Karabük’te gelişmelere baktık.
Sorunların çözümünde bir türlü aşama kaydedilemiyor.
Hep aynı yerdeyiz…
Aynı şeyleri tartışıyor aynı konuları yazımıza taşıyoruz.
Bunları yazarken biz bile zorlanıyoruz.
Bu neden böyle sorusunu kendimize sormaktan geri duramıyoruz.
Evet…
Karabük’te durağanlaşma neden ileri boyutta.
Bunun birçok nedeni olabilir…
Bana sorarsanız…
Karabük’te siyaset yeniden üretim yapamıyor.
Siyasetin aktörleri aynı kişiler.
Onlarda yeni bir düşünce ortaya koyamıyorlar.
Bildik bir iş yaparak…
Gelgitlerle ve popülist açıklamalarla günü kurtarılmaya çalışıyorlar.
Söylemi ve düşüncesi sığ olan kişilerin sürekli işbaşında olması kentin geleceğini olumsuz olarak etkiliyor.
Bu birinci etken…
Diğeri ise şu…
Karabük’te iş yapılırken toplumsal yarardan çok kişisel yarara bakılıyor.
Sonra da tartışma başlıyor.
Kim ne kadar rüşvet aldı…
Kim kime ne kadar rüşvet verdi diye…
Kirlenme kişilerin iş yapma yeteneğini ortadan kaldırıyor.
Liyakat ve yeteneğe değer verilmiyor.
O zamanda işlerin yapılması sürüncemede kalıyor.
Yüz eskimesi diye bir şey var.
Ekranda aynı filmi seyretmekten dolayı durağanlaşma söz konusu.
Bu aktörlerle artık fark yaratacak işler yapmak zor.
Bakın Karabük’te önümüzdeki günlerde ,hem siyasi partiler hem de sivil toplum kuruluşları olarak başkanları seçecek ve yönetim kurullarını oluşturacak önemli seçimler yapılacak.
Bu seçimlerde ortaya çıkacak tablo kentin geleceğini belirleyecek.
Ortaya çıkacak sonuç inşallah durağanlaşmaya sebep olmaz.
Yoksa biz burada tarihi yeniden tekerrür ettirmeye devam ederiz…!
Kendimizi kandırmaktan öte bir iş yapmış olmayız.

