Bu kentte eksik olan ne?
…………………………….
Böyle bir soruya çok sayıda kişi..
Değişik yanıtlar verilebilir.!
Bunlar belki bizleri tatmin de etmeyebilir?
Ama bence…
Bu sorunun en önemli yanıtı diye bana sorarsanız…
Hemen söyleyeyim..
Samimi olmamak.
Sorumluluktan kaçmak.
Günü kurtarmak.
Şahsi düşünmek….
Ortak aklı kullanmamak.
Çünkü…
Kentler de canlı organizmalar gibidir.
“Bakarsan bağ olur bakmazsan dağ olur” deyişine göre kimlik kazanır.
Yaşadığımız yere verdiğimiz değer bizlerin anlatımıdır.
………………………
Bakın…
Toplumsal refah kavramı Karabük’te sürekli geriliyor.
Kalifiyesiz işgücü ve taşeron işçiler kenti olma noktasında bir yığılma var.
Okumuş işsiz gençlerin durumu da bu gerçeğin kendisi olarak bizlere üzüntü veriyor.
Kentte keyif olması için yeni yaşam stratejilerine ihtiyaç var.
Sözün kısası…
Sanayileşme dışında bir “Karabük Modeli” oluşturmak gerekli.
Bunun için ortaya konulmuş önemli projeler ve düşünceler var.
Turizm kenti gibi…
Roma döneminde kalma Hadrianoupolis ve Osmanlı şehri Safranbolu istenildiği gibi durumlarda değil.
Bize düşen görev buralara yeniden hayat vermek.
Safranbolu Turizm ve Kültür Vakfı bu noktada çalışmaları takdirle karşılamak gerekir.
Ama bu çalışmaların kapsamını genişletmek gerek.
Ya Karabük’te ki faaliyetler…
İçler acısı durumda.
Gerçekten…
Kemalettin Tuğcu’nun ağlatan,acıklı hikayelerine taş çıkartıyor.
Hava kirliliği tartışmaları farklı boyutlara ulaştı…
Gelinen noktada…
Hangi işletme daha çok kirletiyor kavgasına döndü…
Neredeyse temiz hava isteyenlere suçlu gözü ile bakılmaya başladı.
İş döndü dolaştı…
Ekmek kavgası boyutuna ulaştı…
Zaten hava böyle giderse…
O kavgadan zerrece bir fayda elde edilemeyecek.
Çünkü ekmeği huzur içinde yemeye vakit bulamayacağız.
Bu arada…
Kardemir Karabükspor için taşın altına kimin el koyabileceği sorgulanıyor.
Bunun için ortak aklı bir araya getirmek ve dinamizm yaratmak gerek.
Siyaset üstü bir çaba bizi ortak çıkar ve gerçeklerde bir araya getirebilir.
Bunun için kafa yormamız gerekir.
Kentin geleceğini bu anlamda şimdiden yapılandırmaya başlamak gerek…
Bizim asıl meselemiz bu olmalı…
Yoksa…
Gelecek bizim için belli olmayan hava tahminlerine benziyor.
Yağmur da yağabilir.
Dolu da…
Aman hortumlu fırtana olmasın diyorsak…
Elimizi çabuk tutmalıyız?

