Sayın Gölbek ,tatile çıkmadan önce kendi köşesinde çok önemli bir konuyu dile getirmiş.
1966’dan beri yerel basında yazan bir kişi olarak meseleleri ele alarak, Karabük’ün içinde bulunduğu durumu şu şekilde dile getirme ihtiyacı duymuş:
“Karabük ,proje eskitme fabrikası” gibi oldu…
Yetkililerin projeleri gündeme getirip, sözlerinin arkasında durmamasından yakınarak soruyor:
“Ne oldu sözü verilen havaalanına.?
Peki 2014 yılında tartışılan Aktaş Barajı..?
Raylı sistem toplu taşıma yapıldı mı?
Yoksa o işte unutuldu gitti mi..?
Bırakın yıllar önce tartışılıp unutturulan konuları, daha 5 ay önce Karabükspor noktasında verilen sözler ne olacak?…
Karabük ne yazık ki verilip tutulmaya sözler bataklığı halinde, ne yatırımlar vaat edildi yapılmadı, yerine getirilmedi…
Karabük insanları bu manada kandırıldı, aldatıldı..
2012 yılında gündeme gelen Şirinevler Hastanesine 150 yatak ilavesine ne oldu..? ”
Karabük için bu ve benzeri sözü verilip de yapılmayan işleri çoğaltmak mümkün.
Çözüm…
Çözüm yok.!
Bir söz vardır bilirsiniz…
“Battı balık yan gider” diye…
Meselenin özü aslında o da değil ama…
Bu işin açıklanır bir yanının olması da gerçek.
O gerçek ne olabilir acaba?
Birincisi siyasetin, siyasetçinin elinde bir oyuncak gibi görünmesi.
İkincisi, siyasetin bir felsefesinin olmaması…
Üçüncüsü işin ehline bırakılmaması…
Dördüncüsü siyasetin bir hizmet alanı olarak içselleştirilememesi.
Bu anlamda…
Karabük için bir çözümlemeye gidilecek olursa…
Birincisi sahiplenme duygusunun zayıflığı
İkincisi vitrincilik…
Üçüncüsü kendini siyaset yoluyla toplumda önemsetmeye çalışma.
Dördüncüsü sivil toplumculuğun çok cılız olması ya da siyasi partilerin arka bahçesi durumunda olma.
Şimdi bu olumsuzluklarla sorunları çözmek ya da vaat edilen sözleri yerine getirmek mümkün müdür?
Lütfen bunun yanıtını da siz verin…!
