Dünyada olup bitenleri anlamak gerçekten zor bir iş.
Müşkülatın nedeni belli…
Çıkarlar ve bunların neden olduğu ittifakları, ilişkileri iyi bilmek gerekiyor.
Kim neyi düşünüyor.?
Ne yapmak istiyor.?
Sorular soruları takip ediyor.
Tabi…
Bir de içtenlik meselesi var…
Adam birşeyler yapmaya çalışıyor.
Ama ne kadar sahici.
Ne kadar samimi.
Bunları yaparken ne düşünüyor.?
Niyeti ne?
O nedenle ben diyorum ki tarih yazımında her zaman bir yanılsama payı var.
Şimdi buradan hareketle…
Acaba ortada duran, bilinmesi mümkün görünmeyen gerçekler bizi gelecekte etkiler mi?
Böyle bir soruyu gündeme getiren bir kişi olarak ben, yazılmayan gerçeklerin gelecekte bizim başımıza büyük sorunlar çıkaracağına inanmaktayım.
Zaten tarih gerçekleri yazsa idi ortada mutlak doğrular olurdu?
Ve bunları değiştirmeye kimsenin gücü yetmezdi.
Ama öyle mi?
Her gün tarih yeniden yazılıyor.
Yeniden yorumlanıyor.
Bir de kendi başına tarih yazanlar var.
Onlar da tüm olup bitenler karşısında kendilerine tarih içinde yer bulmaya çalışıyorlar.
Demem o ki sorun gerçekten çok büyük.
Neden mi?
Söyleyeyim…
Dünyanın kendine özgü sırları var.
Bu sırlar geleceğe yön veriyor.
Tarih bize gerçekleri söyleyemiyorsa o zaman biz bu sırları nasıl çözeceğiz.?
Zor…
Peki…
Sırları çözülememiş bir dünyada yaşamak nasıl bir duygu…
Bunu hiç düşündünüz mü?
Düşünmediyseniz soruna bir de siz kafa yormaya çalışın.
Çünkü geçmiş kadar gelecek de hepimizi yakından ilgilendiriyor…
Yoksa yanılıyor muyum?!…

