demek bu antlaşmayı yeniden yapmak demek….
Yani Lozan Antlaşmasını imzalayan 11 devleti yeniden masa başına çağırmak,değişiklikleri onaylatmak gibi bir şey…
Bu mümkün mü?
Hayır…
O zaman bu devletlere antlaşmayı illa da güncelleyeceğiz diye savaş mı açacaksınız….!
Aynı durum Montreux Boğazlar Sözleşmesi için de gündeme gelmişti….
20 Temmuz 1936’da 20 yıllık süre için yapılan bu sözleşme bugün de geçerliliğini korumaktadır.
Boğazda tanker kazalarının yoğunlaşması sonucunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak sözleşmenin boğazlardan geçişi düzenleyen maddesine itiraz ettik ama taraf devletler seslerini çıkarmayınca bir şey yapamadık.
Durum bu kadar basit….
Ama şöyle derseniz olur….
Lozan Antlaşmasının bazı maddelerinin uygulanmasında hatalar var.
Bunu diplomasi yoluyla çözümleyelim ve antlaşmaya işlerlik kazandıralım.
Bu olur…
Çünkü hatanın neresinden dönülürse o hayatı kolaylaştırır…
Barışa ortam hazırlar.
Ne diyelim…
Allah kimseyi cahil yapmasın.
Aynı zamanda…
Cehaletin eline teslim etmesin.
………………………………………..
Amin dediğinizi duyar gibi oluyorum…!

